DOLAR 48,07840,13%
EURO 56,12700,01%
ALTIN 7.169,040,87
BITCOIN 37045220.77943%
Bursa
25°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

Bir Gül Doğdu Âleme…

Bir Gül Doğdu Âleme…

Bazı doğumlar vardır; yalnızca bir eve, bir şehre, bir millete sevinç getirir. Bazı doğumlar ise asırlara yayılan bir ışığın başlangıcı olur.

ABONE OL
24 Ağustos 2026 09:01
Bir Gül Doğdu Âleme…
0

BEĞENDİM

ABONE OL

 

Bazı doğumlar vardır; yalnızca bir eve, bir şehre, bir millete sevinç getirir.
Bazı doğumlar ise asırlara yayılan bir ışığın başlangıcı olur.

Ve bir gece…

Mekke’nin sessizliğinde, insanlığın karanlığa alıştığı bir çağda, Hz. Abdullah ile Âmine’nin emaneti dünyaya geldi.

Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v)

O’nun doğumu yalnızca bir çocuğun dünyaya gelişi değildi. Merhametin, adaletin, güzel ahlâkın, kardeşliğin ve insanı insan yapan bütün güzelliklerin yeniden hatırlanışının müjdesiydi.

Bir gül doğdu âleme…

Öyle bir gül ki kokusu asırlardır gönüllerden gönüllere taşınıyor.

O’nun hayatına baktığımızda büyük sözlerden önce büyük bir ahlâk görüyoruz. Yetimin başını okşayan, yoksulu gözeten, komşusunu önemseyen, kendisine kötülük edene bile merhamet kapısını kapatmayan bir peygamber…

Kendisine yapılan onca eziyete rağmen beddua yerine hidayet dileyecek kadar merhametli…

Güç eline geçtiğinde intikamı değil affetmeyi tercih edecek kadar asil…

İşte bugün O’nun doğumunu anarken, yalnızca “Ne güzel bir günde dünyaya gelmiş.” demek yetmez.

Asıl soru şudur:

Biz O’nun getirdiği güzelliklerden ne kadarını hayatımıza taşıyabiliyoruz?

Bir yetimin başını okşayabiliyor muyuz?

Komşumuz açken tok yatmamayı düşünebiliyor muyuz?

Bize kırılan bir gönlü onarmaya çalışıyor muyuz?

Bize kötülük edene karşı bile adaleti elden bırakmamayı başarabiliyor muyuz?

Dilimizden çıkan sözün bir gönlü yaralayabileceğini düşünüyor muyuz?

Çünkü Peygamber Efendimiz’in hayatı, yalnızca okunacak güzel bir kıssa değil; yaşanacak bir ahlâktır.

Bugün dünyamızın belki de en çok ihtiyaç duyduğu şey budur.

Daha çok merhamet…

Daha az öfke.

Daha çok kardeşlik…

Daha az ayrılık.

Daha çok adalet…

Daha az haksızlık.

Daha çok paylaşmak…

Daha az bencillik.

Birbirimizin kusurunu aramak yerine yarasına merhem olabilsek…

Bir insanın düşüşünü seyretmek yerine elinden tutabilsek…

Kırılmış bir kalbi onarmayı, haklı çıkmaktan daha değerli görebilsek…

Belki o zaman O’nun sevgisini yalnızca dilimizle değil, hayatımızla da anlatmış oluruz.

Mevlid-i Nebî, gönüllerimizi yeniden yoklama zamanıdır.

“Ben O’nu seviyorum.” demek güzeldir.

Fakat O’nun sevdiği ahlâka yaklaşabilmek daha güzeldir.

Çünkü sevgi, yalnızca sözde kaldığında eksik; davranışa dönüştüğünde gerçektir.

Bugün bir gül kokusu duyduğumuzda, o gülün bize neyi hatırlattığını düşünelim.

Merhameti…

Bir çocuğun yüzündeki tebessümü gördüğümüzde, O’nun çocuklara olan sevgisini hatırlayalım.

Bir yetim gördüğümüzde, yetimin emanet olduğunu hatırlayalım.

Bir yoksul gördüğümüzde, paylaşmanın güzelliğini hatırlayalım.

Bir haksızlıkla karşılaştığımızda, adaletten ayrılmamayı hatırlayalım.

Ve bir gönlü kırmak üzere olduğumuzda…

Bir an durup düşünelim:

“Ben bugün Peygamber Efendimiz’in ahlâkından hangi izi taşıyorum?”

Belki de O’nun doğum gününü anlamlı kılmanın en güzel yolu budur.

Bir gece kandil yakmak kadar, gönlümüzde bir ışık yakmak…

Bir gül dağıtmak kadar, bir gönüle gülümsemek…

Salavat getirmek kadar, O’nun güzel ahlâkını hayatımıza taşımak…

Çünkü asırlar önce dünyaya gelen o kutlu insanın mesajı hâlâ aynı sıcaklıkla yüreklere dokunuyor:

İnsan ol.
Merhamet et.
Adaletli ol.
Affet.
Paylaş.
Gönül kırma.
Mazlumun yanında dur.
Ve Rabbine güzel bir kul ol.

Bugün bizler de O’nun ümmeti olmanın şükrünü, birbirimize karşı merhametli olarak gösterebiliriz.

Birbirimizi incitmeden…

Birbirimizi küçümsemeden…

Birbirimizin yükünü hafifleterek…

Çünkü O’nun ümmeti olmak yalnızca bir isim değildir.

Bir ahlâktır.
Bir sorumluluktur.
Bir gönül meselesidir.

Ve bugün, O kutlu doğumun hatırasıyla gönlümüzden bir dua yükselsin:

Ya Rabbi…

Bizi Habîbinin güzel ahlâkından nasipsiz bırakma.

Kalplerimizi merhametle yumuşat.

Dilimize güzel söz, elimizi iyiliğe, gönlümüzü kardeşliğe yönelt.

Bizi O’nu seven ve sevgisini hayatında yaşatmaya çalışan kullarından eyle.

Çocuklarımızı, gençlerimizi, ailelerimizi ve bütün ümmeti O’nun güzel ahlâkıyla güzelleştir.

Gönüllerimizi kin ve kibirden temizle.

Bize O’nun izinden yürümeyi, salât ve selâmını gönülden taşımayı nasip eyle.

Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed.

Bir gül doğdu âleme…

Asırlar geçti, şehirler değişti, insanlar değişti, zaman değişti.

Ama O gülün kokusu hâlâ gönüllerde.

Ve biz bugün o kokuyu yeniden duyuyoruz.

Güli Beyza’nın beyazlığıyla,
Güli Rana’nın gönül iklimiyle,
Güli Muhammedî’nin sevgisiyle…

Bir kez daha hatırlıyoruz:

O, âlemlere rahmet olarak gönderildi.

Mevlid-i Nebî’miz mübarek olsun.
Salât ve selâm, Fahr-i Kâinat Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’nın (s.a.v) üzerine olsun.

Gönüllerimiz O’nun sevgisiyle, hayatlarımız O’nun güzel ahlâkıyla güzelleşsin.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.