16 Ekim 2026 Cuma
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Bursa’daki üç günlük programı kapsamında basın mensuplarıyla bir araya geldi. Seçim hazırlıklarının sürdüğünü belirten Ağıralioğlu, “Şimdi sandık zamanı. Artık vatandaş sandık istiyor” dedi. Kararsız seçmen tartışmalarına, basın özgürlüğüne ve gündemdeki fon soruşturmasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Ağıralioğlu, “Son sözü millet söyleyecek” mesajı verdi.
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Bursa programı kapsamında partisinin il binasında basın mensuplarıyla buluşarak Türkiye’nin siyasi gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Üç günlük program çerçevesinde kentte çeşitli ziyaret ve temaslarda bulunan Ağıralioğlu, partisinin teşkilatlanma çalışmalarını sürdürdüğünü ve seçim sürecine hazırlandıklarını söyledi.
Türkiye’de yaşanan ekonomik ve sosyal sorunların vatandaşlarda değişim beklentisini artırdığını savunan Ağıralioğlu, Anahtar Parti olarak toplumun beklentilerine cevap verebilecek bir siyasi alternatif oluşturmayı hedeflediklerini ifade etti.
Anahtar Parti’nin teşkilatlanma çalışmalarına değinen Yavuz Ağıralioğlu, Türkiye genelinde yaklaşık 800 teşkilatla çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti. Mahalle teşkilatları ve sandık müşahitleriyle seçim hazırlıklarını yürüttüklerini ifade eden Ağıralioğlu, vatandaşlara daha iyi bir Türkiye’nin mümkün olduğunu anlatmaya çalıştıklarını söyledi.
Siyasetin temelinde alternatif oluşturmanın bulunduğunu belirten Ağıralioğlu, mevcut yönetim anlayışının sorunları çözemediği durumlarda milletin içinden yeni kadroların çıkabileceğini savundu.
Ağıralioğlu, “Demokrasinin en kıymetli tarafı budur. İşler sarpa sardığında, memleket iyi yönetilemediğinde daha iyisini yapacak evlatlar milletin bağrından çıkar” ifadelerini kullandı.
Seçimlerin zamanında mı yoksa erken mi yapılacağına ilişkin tartışmaları değerlendiren Ağıralioğlu, sandık talebinin toplumda giderek daha fazla dile getirildiğini öne sürdü.
Vatandaşların ekonomik ve sosyal sorunlar karşısında değişim beklentisi içinde olduğunu savunan Ağıralioğlu, seçim ihtiyacının artık yalnızca siyasi partilerin gündeminde bulunmadığını belirtti.
Ağıralioğlu, “Şimdi sandık zamanı. Seçim siyasetin değil, milletin kalbine, gönlüne düştü. Artık seçimi, sandığı biz değil millet konuşuyor. Artık seçim ihtiyacının var olduğunu millet söylüyor” dedi.
Seçimlerin ister zamanında ister erken yapılabileceğini ifade eden Ağıralioğlu, asıl meselenin toplumun beklentilerinin siyasi aktörler tarafından doğru okunması olduğunu dile getirdi.
“Sandık öyle ya da böyle gelecektir. İster zamanında ister erken” diyen Ağıralioğlu, seçim sürecinin vatandaşın talepleri doğrultusunda şekilleneceğini savundu.
Kamuoyu araştırmalarında kararsız olarak tanımlanan seçmen kitlesine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Ağıralioğlu, bu kesimin önemli bir bölümünün aslında yaşanan sorunlardan memnun olmayan vatandaşlardan oluştuğunu ileri sürdü.
Seçmenlerin yaşadıkları ekonomik ve sosyal sıkıntılar nedeniyle mevcut siyasi tablodan rahatsızlık duyduğunu savunan Ağıralioğlu, bu durumu “Kararsız değil efendim. Kararlı, kahırlı. Başına gelene razı değil, mutsuz ve sessiz” sözleriyle anlattı.
Türkiye’de 2002 yılındaki siyasi değişimi hatırlatan Ağıralioğlu, benzer ölçekte bir siyasi hareketliliğin yaşanabileceğini öne sürerek, “Fırtına geliyor. 2002’ye benzer bir fırtına geliyor. Herkes sağlam tutulsun” ifadelerini kullandı.
Anahtar Parti olarak vatandaşların umut ve beklentilerine talip olduklarını belirten Ağıralioğlu, “Biz millete tutunduk, biz umuda tutunduk” dedi.
Bursa programı kapsamında Karacabey ve Mustafakemalpaşa ilçelerini ziyaret ettiğini belirten Ağıralioğlu, saha temaslarında gördüğü ilgiden memnuniyet duyduğunu ifade etti.
Siyasetçilere yönelik toplumsal tepkilerin arttığı bir dönemde vatandaşların kendilerine gösterdiği ilginin anlamlı olduğunu dile getiren Ağıralioğlu, özellikle esnafın iş yerlerinden, vatandaşların ise balkonlardan kendilerine selam vermesinin dikkatini çektiğini söyledi.
Vatandaşlarla kurulan doğrudan iletişimin kendisi açısından önemli olduğunu belirten Ağıralioğlu, sahada gördüğü ilgiyi yalnızca kalabalıklarla değerlendirmediğini ifade etti.
Ağıralioğlu, “Umudun yavaş yavaş milletin kalbinde büyüdüğünü görüyorum. Salonlardaki coşkudan daha kıymetli buluyorum bunu” diye konuştu.
Siyasetteki temel hedefinin vatandaşların geleceğe yönelik güvenini güçlendirmek olduğunu belirten Ağıralioğlu, devletin vatandaşın umudunu besleyen ve beklentilerine karşılık veren bir yapıya sahip olması gerektiğini söyledi.
Ağıralioğlu, “Milletin ümidine, tebessümüne leke gelmesin diye çok gayret edeceğim. Milletin ümidini devletleştirmeye, tebessümü hükümetleştirmeye çalışacağım” ifadelerini kullandı.
Vatandaşların yüzünü güldüren, beklentilerine cevap veren ve toplumsal güveni güçlendiren bir yönetim anlayışına ihtiyaç olduğunu savunan Ağıralioğlu, siyaset anlayışının merkezinde milletin mutluluğunun bulunması gerektiğini dile getirdi.
Basın mensuplarıyla bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Ağıralioğlu, gazetecilerin soru sorma, araştırma yapma ve kamuoyunu bilgilendirme görevlerinin demokratik toplumlar açısından önem taşıdığını belirtti.
Gazetecilerin kamu kurumlarını ve siyasi aktörleri sorgulayabilmesinin, vatandaşların doğru bilgiye ulaşması bakımından gerekli olduğunu ifade eden Ağıralioğlu, basın özgürlüğünün güçlendirilmesi gerektiğini savundu.
Ağıralioğlu, “Konuşabilen, meselelerini istişare edebilen, soru sorabilen, sorduğu soruların cevaplarını alabilen, sorgulayabilen bir Türkiye hayalimiz var” dedi.
Gazetecilerin toplumsal hayattaki rolüne de değinen Ağıralioğlu, “Mikrofon kıymetlidir, şimdi daha kıymetlidir. Gazeteci kıymetlidir, şimdi daha kıymetlidir” ifadelerini kullandı.
Toplantıda, Anahtar Parti’nin Resmî Gazete’de yayımlanan siyasi parti bilgileriyle ilgili yaşanan sürece ilişkin soru da gündeme geldi.
Ağıralioğlu, söz konusu durumun teknik bir hata ve usule ilişkin eksiklikten kaynaklandığını belirterek sürecin düzeltileceğini söyledi.
Yaşanan durumu “Çok basit bir teknik hata. Bir Excel hatası. Düzeltiliyor” sözleriyle değerlendiren Ağıralioğlu, büyük kurultay sonrasında ibra edilen hesapların ayrıca Merkez Yürütme Kurulu kararıyla sunulması gerektiğini düşünmediklerini ifade etti.
Ağıralioğlu, konuya ilişkin açıklamanın kısa süre içerisinde yapılmasını beklediklerini belirtti.
Basın toplantısında gündemdeki fon soruşturmasına ilişkin soruları da yanıtlayan Ağıralioğlu, soruşturmanın kapsamının ve merkezindeki iddiaların kamuoyuna açık biçimde anlatılması gerektiğini savundu.
Soruşturma kapsamında gazetecilere yönelik işlemlerle ilgili değerlendirmelerde bulunan Ağıralioğlu, kamuoyunun asıl merak ettiği konuların soruşturmanın merkezindeki kişiler, iddiaların kapsamı ve paranın akıbeti olduğunu ifade etti.
Kendisine herhangi bir isim listesi ulaşmadığını belirten Ağıralioğlu, “Bilmiyorum. Hiç öyle bir liste bana gelmedi” dedi.
Soruşturmanın şeffaf biçimde yürütülmesi gerektiğini savunan Ağıralioğlu, iddiaların siyasi tartışmaların ötesinde ele alınması ve somut deliller doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti.
Ekonomik suç ve yolsuzluk iddialarına ilişkin değerlendirmelerini sürdüren Ağıralioğlu, kamu kaynaklarının kullanımı ve denetim mekanizmalarının işleyişi konusunda eleştiriler yöneltti.
Devletin denetim görevini yerine getirmeyenlerin ve kamu gücünü kişisel çıkarları doğrultusunda kullandığı iddia edilen kişilerin ortaya çıkarılması gerektiğini savunan Ağıralioğlu, soruşturmanın bütün yönleriyle ele alınmasını istedi.
Ağıralioğlu, “Kim devletin denetim vazifesini yapmamışsa, kim nüfuzunu kendi şahsi servetini artırmak için kullanmışsa listeyi alın” ifadelerini kullandı.
Borsa ve fon piyasalarındaki işlemlerin de gerektiğinde incelenmesi gerektiğini belirten Ağıralioğlu, iddiaların kapsamlı biçimde araştırılması çağrısında bulundu.
“Kimsenin hakkı yenmesin. Kim ne yaptıysa ortaya çıkarılsın, hesabı sorulsun” diyen Ağıralioğlu, soruşturmalarda sorumluluğu bulunan herkesin hukuk çerçevesinde hesap vermesi gerektiğini savundu.
Konuşmasında iktidarın muhalefete yönelik yolsuzluk eleştirilerine de değinen Ağıralioğlu, kamuoyunda tartışılan para ve servet iddialarının ayrım gözetilmeksizin araştırılması gerektiğini ifade etti.
Ağıralioğlu, “Herkesin yediğinin hesabı sorulsun ama burada yenilenin de hesabı sorulsun” sözleriyle, soruşturmaların bütün iddiaları kapsayacak şekilde yürütülmesi gerektiğini dile getirdi.
Devletin denetim mekanizmalarının etkin çalışmasının önemini vurgulayan Ağıralioğlu, kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin iddiaların açıklığa kavuşturulmasının toplumsal güven açısından gerekli olduğunu belirtti.
Toplantının sonunda seçim sürecine ilişkin mesajlarını yineleyen Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Türkiye’nin geleceğine ilişkin kararın sandıkta vatandaşlar tarafından verileceğini söyledi.
Seçimlerin zamanında veya erken yapılmasına ilişkin tartışmaların ötesinde, vatandaşların beklentilerinin dikkate alınması gerektiğini savunan Ağıralioğlu, siyasi değişimin adresinin sandık olduğunu ifade etti.
Ağıralioğlu, “Millet son sözünü söyleyecektir. Milletin sözünün üstüne söz kimse söyleyemez bu memlekette. Sandık öyle ya da böyle gelecektir” diyerek açıklamalarını tamamladı.
Bursa’daki üç günlük programı kapsamında vatandaşlarla, esnafla ve basın mensuplarıyla bir araya gelen Ağıralioğlu’nun açıklamalarında seçim hazırlıkları, teşkilatlanma çalışmaları, basın özgürlüğü ve gündemdeki soruşturmalar öne çıktı.