• https://www.langdonparkatwestcovina.com/
  • Mbokslot
  • https://ppm-rekrutmen.com/pkwtbi2024/
  • http://103.206.170.246:8080/visi/
  • https://ejeutap.edu.co/preguntas-frecuentes
  • https://slotplus777mantap.com/
  • https://siakad.stkippgri-bkl.ac.id/pengumuman
  • https://traghettionline.net/agenzia
  • https://pmb.stkippgri-bkl.ac.id/info-prodi
  • https://pastiwin777.cfd/
  • mbokslot
  • https://solarcity.vn/mua/
  • https://sindu.id/privacy/
  • https://sptjm.lldikti4.id/storage/
  • https://www.langdonparkatwestcovina.com/floorplans
  • https://silancar.pekalongankota.go.id/newsilancar/
  • https://app.mywork.com.au/login
  • https://parkir.ui.ac.id/
  • https://aeress.org/noticias/
  • https://aimtamagot.social//
  • https://naturf.net/ser-distribuidor/
  • https://ibs.rshs.or.id/operasi.php
  • https://tpfx.co.id/jurnal/
  • Mbokslot
  • http://103.81.246.107:35200/templates/itax/-/mbok/
  • https://alpsmedical.com/alps/
  • https://oguzbenlioglu.com/master-class
  • https://elibrary.rac.gov.kh/
  • https://heylink.me/Mbokslot.com/
  • https://sman2situbondo.sch.id/
  • https://www.capitainestudy.fr/quest-ce-que-le-mba/
  • Meryem Bayrak - Güncel Haber 16
    DOLAR 44,0754 0.17%
    EURO 51,2133 0.04%
    ALTIN 7.301,061,68
    BITCOIN 3011221-4.0636%
    Bursa

    AÇIK

    SABAHA KALAN SÜRE

    Meryem Bayrak

    Meryem Bayrak

    06 Mart 2026 Cuma

    Gemlikspor Küçük Erkekler namağlup çeyrek finalde

    Gemlikspor Küçük Erkekler namağlup çeyrek finalde
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

     Gemlikspor Küçük Erkekler Basketbol Takımı, dün akşam ilçe spor salonunda konuk ettiği Vita Basketbol Akademi’yi etkili oyunla mağlup ederek çeyrek finale yükseldi.

    Maça kaptan Oktay, Ali, Kayra, Çağrı ve Göktuğ beşlisiyle başlayan temsilcimiz, ilk üç dakikada 11-0’lık bir seriyle öne geçti ve maç boyunca üstünlüğünü koruyarak namağlup çeyrek finale adını yazdırdı.

    Gemlikspor Basketbol Şube Sorumlusu ve tüm takımların antrenörü İbrahim Tokgöz, sezon değerlendirmesinde “Sezonumuz çok şükür iyi geçiyor. U12, U14, U16 ve U18 takımlarımız ciddi başarılar elde ediyor. U18 Genç Erkeklerde namağlup finale çıktık ve sezonu 2. tamamladık. U16 Yıldız Erkekler yenilgisiz yarı finale yükseldi, U14 Küçük Erkekler çeyrek finalde, U12 Minik Erkekler ise grup maçlarına yenilgisiz devam ediyor. Oynadığımız 32 maçın 31’ini kazandık. Gemlik gençliği her şeyin en güzeline layıktır, bu çocuklar bizim çocuklarımızdır” dedi.

    Devamını Oku

    Bakanlık harekete geçti: ‘İyileştiren Hastane’ tedavi süresini kısaltıyor

    Bakanlık harekete geçti: ‘İyileştiren Hastane’ tedavi süresini kısaltıyor
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

     

    Hastane binalarındaki mimari ile yapısal ve tıbbi teknolojik gelişmeler, tedavi süreçlerini kısaltmaya önemli ölçüde etki ediyor. “Sağlık İnşa Eder” mottosuyla faaliyet gösteren Arter İnşaat Kurucu Ortağı Mimar Mustafa Onur Eraydın, literatüre ‘’iyileştiren hastane’’ olarak geçen yapılara ilişkin “Hastalığın ve hastaların niteliklerine göre yeni teşhis ve tedavi teknolojilerinin gelişmesi, yapısal çerçeveyi direkt olarak etkiliyor. Sağlık Bakanlığının yapmakta olduğu akreditasyon çalışmalarının da etkisi ile yapılacak olan hastanelerin ‘İyileştiren hastane’ kapsamında olması kaçınılmaz sonuç olarak günden güne ilerliyor” değerlendirmesinde bulundu.

    Modern hastane binalarının mimarisi ve iç mekân tasarımları, tedavi süreçlerini hızlandıran kritik bir faktör haline geldi. Gelişen tasarım anlayışları, yapısal ve tıbbi teknolojik ilerlemelerle birleşerek, hastaların iyileşme hızına doğrudan etki ediyor. Sektör temsilcileri, Sağlık Bakanlığı’nın akreditasyon çalışmalarıyla birlikte, literatüre “İyileştiren Hastane” olarak giren bu yapıların artık bir standart olacağını belirtiyor.

    “Sağlık inşa eder” mottosuyla faaliyet gösteren Arter İnşaat Kurucu Ortağı Mustafa Onur Eraydın, konuya ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Eraydın, hastalığın ve hastaların değişen niteliklerine göre yeni teşhis ve tedavi teknolojilerinin gelişmesinin, hastane binalarının yapısal çerçevesini doğrudan etkilediğini vurguladı.

    Enfeksiyon ve iyileşme süresi kısalıyor

    “Yoğun bakım ünitesi sendromlara yol açtığını biliyoruz. Ses düzeyinin, narkotik ve sedatif ilaç kullanımını ve dozlarını belirgin biçimde etkilediğini; ses düzeyindeki artışın, kalp atış̧ hızı, stres ve gerginliğin artmasında etkili olduğunu da biliyoruz. Ayrıca güneş̧ alan ve almayan hasta odalarıyla, hastanede kalış̧ süreleri ve ölüm oranları arasında belirgin bir ilişki olduğu ortaya konmuştur. Yani odadaki aydınlık düzeyinin, kalp atış̧ hızı, aktivite düzeyleri ve solunum sayısını etkilediğini biliyoruz” diyen Eraydın, yeni nesil hastane binalarının sadece estetikten ibaret olmadığını, aynı zamanda tedavi sonuçlarını doğrudan iyileştirdiğini belirterek “Sağlık tesislerinde mühendislik hesaplamalar sonucu geliştirilen mekanik ve elektrik sistemler ile, antibakteriyel inşaat malzemeleri kullanılarak, en üst seviyede sterilizasyon sağlanıyor. Bu sayede hastanede enfeksiyona bağlı hastalıklar minimum seviyelere çekilerek antibiyotik tedavi dozları azaltılıyor ve bağışıklık sistemini güçlendiren tıbbi çalışmalarla iyileşme süresi kısaltılıyor” diye konuştu.

    “Hastanın güven duygusunu artırıyor”

    Eraydın sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Üstelik estetik kalite de hastayı rahatlatarak iyileşme hızını etkilediği gibi, hasta yakını ve ziyaretçi psikolojisini de olumlu etkileyerek hastanın güven duygusunu artırıyor. Geleceğin hastane binaları sadece tedavi değil, aynı zamanda hastanın kendi kendine yardımı ve hastalıklardan korunması yönünde eğilim gösterecek. Bu yapılar spor salonları, sosyal hizmet büroları ve toplum için buluşma noktası olabilecek başka işlevleri de içerebilecektir.”

    Bakanlık harekete geçti

    Türkiye’de sağlık binalarının düzeltilmesi ve kalite eşiğinin yükseltilmesi için atılan adımlara da değinen Mustafa Onur Eraydın, şunları kaydetti:

    “Ülkemizde sağlık kuruluşlarının bakım ve yönetim kalitesini iyileştirmek için geliştirilmiş olan standartlar serisini karşılayıp karşılamadıklarını belirlemek amacıyla, yetkili kuruluşlar tarafından değerlendirmeye tabi tutulan bir süreç olarak akreditasyon çalışmaları sürüyor. Sağlık binalarının düzeltilmesi ve kalite eşiğinin yükseltilmesi için Sağlık Bakanlığının bilimsel araştırmalara verdiği önem, üniversitelerle iş birliği içinde bulunması ve ulusal bir akreditasyon programının uygulanmaya başlaması bu gelişmeleri oldukça hızlandırmış durumda.”

    Devamını Oku

    Dünyayı Taşıyan Sessiz Güç

    Dünyayı Taşıyan Sessiz Güç
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Bazı insanlar dünyayı değiştirmek için yüksek sesle konuşur, bazıları ise sessizce dünyayı taşır. Kadınlar çoğu zaman ikinci gruptadır. Tarih kitapları her zaman onların adını yazmasa da, hayatın kendisi onların emeğiyle, sabrıyla ve sevgisiyle yazılmıştır.

    Bir anne düşünün… Bir çocuğun ilk kelimesinde, ilk adımında, ilk düşüşünde ve yeniden ayağa kalkışında hep bir kadının eli vardır. O el bazen bir annenin şefkati, bazen bir öğretmenin sabrı, bazen de bir arkadaşın omzu olur. Kadınlar yalnızca hayat vermez; aynı zamanda hayata anlam da verir.

    Kadın olmak çoğu zaman güçlü olmak demektir. Ama bu güç her zaman sert değildir. Bazen bir tebessümde, bazen sessiz bir fedakârlıkta, bazen de gözyaşlarının ardındaki direnişte saklıdır. Kadınlar kırıldıklarında bile yeniden toparlanmayı bilen, umutlarını en karanlık günlerde bile koruyabilen insanlardır.

    8 Mart yalnızca bir kutlama günü değildir. Bu gün; eşitlik isteyen, hayallerinin peşinden yürüyen, emeğiyle dünyayı güzelleştiren tüm kadınların günüdür. Tarlada çalışan emekçi kadının, laboratuvarda çalışan bilim insanının, evinde ailesi için çabalayan annenin, hayallerini büyüten genç kızın günüdür.

    Belki de dünyayı ayakta tutan en görünmez ama en güçlü bağ, kadınların kalbinde taşıdığı sevgidir. Çünkü sevgi büyüten, iyileştiren ve insanlığı bir arada tutan en büyük güçtür.

    Bugün 8 Mart…
    Bugün; cesaretin, emeğin, sevginin ve umudun günü.
    Bugün; dünyayı güzelleştiren tüm kadınların günü.

    Devamını Oku

    Dua Et ve Bekle

    Dua Et ve Bekle
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Dua et ve bekle. Bu, insanın en kadim, en saf eylemidir.

    Ellerini açıp içinden geçenleri sessizce dile getirdiğinde, sadece bir söz söylemiş olmuyorsun; ruhunun derinliklerine bir kapı aralıyorsun. Çünkü dua, yalnızca kelimelerden ibaret değildir; nefesinle, kalbinle ve tüm varlığınla yapılan bir bağdır.

    Beklemek ise insanın en sabırlı sınavıdır.

    Dua ettin, sesini yükselttin, gözlerini kapattın, içinden “olsun” dedin… Ama duan cevap sessiz kalabilir. İşte o an, insan öğrenir; her şeyin kontrolünün kendinde olmadığını, bazen sadece izlemek, bazen de sabretmek gerektiğini. Beklemek zor, ama bekleyebilmek insanı olgunlaştırır.

     

    Bilinmez ki, gaybın ressamı sırlar perdesinde ne yaptı.

    Belki hayatının parçalarını özenle yerleştirdi; belki sana görünen acılar, aslında gelecekteki bir mutluluğun temel taşlarıdır. Belki de seni sınamak için, henüz zamanı gelmemiş bir armağanı sakladı. İnsan, her şeyi hemen anlamak ister; gözlerinin gördüğü, aklının kavrayabildiğiyle sınırlı kalmak ister. Oysa gaybın ressamı, görünmeyeni de işler. Sırlar perdesinin ardında her fırça darbesi bir sebebe bağlıdır; her renk, her gölge, her boşluk anlam taşır.

     

    Dua etmek, bu bilinmezliğe bir teslimiyettir.

    Bir bakıma “bilinmeyene güven” demektir. Çünkü insan her şeyi planlayamaz, her şeyi çözemez. Sadece var olanla yüzleşebilir, kalbinde umut besleyebilir, nefesini devam ettirebilir. Ve işte bu devam ediş, en büyük direnci, en derin inancı, en sessiz gücü taşır içinde.

    Beklemek ise insanın zamana karşı sabrıdır. 

    Zaman acımasız görünür, ama adım adım öğreten bir öğretmendir. Kimi günler ağır gelir, kimi geceler sonsuz görünür; ama her sabah, her yeni nefes, yeni bir başlangıçtır. Dua ettiğin şey, belki hemen gelmez. Belki de beklediğin biçimde gelmez. Ama bir gün, sen fark etmeden, tam ihtiyacın olduğunda Allah(c.c) o resmi tamamlar.

     

    İnsan, bu bilinmezliğin içinde sabırlı olmayı öğrenir.

    Her şeyin hemen ortaya çıkmasını istemek yerine, süreci izlemeyi, akışa teslim olmayı öğrenir. Dua ve bekleyiş, sadece bir dilek ve zamanın birleşimi değildir; ruhun sessiz bir terbiyesidir. İnsan, beklerken de büyür; görünmeyeni kabul etmeyi öğrenir, kontrol edemediğiyle barışır, hâlâ umut edebilmeyi öğrenir.

     

    Ve bir gün, gaybın ressamı sırlar perdesini araladığında, insan anlar: beklemek boşuna değildi.

    Dua etmek bir çığlık değil, bir fısıltıydı; ne sessiz ama güçlüydü. Hayatın her kırığı, her eksik parçası, her gecikmiş arzusu, sonunda bir anlam kazandı. O zaman insan görür ki sabır ve teslimiyet, belki de dualardan daha güçlü bir mucizedir.

     

    Dua et ve bekle… Çünkü insanın yapabileceği en yüce şey, ellerini açmak, kalbini teslim etmek ve zamanı beklemektir.

    Gaybın ressamı, sırlar perdesinin ardında çalışır; belki fark etmezsin, belki anlayamazsın, ama her şey bir gün yerini bulur. Ve o gün geldiğinde, insan bilir ki dua ve bekleyiş, sadece dilek değil, ruhun en derin büyümesidir.

    Devamını Oku

    Rahmetin ve Derinliğin Ayı

    Rahmetin ve Derinliğin Ayı
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL
    Ramazan ayı, mümin gönüller için bir arınma, diriliş ve rahmet mevsimidir. Bu ayın en güzel örneği ise hiç şüphesiz âlemlere rahmet olarak gönderilen Hz.Muhammed (s.a.v) ‘ dir.O’nun Ramazanı sadece aç ve susuz kalmaktan ibaret değildi; O, Ramazan’ı bir ibadet seferberliğine, bir merhamet çağrısına ve bir gönül inkılâbına dönüştürürdü. Onun hayatına bakıldığında Ramazan, gündüzü sabır ve tefekkürle; gecesi ibadet, dua ve gözyaşıyla geçen bir rahmet yolculuğu olarak karşımıza çıkar.Oruçta Sabır ve Şükür

    Peygamber Efendimiz için oruç, yalnızca bedensel bir açlık değil, ruhun terbiye edilmesiydi. Dilini kötü sözden, kalbini kırıcı düşüncelerden, nefsini taşkınlıktan korurdu. “Oruç bir kalkandır” buyurarak, orucun insanı günahlara karşı muhafaza eden bir siper olduğunu öğretirdi. Gündüzleri sade bir hayat sürer; eline geçenle yetinir, çoğu zaman iftarını birkaç hurma ve su ile açardı. Sofrası mütevazıydı; fakat gönlü cömertti.

    O’nun Ramazanı’nda sabır, şükürle iç içeydi. Açlık, onu şikâyete değil, hamde götürürdü. İftar vakti geldiğinde yüzünde beliren huzur, yalnızca yemeğe kavuşmanın değil; Rabbine kulluğunu yerine getirmenin sevinciydi. Bu hâl, ümmetine sabrın lezzetini öğretirdi.

    Kur’ân ile Hemhâl Oluş

    Ramazan, Kur’ân ayıdır. Çünkü Kur’ân bu ayda inmeye başlamıştır. Peygamber Efendimiz Ramazan geldiğinde Kur’ân ile daha çok meşgul olurdu. Rivayetlere göre her Ramazan ayında vahiy meleği Cebrâil ile karşılıklı Kur’ân okur, o ana kadar inen ayetleri müzakere ederdi. Bu hâl, Kur’ân’ın yalnızca okunacak değil; anlaşılacak ve yaşanacak bir kitap olduğunu gösterirdi.

    Onun dilinden dökülen ayetler, sahabenin kalbinde bir nur olurdu. Ramazan gecelerinde uzun uzun Kur’ân okur, ayetlerin üzerinde düşünür, rahmet ayetlerinde umutlanır; azap ayetlerinde gözleri yaşarırdı. Kur’ân, O’nun hayatında bir rehber değil; adeta hayatın kendisiydi.

    Geceyi İhyâ Eden Bir Peygamber

    Ramazan geceleri, Peygamber Efendimiz için ayrı bir derinliğe sahipti. Özellikle son on gün geldiğinde ibadete daha fazla ağırlık verir, ailesini de ibadete teşvik ederdi. Bu günlerde dünya meşgalesini azaltır, mescitte itikâfa girerdi. İtikâf, O’nun için Rabbine daha yakın olmanın bir yoluydu; kalabalıklar içinde yalnız kalmak, yalnızlıkta ise Rabbine sığınmaktı.

    Geceleri uzun uzun namaz kılar; ayakları şişinceye kadar kıyamda dururdu. Kendisine, “Ey Allah’ın Resûlü! Senin geçmiş ve gelecek günahların affedildiği hâlde niçin bu kadar ibadet ediyorsun?” denildiğinde, “Şükreden bir kul olmayayım mı?” buyururdu. İşte O’nun Ramazanı, şükürle yoğrulmuş bir kulluk tablosuydu.

    Cömertlikte Esen Bahar Rüzgârı

    Peygamber Efendimiz zaten cömertti; fakat Ramazan’da adeta esen bir rahmet rüzgârına dönüşürdü. Elinde ne varsa paylaşır, fakirleri gözetir, yetimleri sevindirirdi. Sahabe, O’nun Ramazan’daki cömertliğini “esen rüzgârdan daha cömert” sözleriyle anlatır. Çünkü O, yalnız malını değil; zamanını, duasını, tebessümünü de infak ederdi.

    Ramazan’da yardımlaşma, sadece maddî bir paylaşım değildi. O, insanların gönüllerini onarır, kırık kalpleri tamir ederdi. İhtiyaç sahibini sevindirmenin, Allah katında en kıymetli amellerden biri olduğunu yaşayarak öğretirdi.

    Affedicilik ve Merhamet

    Ramazan, bağışlanma ayıdır. Peygamber Efendimiz bu ayda affı ve merhameti daha çok tavsiye ederdi. Kin tutmaz, kalp kırmaz, kendisine kötülük edenleri dahi bağışlardı. Mekke’nin fethi Ramazan ayında gerçekleşmiş; en güçlü olduğu anda bile düşmanlarını affetmiştir. Bu hâl, Ramazan ruhunun en somut tecellilerinden biridir: Güçlü iken affedebilmek.

    Onun hayatında merhamet, Ramazan’la birlikte daha da belirginleşirdi. Çocuklara şefkat gösterir, ihtiyaç sahiplerini gözetir, ümmeti için dua ederdi. Gecelerinde en çok ümmetinin bağışlanması için niyazda bulunurdu.

    Kadir Gecesi’nin İzinde

    Ramazan’ın son on günü geldiğinde Peygamber Efendimiz, Kadir Gecesi’ni aramayı tavsiye ederdi. “Bin aydan daha hayırlı” olan bu gecenin kıymetini anlatır, özellikle tek gecelerde ibadete daha çok yönelirdi. Bu arayış, aslında bir bilinç hâliydi: Her geceyi Kadir bilmek, her anı kıymetli görmek…

    Yaşanan Bir Ramazan

    Peygamber Efendimiz’in Ramazanı, şekilden ibaret değildi; özle doluydu. Oruç sadece mideyi değil, kalbi de terbiye ederdi. Namaz sadece bedenin değil, ruhun da secdesiydi. Yardım sadece maldan değil, sevgiden de verilirdi. Onun Ramazanı’nda gösteriş yoktu; ihlâs vardı. Zorluk yoktu; teslimiyet vardı.

    Bugün Ramazan’ı yaşarken O’nun hayatına baktığımızda şunu görürüz: Ramazan, bir ay boyunca süren bir kulluk eğitimi gibidir. Sabretmeyi, şükretmeyi, paylaşmayı, affetmeyi ve en önemlisi Allah’a yaklaşmayı öğretir. Peygamber Efendimiz’in Ramazanı, bizlere bir takvim ayından çok daha fazlasını anlatır. O, Ramazan’ı yaşayan bir Kur’ân’dı.

    Ne mutlu O’nun izinden giderek Ramazan’ı yalnızca takvimde değil, kalbinde de yaşayabilene…

    Devamını Oku

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.