12 Mart 2026 Perşembe
Gemlikspor Küçük Erkekler Basketbol Takımı, dün akşam ilçe spor salonunda konuk ettiği Vita Basketbol Akademi’yi etkili oyunla mağlup ederek çeyrek finale yükseldi.
Maça kaptan Oktay, Ali, Kayra, Çağrı ve Göktuğ beşlisiyle başlayan temsilcimiz, ilk üç dakikada 11-0’lık bir seriyle öne geçti ve maç boyunca üstünlüğünü koruyarak namağlup çeyrek finale adını yazdırdı.
Gemlikspor Basketbol Şube Sorumlusu ve tüm takımların antrenörü İbrahim Tokgöz, sezon değerlendirmesinde “Sezonumuz çok şükür iyi geçiyor. U12, U14, U16 ve U18 takımlarımız ciddi başarılar elde ediyor. U18 Genç Erkeklerde namağlup finale çıktık ve sezonu 2. tamamladık. U16 Yıldız Erkekler yenilgisiz yarı finale yükseldi, U14 Küçük Erkekler çeyrek finalde, U12 Minik Erkekler ise grup maçlarına yenilgisiz devam ediyor. Oynadığımız 32 maçın 31’ini kazandık. Gemlik gençliği her şeyin en güzeline layıktır, bu çocuklar bizim çocuklarımızdır” dedi.
Hastane binalarındaki mimari ile yapısal ve tıbbi teknolojik gelişmeler, tedavi süreçlerini kısaltmaya önemli ölçüde etki ediyor. “Sağlık İnşa Eder” mottosuyla faaliyet gösteren Arter İnşaat Kurucu Ortağı Mimar Mustafa Onur Eraydın, literatüre ‘’iyileştiren hastane’’ olarak geçen yapılara ilişkin “Hastalığın ve hastaların niteliklerine göre yeni teşhis ve tedavi teknolojilerinin gelişmesi, yapısal çerçeveyi direkt olarak etkiliyor. Sağlık Bakanlığının yapmakta olduğu akreditasyon çalışmalarının da etkisi ile yapılacak olan hastanelerin ‘İyileştiren hastane’ kapsamında olması kaçınılmaz sonuç olarak günden güne ilerliyor” değerlendirmesinde bulundu.
Modern hastane binalarının mimarisi ve iç mekân tasarımları, tedavi süreçlerini hızlandıran kritik bir faktör haline geldi. Gelişen tasarım anlayışları, yapısal ve tıbbi teknolojik ilerlemelerle birleşerek, hastaların iyileşme hızına doğrudan etki ediyor. Sektör temsilcileri, Sağlık Bakanlığı’nın akreditasyon çalışmalarıyla birlikte, literatüre “İyileştiren Hastane” olarak giren bu yapıların artık bir standart olacağını belirtiyor.
“Sağlık inşa eder” mottosuyla faaliyet gösteren Arter İnşaat Kurucu Ortağı Mustafa Onur Eraydın, konuya ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Eraydın, hastalığın ve hastaların değişen niteliklerine göre yeni teşhis ve tedavi teknolojilerinin gelişmesinin, hastane binalarının yapısal çerçevesini doğrudan etkilediğini vurguladı.
Enfeksiyon ve iyileşme süresi kısalıyor
“Yoğun bakım ünitesi sendromlara yol açtığını biliyoruz. Ses düzeyinin, narkotik ve sedatif ilaç kullanımını ve dozlarını belirgin biçimde etkilediğini; ses düzeyindeki artışın, kalp atış̧ hızı, stres ve gerginliğin artmasında etkili olduğunu da biliyoruz. Ayrıca güneş̧ alan ve almayan hasta odalarıyla, hastanede kalış̧ süreleri ve ölüm oranları arasında belirgin bir ilişki olduğu ortaya konmuştur. Yani odadaki aydınlık düzeyinin, kalp atış̧ hızı, aktivite düzeyleri ve solunum sayısını etkilediğini biliyoruz” diyen Eraydın, yeni nesil hastane binalarının sadece estetikten ibaret olmadığını, aynı zamanda tedavi sonuçlarını doğrudan iyileştirdiğini belirterek “Sağlık tesislerinde mühendislik hesaplamalar sonucu geliştirilen mekanik ve elektrik sistemler ile, antibakteriyel inşaat malzemeleri kullanılarak, en üst seviyede sterilizasyon sağlanıyor. Bu sayede hastanede enfeksiyona bağlı hastalıklar minimum seviyelere çekilerek antibiyotik tedavi dozları azaltılıyor ve bağışıklık sistemini güçlendiren tıbbi çalışmalarla iyileşme süresi kısaltılıyor” diye konuştu.
“Hastanın güven duygusunu artırıyor”
Eraydın sözlerini şöyle sürdürdü:
“Üstelik estetik kalite de hastayı rahatlatarak iyileşme hızını etkilediği gibi, hasta yakını ve ziyaretçi psikolojisini de olumlu etkileyerek hastanın güven duygusunu artırıyor. Geleceğin hastane binaları sadece tedavi değil, aynı zamanda hastanın kendi kendine yardımı ve hastalıklardan korunması yönünde eğilim gösterecek. Bu yapılar spor salonları, sosyal hizmet büroları ve toplum için buluşma noktası olabilecek başka işlevleri de içerebilecektir.”
Bakanlık harekete geçti
Türkiye’de sağlık binalarının düzeltilmesi ve kalite eşiğinin yükseltilmesi için atılan adımlara da değinen Mustafa Onur Eraydın, şunları kaydetti:
“Ülkemizde sağlık kuruluşlarının bakım ve yönetim kalitesini iyileştirmek için geliştirilmiş olan standartlar serisini karşılayıp karşılamadıklarını belirlemek amacıyla, yetkili kuruluşlar tarafından değerlendirmeye tabi tutulan bir süreç olarak akreditasyon çalışmaları sürüyor. Sağlık binalarının düzeltilmesi ve kalite eşiğinin yükseltilmesi için Sağlık Bakanlığının bilimsel araştırmalara verdiği önem, üniversitelerle iş birliği içinde bulunması ve ulusal bir akreditasyon programının uygulanmaya başlaması bu gelişmeleri oldukça hızlandırmış durumda.”
Bazı insanlar dünyayı değiştirmek için yüksek sesle konuşur, bazıları ise sessizce dünyayı taşır. Kadınlar çoğu zaman ikinci gruptadır. Tarih kitapları her zaman onların adını yazmasa da, hayatın kendisi onların emeğiyle, sabrıyla ve sevgisiyle yazılmıştır.
Bir anne düşünün… Bir çocuğun ilk kelimesinde, ilk adımında, ilk düşüşünde ve yeniden ayağa kalkışında hep bir kadının eli vardır. O el bazen bir annenin şefkati, bazen bir öğretmenin sabrı, bazen de bir arkadaşın omzu olur. Kadınlar yalnızca hayat vermez; aynı zamanda hayata anlam da verir.
Kadın olmak çoğu zaman güçlü olmak demektir. Ama bu güç her zaman sert değildir. Bazen bir tebessümde, bazen sessiz bir fedakârlıkta, bazen de gözyaşlarının ardındaki direnişte saklıdır. Kadınlar kırıldıklarında bile yeniden toparlanmayı bilen, umutlarını en karanlık günlerde bile koruyabilen insanlardır.
8 Mart yalnızca bir kutlama günü değildir. Bu gün; eşitlik isteyen, hayallerinin peşinden yürüyen, emeğiyle dünyayı güzelleştiren tüm kadınların günüdür. Tarlada çalışan emekçi kadının, laboratuvarda çalışan bilim insanının, evinde ailesi için çabalayan annenin, hayallerini büyüten genç kızın günüdür.
Belki de dünyayı ayakta tutan en görünmez ama en güçlü bağ, kadınların kalbinde taşıdığı sevgidir. Çünkü sevgi büyüten, iyileştiren ve insanlığı bir arada tutan en büyük güçtür.
Bugün 8 Mart…
Bugün; cesaretin, emeğin, sevginin ve umudun günü.
Bugün; dünyayı güzelleştiren tüm kadınların günü.