DOLAR 45,8964 0.42%
EURO 53,3988 -0.15%
ALTIN 6.651,13-0,99
BITCOIN 3485721-1.20323%
Bursa
23°

PARÇALI AZ BULUTLU

SABAHA KALAN SÜRE

Erdal ORHAN

Erdal ORHAN

10 Haziran 2026 Çarşamba

Bursa’da Vanlı ve Şanlıurfalı Gençler Arasında Çıkan Kavgada Barış Süreci Başlatıldı

Bursa’da Vanlı ve Şanlıurfalı Gençler Arasında Çıkan Kavgada Barış Süreci Başlatıldı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bursa’nın Osmangazi ilçesi Sırameşeler mahallesinde Van’ın Çaldıran ilçesi Sındır köyünden gelen hemşehriler ile Şanlıurfa tarafları arasında iki grup arasında çıkan kavga, bölgede yaşayan vatandaşları tedirgin etti. Olay sırasında Vanlı bir genç kalbinden bıçaklanarak Şevket Yılmaz Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. İlk müdahalenin ardından genç, hayati tehlikesi olmadan yoğun bakımda tutuluyor ve ikinci bir ameliyat için hazırlıklar devam ediyor. Kavga sırasında bir diğer genç ise burnunu kırdı; kendisi Pazartesi günü Doruk Hastanesi’nde ameliyat edilecek.

Olay sonrası Şanlıurfa Dernek Başkanı, taraflara bilgi vermek üzere Bursa Vanlılar Derneği’ni aradı. Vanlılar Derneği Başkanı Asker Karataş, yönetim kurulu üyeleri Fikri Pala ve Süleyman Süleymanoğlu, Ağrılar Derneği Başkanı Ensar Seyhan ve Siirt Derneği Başkanı Maşallah Kocaman ile birlikte hastaneyi ziyaret etti. Ziyaret sırasında hastane önünde toplanan kalabalık dağıtıldı ve taraflarla iletişim sağlandı.

Barış Süreci Başlatıldı

Yaşanan olayın ardından Bursa Vanlılar Derneği, iki taraf arasında barış ve uzlaşının sağlanması için öncülük etti. Derneğin Disiplin Kurulu Başkanı ve kanaat önderi Prof. Dr. Fikri Pala, barış sürecini başlatarak her iki tarafı bir araya getirdi. Şanlıurfa Derneği Başkanı İzzet Yıldırım’ın organize ettiği barış yemeği, 11 Haziran 2026 akşamı Sırameşevler Siirtliler Taziye Evi’nde gerçekleştirilecek.

Dernek yetkilileri, sürecin hem gençlerin geleceği hem de toplumun huzuru açısından kritik olduğunu vurguladı. Bursa Van İl Dernek Başkanı Asker Karataş, yönetim kurulu ve hemşehrilerinin her zaman birlik, beraberlik ve barışın yanında olduklarını ifade ederek, emeği geçen tüm hemşehrilerine teşekkür etti.

Toplumsal Dayanışma ve Uzlaşının Örneği

Barış yemeğine, Bursa’nın sosyal, akademik ve dini yaşamında önemli yer tutan çok sayıda isim katıldı. Dr. İlker İncebıyık, Prof. Dr. Fikri Pala, yazar Atilla Güney, Muradiye Camii İmamı Muhammet Lütfi Taşçı, Merinos Karakolu Amiri, mahalle muhtarı, Osmangazi Belediyesi Meclis Üyesi, kanaat önderi Melle Abdurrahman Hoca Efendi, Kocamanlar Balıkçılık işletmesinin sahiplerinden Bilal Kocaman ve Bursa Vanlılar Derneği yönetimi ile hemşehriler, taraflar arasında uzlaşma ve diyalogun önemine dikkat çekti.

Toplantı, karşılıklı iyi niyet temennileri ve dostluk mesajları ile sona erdi. Katılımcılar, diyalog ve sağduyunun en zor anlaşmazlıkları dahi çözebileceğini gösteren bu buluşmayı, toplumun bütün kesimleri için umut verici bir örnek olarak değerlendirdi. Barış ve kardeşlik odaklı bu girişim, katılımcılar tarafından gelecek nesillere bırakılmış değerli bir toplumsal miras olarak kayıtlara geçti.

Bursa Van İl Dernek Başkanı Asker Karataş, mesajında “Her zaman hemşerilerimizin yanındayız. Bu barış süreci, gençlerimiz ve toplumumuz için en doğru yol. Barış ve kardeşlik, her iki taraf için de en büyük kazançtır” ifadelerini kullandı.

Devamını Oku

Özkul: Anahtar Parti’miz 2050 Kalkınma Vizyonu’nu İstanbul’da tanıttı

Özkul: Anahtar Parti’miz 2050 Kalkınma Vizyonu’nu İstanbul’da tanıttı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Anahtar Parti Kalkınma Politikaları Başkanlığı tarafından hazırlanan “2050 Türkiye Kalkınma Vizyonu”, Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu’nun katılımıyla İstanbul Avangart Otel’de düzenlenen geniş kapsamlı bir lansman programında kamuoyuna tanıtıldı.

İstanbul’da gerçekleşen programa Bursa’dan Anahtar Parti İl Başkanı Fikret Aslan ile İl Başkan Yardımcısı ve Kalkınma Politikaları Başkanı İsmail Gökhan Özkul,Birim Başkan Yardımcısı Uğur Aksoy, Genel Merkez SİMO Başkan Yardımcısı Fuat Üçüncü katıldı.
İş dünyası temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, akademisyenler ve basın mensuplarının yoğun ilgi gösterdiği toplantıda, Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Kalkınma Politikaları Başkanı Sedat Yalçın tarafından hazırlanan kalkınma modeli detaylı şekilde anlatıldı. Yalçın’ın sunumunda, dünyanın farklı ülkelerinde incelenen başarılı kalkınma örneklerinden hareketle Türkiye için yeni bir ekonomik ve sosyal dönüşüm vizyonu ortaya konuldu.

Sunumda; yüksek teknoloji üretimi, yapay zekâ yatırımları, katma değerli ihracat, lojistik ve sanayi koridorları, eğitim reformu, kadın ve genç istihdamının artırılması, verimlilik odaklı büyüme ve adil gelir paylaşımı gibi başlıklar öne çıktı. Anahtar Parti’nin 2050 hedefleri arasında Türkiye’nin yüksek gelirli ülkeler ligine yükselmesi, 5 trilyon dolarlık ekonomi büyüklüğüne ulaşması, ihracatın 900 milyar dolara çıkarılması ve dünya ekonomisinde ilk 10 ülke arasına girilmesi yer alıyor.

Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu’nun da konuşma gerççekleştirdiği lansmanın ardından değerlendirmelerde bulunan Anahtar Parti Bursa İl Başkan Yardımcısı ve Kalkınma Politikaları Başkanı İsmail Gökhan Özkul, programın Türkiye’nin geleceği açısından önemli bir yol haritası sunduğunu söyledi.

Özkul açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Genel Başkanımız Sayın Yavuz Ağıralioğlu’nun teşrifleri ve Genel Başkan Yardımcımız Sayın Sedat Yalçın’ın etkileyici sunumuyla gerçekleştirilen lansmanımız, Türkiye’nin geleceğine dair umutlarımızı daha da güçlendirmiştir. Biz Türkiye’mize, insanımıza ve özellikle gençlerimize güveniyoruz. En önemlisi de kendimize güveniyoruz. Eğer milletimiz bize inanır ve bizimle aynı hedef doğrultusunda yürürse, doğru planlama ve adil paylaşım anlayışıyla ülkemiz çok kısa sürede hak ettiği noktaya ulaşacaktır.”

Özkul, açıklamasında kalkınmanın yalnızca ekonomik büyüme rakamlarından ibaret olmadığını belirterek şunları kaydetti:
“Sedat Başkanımızın ortaya koyduğu vizyon, üretimi teknolojiyle buluşturan, gençleri ve kadınları kalkınmanın merkezine yerleştiren, yüksek katma değerli üretimi hedefleyen bir modeldir. Türkiye’nin orta gelir tuzağından kurtulması, yapay zekâdan yarı iletken teknolojilerine kadar stratejik alanlarda söz sahibi olması gerektiği açıkça ortaya konulmuştur. Bu vizyon, sadece bugünün değil, gelecek nesillerin de refahını planlayan kapsamlı bir kalkınma manifestosudur.”

Özkul, önümüzdeki süreçte Türkiye’nin farklı şehirlerinde gerçekleştirilecek programlarla 2050 Kalkınma Vizyonu’nun vatandaşlara anlatılacağını belirterek, “Sedat Başkanımızın uzun yıllara dayanan çalışmalarıyla hazırlanan bu kapsamlı modeli Türkiye’nin dört bir yanında anlatacak, kalkınmanın anahtarının doğru planlama, üretim ve adalet olduğunu milletimizle paylaşacağız. Daha iyisi mümkündür ve daha iyisi mutlaka olacaktır.” İfadelerini kullandı.

Lansman, katılımcıların soru-cevap bölümü ve değerlendirme toplantılarının ardından sona erdi. Programda Türkiye’nin kalkınma hedeflerine ilişkin ortaya konulan vizyon, iş dünyası ve akademik çevreler tarafından da ilgiyle takip edildi.

Devamını Oku

Doca Tirilye Ultra 2026: Tarihin İzinde Muhteşem Bir İz Bıraktık

Doca Tirilye Ultra 2026: Tarihin İzinde Muhteşem Bir İz Bıraktık
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bu yıl altıncısı düzenlenen Doca Tirilye Ultra 2026, “Tarihin İzinde Koş” temasıyla binlerce sporcuyu, doğa ve tarih tutkunlarını bir araya getirdi. Mudanya ve Tirilye’nin kadim patikalarında gerçekleştirilen etkinlik, katılımcılara hem fiziksel bir meydan okuma hem de geçmişin izlerini sürme fırsatı sundu.

Organizatörün Gözünden: Dikey Dünyaların Ruhunu Taşıyan Bir Deneyim
Etkinliğin organizatörü Hakkı Şenkeser, yarış öncesi ve sırasında yaşadığı deneyimleri “Benim Dikey Dünyam” köşesinde detaylı bir şekilde paylaştı. Şenkeser, dikey sporların sadece fiziksel bir eylem olmadığını, aynı zamanda adanmışlığın, sabrın ve her adımda geride bırakılan anlamlı izlerin bir yansıması olduğunu vurguladı.

“Zirveler sadece coğrafi birer nokta değil,” diyen Şenkeser, “Her bir patika, her bir adım, hayatın küçük ama anlamlı parçalarının birer yansımasıdır. Mudanya ve Tirilye’nin binlerce yıllık patikalarında koşmak, tarihin ve doğanın iç içe geçtiği bir yolculuktu” ifadelerini kullandı.

Tarihin İzinde Koşu: Planlama ve Tutkunun Buluşması
Doca Tirilye Ultra 2026’nın hazırlanışı aylar süren titiz bir çalışmanın ürünü oldu. Organizasyon ekibi, her bir detayın eksiksiz olmasına özen gösterdi; mühendis titizliğiyle planlanan rotalar, sporcu ruhuyla dengelenen süreler ve yalın bir yönetim anlayışı ile koordine edilen etkinlik, büyük bir başarıyla tamamlandı.

Yarış boyunca Mudanya ve Tirilye’nin tarihi dokusu, doğal güzellikleri ve eşsiz manzaraları katılımcılara unutulmaz anlar yaşattı. Özellikle tarihi taş yollar, zeytinlikler ve deniz manzaraları ile birleşen patikalar, sporcuların hem bedensel hem de ruhsal olarak kendilerini zorlamalarını sağladı.

Katılımcıların Görüşleri ve Etkinliğin Etkisi
Etkinliğe katılan sporcular, Doca Tirilye Ultra 2026’nın sadece bir yarış değil, aynı zamanda bir deneyim ve keşif fırsatı sunduğunu belirtti. Bir katılımcı, “Her adımda tarihin derinliklerine dokunuyorsunuz, hem fiziksel olarak zorlanıyor hem de ruhsal olarak besleniyorsunuz” diyerek deneyimini özetledi.

Organizatör Hakkı Şenkeser, etkinliğin gelecek yıllarda daha geniş kitlelere ulaşmasını hedeflediklerini ve Tirilye’nin tarihi dokusunu dünyaya tanıtmayı amaçladıklarını belirtti.

Sonuç ve Gelecek Vizyonu
Doca Tirilye Ultra 2026, Mudanya ve Tirilye’nin doğal ve tarihi zenginliklerini sporla birleştiren bir platform olarak dikkat çekti. Katılımcılar sadece bir yarışın tamamlanmasından değil, tarihin izinde bırakılan anlamlı adımların bir parçası olmaktan gurur duydu. Organizasyonun başarısı, önümüzdeki yıllarda bu rotaların ve etkinliğin daha geniş kitlelere ulaşacağının güçlü bir göstergesi olarak kayıtlara geçti.

Doca Tirilye Ultra, spor, doğa ve tarihin kesişim noktasında yeni bir standart belirleyerek, katılımcılara hem fiziksel hem de ruhsal bir meydan okuma sunmaya devam edecek.

Devamını Oku

CHP Üyesinden Kılıçdaroğlu’na Sert Protesto: Üyelik Kartını Sokak Ortasında Yaktı

CHP Üyesinden Kılıçdaroğlu’na Sert Protesto: Üyelik Kartını Sokak Ortasında Yaktı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) son dönemde yaşanan kurultay tartışmaları ve parti içi siyasi gerilimler sürerken, Bursa’da bir CHP üyesi dikkat çeken bir protesto eylemine imza attı. Partili üye, kendisine gönderildiğini belirttiği üyelik kartını sokak ortasında ateşe vererek eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na sert tepki gösterdi.

Parti içindeki kurultay süreci ve “butlan” tartışmalarına atıfta bulunan partili, yaptığı açıklamada Kemal Kılıçdaroğlu’nun siyasi tutumunu eleştirerek, üyelik kartını sembolik bir protesto olarak yaktığını söyledi.

“Bu Kartı Kabul Etmiyorum”

Protesto sırasında açıklamalarda bulunan CHP üyesi, partinin tabanının iradesinin göz ardı edildiğini öne sürerek, yaşanan gelişmelerin CHP seçmeninde ve üyelerinde ciddi rahatsızlık yarattığını savundu.

Üyelik kartını ateşe vermeden önce yaptığı konuşmada, parti içerisinde yaşanan tartışmaların CHP’nin temel değerlerine zarar verdiğini ileri süren partili, tepkisini kamuoyu önünde göstermeyi tercih ettiğini belirtti.

Kartın yanışını izleyen partili, protestosunun belirli kişilere yönelik siyasi bir mesaj taşıdığını ifade ederek, CHP’nin geleceğinin üyelerin ve delegelerin özgür iradesi doğrultusunda şekillenmesi gerektiğini söyledi.

Kurultay Tartışmaları Gölgesinde Gerçekleşti

Eylem, CHP’de uzun süredir gündemde olan kurultay süreci ve parti içi liderlik tartışmalarının gölgesinde gerçekleşti. Özellikle son aylarda kurultaya ilişkin ortaya atılan iddialar ve çeşitli hukuki değerlendirmeler, parti tabanında farklı görüşlerin yüksek sesle dile getirilmesine neden olmuştu.

Protestoyu gerçekleştiren partili de açıklamasında bu tartışmalara göndermede bulunarak, parti yönetimlerinin meşruiyetinin tabanın iradesiyle güç kazanabileceğini savundu.

Parti İçindeki Gerilim Kamuoyuna Yansıyor

Siyasi gözlemciler, CHP’de yaşanan liderlik ve kurultay tartışmalarının yalnızca parti yönetimi düzeyinde değil, taban içerisinde de farklı tepkilere yol açtığını değerlendiriyor. Bursa’daki bu protesto da söz konusu tartışmaların sahaya yansıyan örneklerinden biri olarak dikkat çekti.

Üyelik kartının yakılmasıyla sona eren eylem sırasında herhangi bir olumsuzluk yaşanmazken, protesto çevredeki vatandaşların da ilgisini çekti.

Parti içi tartışmaların önümüzdeki dönemde nasıl şekilleneceği merak konusu olurken, yaşanan bu olay CHP tabanındaki görüş ayrılıklarının görünür hale geldiği son örneklerden biri olarak kayda geçti.

Devamını Oku

Bursagaz Önünde Sert Tepki

Bursagaz Önünde Sert Tepki
0

BEĞENDİM

ABONE OL

“İşçinin İradesi Gasp Edilemez, Sendikal Baskılara Son Verilsin”

BURSA – DİSK/Enerji-Sen üyeleri ve emek örgütleri, Bursagaz’da yaşanan işten çıkarmalar ve sendikal süreçlere ilişkin gelişmelere tepki göstermek amacıyla bir araya geldi. Düzenlenen basın açıklamasında, işten çıkarılan çalışanların derhal işe geri alınması ve sendikal yetki sürecine yönelik itirazların geri çekilmesi çağrısı yapıldı.

Sendika temsilcileri tarafından yapılan açıklamada, yaşananların yalnızca belirli çalışanları değil, işçilerin anayasal haklarını ve örgütlenme özgürlüğünü ilgilendiren ciddi bir emek mücadelesi olduğu vurgulandı.

“İşçilerin Özgür İradesi Yok Sayılıyor”

Açıklamada, Bursagaz çalışanlarının kendi tercihleriyle DİSK/Enerji-Sen çatısı altında örgütlendiği belirtilerek, işçilerin demokratik iradesine saygı gösterilmesi gerektiği ifade edildi.

Sendika temsilcileri, yetki sürecine yönelik itirazların toplu iş sözleşmesi sürecini geciktirdiğini ve bunun sendikal hakların kullanılmasını fiilen engellediğini savundu. Yapılan açıklamada, işçilerin özgür iradesiyle aldığı kararların çeşitli hukuki ve idari girişimlerle etkisiz hale getirilmeye çalışıldığı öne sürüldü.

“İşten Çıkarmalar Tesadüf Değil”

Basın açıklamasında en sert eleştiriler, sendikal faaliyetlerde aktif rol aldığı belirtilen çalışanların işten çıkarılması üzerine yöneltildi.

Sendika yetkilileri, örgütlenme çalışmalarında yer alan, basın açıklamalarına katılan ve sendikal mücadelede ön saflarda bulunan çalışanların hedef alındığını iddia ederek, bunun tesadüfi olmadığını savundu.

Açıklamada, “Mücadelede öne çıkan işçilerin işten çıkarılması, diğer çalışanlara yönelik açık bir gözdağı niteliği taşımaktadır. Verilmek istenen mesajın ‘örgütlenirseniz işinizden olursunuz’ olduğu düşünülmektedir” ifadelerine yer verildi.

Sendikal Baskı İddiaları Gündemde

DİSK/Enerji-Sen tarafından yapılan açıklamada, işyerinde bazı çalışanların sendika üyeliklerinden ayrılmaları yönünde baskıya maruz kaldıkları ve farklı yönlendirmelerle karşılaştıkları yönünde iddialar da gündeme getirildi.

Sendika temsilcileri, çalışanların hangi sendikada örgütleneceğine yalnızca kendilerinin karar verebileceğini belirterek, herhangi bir baskı, tehdit veya yönlendirmenin sendikal özgürlüklere müdahale anlamına geleceğini savundu.

“Bu Mücadele Sadece 12 İşçinin Mücadelesi Değil”

Eylemde yapılan konuşmalarda, işten çıkarıldığı belirtilen çalışanların yalnız bırakılmayacağı vurgulanırken, sürecin yalnızca birkaç çalışanı değil, tüm emekçilerin geleceğini ilgilendiren bir hak mücadelesi olduğu ifade edildi.

Sendika temsilcileri, Türkiye’de sendikal hakların korunması ve çalışanların özgür iradesinin güvence altına alınması açısından bu sürecin önemli bir sınav niteliği taşıdığını belirtti.

“Direniş Sürecek” Mesajı

DİSK/Enerji-Sen, taleplerini şu başlıklar altında sıraladı:

  • İşten çıkarılan tüm çalışanların koşulsuz şekilde işe geri alınması,
  • Sendikal yetki sürecine yönelik itirazların geri çekilmesi,
  • Çalışanlar üzerindeki sendikal baskı iddialarının son bulması,
  • Toplu iş sözleşmesi sürecinin gecikmeden yürütülmesi ve çalışanların seçtiği sendikanın muhatap alınması.

Açıklamanın sonunda sendika temsilcileri, işten çıkarılan çalışanlar işe dönene ve yetki sürecine ilişkin itirazlar sona erene kadar mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti.

Eylemde sık sık “İşçinin iradesi teslim alınamaz”, “Sendikal baskılar son bulsun”, “İşten atılan işçiler geri alınsın” sloganları atılırken, katılımcılar örgütlü mücadelenin devam edeceği mesajını verdi.

Not: Haberde yer alan sendikal baskı, yönlendirme ve işten çıkarmalara ilişkin değerlendirmeler sendika tarafından dile getirilen iddia ve görüşleri yansıtmaktadır. Konuyla ilgili işveren tarafından yapılacak açıklamalar ve resmi süreçlerin sonuçları kamuoyu tarafından takip edilmektedir.

Devamını Oku