DOLAR 43,5434 0%
EURO 51,3965 -0.03%
ALTIN 6.718,41-0,19
BITCOIN 2772427-12.33354%
Bursa
11°

KAPALI

SABAHA KALAN SÜRE

Meryem Bayrak

Meryem Bayrak

05 Şubat 2026 Perşembe

Kirazlıyayla’daki Atık Depolama Alanı Çökmesi İçin Ortak Tepki: “Bu Bir Çevre Felaketidir”

Kirazlıyayla’daki Atık Depolama Alanı Çökmesi İçin Ortak Tepki: “Bu Bir Çevre Felaketidir”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

 DİSK, KESK, TMMOB, TTB ve Bursa Akademik Odalar Birliği (BAOB), Bursa’nın Yenişehir ilçesine bağlı Kirazlıyayla Mahallesi’nde faaliyet gösteren MEYRA Mühendislik Proje ve Madencilik San. ve Tic. A.Ş.’ye ait maden sahasında meydana gelen atık depolama alanı çökmesiyle ilgili basın açıklaması yaptı.

27 Ocak 2026 tarihinde “İR.200610145 Nolu Kurşun-Çinko-Bakır Ocağı ve Zenginleştirme Tesisi”nin atık depolama alanında yaşanan çökmenin sıradan bir iş kazası olmadığını vurgulayan kurumlar, olayın açık bir çevre felaketi olduğunu ifade etti. Açıklamayı TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Murat Korkut okudu.

“Göz Göre Göre Gelen Bir Felaket”

Açıklamada, yaşanan olayın doğayı, su kaynaklarını, tarım alanlarını ve bölge halkının sağlığını doğrudan tehdit ettiğine dikkat çekilerek, madencilik faaliyetlerinde bilimsel ilkelere ve mühendislik esaslarına uyulmamasının ağır sonuçlar doğurduğu belirtildi.

“Bu felaket gerçekten öngörülemez miydi, yoksa göz göre göre mi geldi?” sorusu yöneltilen açıklamada, mevcut ÇED raporlarında faaliyet alanında heyelan riski, iklim değişikliği kaynaklı aşırı yağışlar ve yüksek kil içerikli atıklar nedeniyle kuru depolamanın uygun olmadığı yönünde uyarılar bulunduğu hatırlatıldı.

Bu uyarılara rağmen gerekli önlemlerin alınıp alınmadığının belirsiz olduğu ifade edilerek şu sorular gündeme getirildi:

  • Gerekli jeoteknik ve duraylılık analizleri yapıldı mı?

  • Su yapıları mühendisliği çalışmaları zamanında gerçekleştirildi mi?

  • Yapılmadıysa neden faaliyete izin verildi?

  • Denetim mekanizmaları neden işlemedi?

“ÇED Raporu Gerçeklerle Uyuşmuyor”

Sahada yapılan incelemelere de yer verilen açıklamada, nihai ÇED raporunda “akar dere yoktur” denmesine rağmen Sarıyar Deresi’nin bulunduğu, çöken atıkların bu dereye karıştığı ve dere yatağının toprakla kapatılmaya çalışıldığı ancak kirli su akışının sürdüğü belirtildi. Ağır metal içeren atıkların toprağa ve suya yayıldığının açıkça gözlemlendiği ifade edildi.

Bu durumun yalnızca bugünü değil, gelecek yılları da tehdit eden kalıcı bir çevre kirliliği riski yarattığı vurgulandı.

Yetkililere Kritik Sorular

Yetkili kurumlara çağrıda bulunan meslek örgütleri şu soruların yanıtlanmasını istedi:

  • Toprakta, yüzey ve yeraltı sularında ağır metal analizleri yapıldı mı?

  • Numuneler nerelerden ve hangi sıklıkla alındı?

  • Sonuçlar neden kamuoyuyla paylaşılmıyor?

  • Barçın Köyü içme suyu kaynakları etkilendi mi?

  • Tesiste kullanılan flotasyon kimyasallarına su ortamında rastlandı mı?

Ayrıca tesisin depoladığı atık miktarının ÇED’de belirtilen sınırları aşıp aşmadığı, çevreye yayılan atık miktarının ne olduğu, proje kontrol ve denetim firmalarının görevlerini yerine getirip getirmediği ve sorumlular hakkında idari işlem başlatılıp başlatılmadığı da soruldu.

“Doğa Kendini Savunamaz”

Açıklamanın sonunda, “Doğa kendini savunamaz. Suyu, toprağı ve havayı savunmak hepimizin sorumluluğudur” denilerek, madencilik faaliyetlerinin kâr hırsıyla değil, bilim, mühendislik ve kamu yararı gözetilerek yürütülmesi gerektiği vurgulandı.

TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu ve Bursa Akademik Odalar Birliği, sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını, sorumlular ortaya çıkarılana ve hesap verene kadar mücadeleyi sürdüreceklerini ve kamuoyunu düzenli olarak bilgilendireceklerini kamuoyuna saygıyla duyurdu.