DOLAR 48,81350,05%
EURO 55,9391-0,07%
ALTIN 6.753,79-0,89
BITCOIN 41954832.79336%
Bursa
18°

HAFİF YAĞMUR

SABAHA KALAN SÜRE

Erdal ORHAN

Erdal ORHAN

22 Eylül 2026 Salı

“Beş ayda ne yaptınız?”

“Beş ayda ne yaptınız?”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Turgutlu’da okul önünde silahlı saldırı: Öztürk’ten Bakan Çiftçi’ye 13 soru — “Beş ayda ne yaptınız?”

Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bir lisenin yakınında silahla ateş açılması ve öğrencilerin yaralanmasının ardından okul güvenliği yeniden Türkiye gündemine taşındı. YENİ Parti Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Nisan ayında Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okul saldırılarının ardından açıklanan tedbirleri hatırlatarak İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye 13 maddelik soru önergesi verdi. Öztürk, “Beş ay sonra bir öğrenci eline av tüfeğini alıp okulunun önünde ateş açabiliyorsa, açıklanan tedbirlerden hangileri gerçekten hayata geçirildi?” sorusunu yöneltti.

Manisa’nın Turgutlu ilçesinde 22 Eylül sabahı İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yakınında silahla ateş açılması, okul güvenliğine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme getirdi.

Manisa Valiliği, saat 07.59 sıralarında okulun yakınında silahla ateş edildiği yönünde ihbar alındığını, bölgeye emniyet ve sağlık ekiplerinin sevk edildiğini ve ilk belirlemelere göre 8 kişinin olaydan etkilendiğini açıkladı. Valilik ayrıca silahla ateş ettiği değerlendirilen şüphelinin yakalanarak gözaltına alındığını ve olayla ilgili adli ve idari soruşturma başlatıldığını bildirdi.

Olayın ardından okul çevrelerinin güvenliği ve çocukların silahlara erişimi konusu bir kez daha Meclis gündemine taşındı.

YENİ Parti Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin yanıtlaması istemiyle verdiği yazılı soru önergesinde, Nisan ayında açıklanan okul güvenliği tedbirlerinin beş ay içerisinde ne ölçüde uygulandığını sordu.

Nisan ayında okul güvenliği için yeni tedbirler açıklanmıştı

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta Nisan 2026’da yaşanan okul saldırılarının ardından İçişleri ve Milli Eğitim Bakanlıkları koordinasyonunda kapsamlı bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirilmişti.

16 Nisan’da yapılan toplantıya İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanı sıra valiler, il emniyet müdürleri, il jandarma komutanları ve il milli eğitim müdürleri katılmıştı. Bakanlıkların açıklamasında okul ve çevrelerinin güvenliği, giriş-çıkış düzeni, kamera sistemleri, ziyaretçi uygulamaları, servis güzergâhları ve öğrencilerin yoğun bulunduğu alanların yeniden değerlendirildiği belirtilmişti.

Aynı süreçte 81 ildeki eğitim kurumlarında güvenlik tedbirlerinin artırıldığı ve okul çevrelerinde kolluk denetimlerinin yoğunlaştırıldığı duyurulmuştu.

Şanlıurfa’da ise okul bahçeleri, okul önleri ve çevrelerinde okul ile ilgisi olmayan kişi ve grupların bulunmasına yönelik ek düzenlemeler yapılmış, ziyaretçi girişlerine ilişkin kontroller artırılmıştı.

Öztürk, Turgutlu’da yaşanan son olayın ardından bu tedbirlerin sahadaki karşılığının açıklanması gerektiğini belirtti.

“Beş ayda ne yaptınız?”

Hasan Öztürk, soru önergesinin gerekçesinde Nisan ayında açıklanan tedbirleri hatırlatarak aradan yaklaşık beş ay geçmesine rağmen Turgutlu’da bir öğrencinin av tüfeğiyle okulun yakınında ateş açmasının, alınan önlemlerin uygulanma düzeyine ilişkin soruları yeniden gündeme getirdiğini ifade etti.

Öztürk’ün önergesindeki temel soru ise doğrudan uygulamaların sonuçlarına ilişkin oldu:

“Nisan ayında okul çevrelerinde denetimlerin artırılacağı, çocukların silaha erişiminin önleneceği ve erken uyarı mekanizmalarının güçlendirileceği açıklandı. Beş ay sonra bir öğrenci eline av tüfeğini alıp okulunun önünde ateş açabiliyorsa, açıklanan tedbirlerden hangileri gerçekten hayata geçirildi?”

Öztürk, açıklanan politikaların yalnızca duyuru düzeyinde kalıp kalmadığının somut veriler üzerinden ortaya konulmasını istedi.

Bakanlığa denetimlerin bilançosunu sordu

Öztürk’ün soru önergesinde okul çevrelerinde yapılan denetimlere ilişkin ayrıntılı istatistikler de yer aldı.

Milletvekili, Nisan 2026’dan bu yana kaç okul ve okul çevresinde denetim gerçekleştirildiğini, bu denetimlerde kaç ateşli silah ele geçirildiğini ve ele geçirilen silahların kaçının 18 yaşından küçük kişilerin üzerinde veya kullanımında tespit edildiğini sordu.

Öztürk ayrıca çocukların ruhsatlı veya ruhsatsız ateşli silahlara erişimini engellemek amacıyla son beş ay içerisinde hangi somut tedbirlerin uygulamaya konulduğunun açıklanmasını istedi.

“Kaç riskli durum tespit edildi, kaç olay önlendi?”

Soru önergesinin önemli başlıklarından biri de Nisan ayında güçlendirilmesi gündeme getirilen erken uyarı ve erken müdahale mekanizmaları oldu.

Öztürk, bu mekanizmalar sayesinde bugüne kadar kaç riskli durumun tespit edildiğini ve kaç olayın gerçekleşmeden önce önlendiğini sordu.

Ayrıca iller bazında güncelleneceği açıklanan okul güvenliği risk değerlendirmelerinin tamamlanıp tamamlanmadığını soran Öztürk, kaç ilde ve kaç okulda risk değerlendirmesi yapıldığına ilişkin bilgi talep etti.

Son beş yılın okul güvenliği verilerini istedi

Öztürk, önergesinde yalnızca Turgutlu’daki olayla sınırlı kalmayarak Türkiye genelindeki okul güvenliği verilerinin de açıklanmasını istedi.

Bu kapsamda son beş yılda okul içinde veya okul çevresinde ateşli silah kullanılan kaç olay meydana geldiğini soran Öztürk, söz konusu olaylarda kaç öğrencinin ve eğitim çalışanının hayatını kaybettiğinin veya yaralandığının açıklanmasını talep etti.

Ayrıca ateşli silah kullanılan olaylarda fail veya şüpheli olarak işlem yapılan 18 yaşından küçük çocukların sayısının da paylaşılmasını istedi.

“Kaç okulda düzenli kolluk görevlendiriliyor?”

Okul giriş ve çıkış saatlerinde alınan güvenlik önlemlerine ilişkin de rakam isteyen Öztürk, Türkiye genelinde düzenli kolluk görevlendirmesi yapılan okul sayısını sordu.

Önergesinde bu sayının toplam okul sayısına oranının da açıklanmasını isteyen Öztürk, böylece okul güvenliğine yönelik uygulamaların ülke genelindeki kapsamının ortaya konulmasını talep etti.

Turgutlu’daki saldırı için üç kritik soru

Öztürk, soru önergesinde Turgutlu’daki olayın ayrıntılarının da açıklığa kavuşturulmasını istedi.

Bu kapsamda üç temel noktaya dikkat çekti.

İlk olarak saldırıda kullanılan av tüfeğinin 15 yaşındaki öğrencinin eline nasıl geçtiğinin tespit edilip edilmediğini soran Öztürk, silahın sahibine veya silahın muhafazasında ihmali bulunduğu değerlendirilen kişilere yönelik herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığını sordu.

İkinci olarak olaydan önce okul yönetimine, rehberlik servisine veya kolluk birimlerine şiddet, tehdit, silah ya da benzeri bir güvenlik riskine ilişkin herhangi bir bildirim ulaşıp ulaşmadığının açıklanmasını istedi.

Üçüncü olarak ise Nisan ayında açıklanan tedbirlere rağmen Turgutlu’da benzer bir olayın yaşanmasının ardından Bakanlık tarafından uygulamaların yeterliliğine ilişkin herhangi bir inceleme başlatılıp başlatılmadığını sordu.

“Açıklanan tedbirler sahada ne kadar karşılık buldu?”

Öztürk’ün önergesinin ana eksenini, Nisan ayında açıklanan güvenlik politikaları ile Eylül ayında Turgutlu’da yaşanan olay arasındaki süreç oluşturdu.

Milletvekili, alınan tedbirlerin yalnızca kâğıt üzerinde kalıp kalmadığının; denetim sayıları, ele geçirilen silahlar, risk değerlendirmeleri ve önlenen olaylar gibi ölçülebilir veriler üzerinden ortaya konulmasını istedi.

Önergesinde ayrıca Turgutlu’daki olayın ardından yeni güvenlik tedbirleri alınıp alınmayacağını da soran Öztürk, özellikle çocukların ateşli silahlara erişiminin önlenmesi ve okul çevrelerinin güvenliğinin artırılması konusunda yeni bir çalışma planlanıp planlanmadığının açıklanmasını talep etti.

Gözler Bakanlığın yanıtında

Turgutlu’daki olayla ilgili Manisa Valiliği tarafından adli ve idari soruşturma başlatıldığı açıklanırken, Öztürk’ün soru önergesiyle birlikte gözler İçişleri Bakanlığı’nın vereceği yanıta çevrildi.

Önergenin yanıtlanması halinde Nisan ayında açıklanan okul güvenliği tedbirlerinin beş aylık uygulama sürecine ilişkin denetim sayıları, ele geçirilen silahlar, risk değerlendirmeleri ve erken müdahale mekanizmalarının sonuçları konusunda Meclis’e resmi verilerin sunulması bekleniyor.

Devamını Oku

Unutulmuş Bir Kıyının Peşinde: Necmi Gürsakal’ın izinde savaş yılları…

Unutulmuş Bir Kıyının Peşinde: Necmi Gürsakal’ın izinde savaş yılları…
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Prof. Dr. Necmi Gürsakal’ın çalışması, Türkiye’nin güney kıyılarına farklı bir pencereden bakıyor. Bodrum’dan Mersin’e, Milas’tan Ula’ya uzanan anlatıda İkinci Dünya Savaşı yıllarının kıyılardaki yansımaları, denizcilik tarihi, ekonomik ilişkiler ve dönemin siyasi atmosferi ele alınıyor.

Türkiye’nin güney ve Ege kıyıları bugün turizm, deniz ve yaz mevsimiyle özdeşleşmiş durumda. Ancak bu coğrafyanın yakın tarihinde, özellikle İkinci Dünya Savaşı yıllarında yaşananlar, bugünün gündelik hayatından oldukça farklı bir tablo ortaya koyuyor.

Prof. Dr. Necmi Gürsakal’ın “Unutulmuş Bir Kıyının Peşinde” başlıklı çalışması da bu geçmişin izlerini sürüyor.

Çalışmada Bodrum’dan Gündoğan’a, Milas ve Ula’dan Mersin’e kadar uzanan geniş bir coğrafyanın savaş yıllarındaki hikâyesine odaklanılıyor. Kıyı kentlerinin yalnızca coğrafi birer mekân olarak değil, dönemin ekonomik, askeri ve siyasi gelişmelerinin de tanıkları olarak ele alındığı görülüyor.

Bodrum’dan başlayan bir hafıza yolculuğu

Çalışmanın bölüm başlıklarından biri doğrudan “Bodrum Bodrum…” ifadesini taşıyor.

Bodrum’un bugünkü turistik kimliğinin arkasında kalan geçmişe uzanan anlatı, okuyucuyu savaş yıllarının kıyılarına götürüyor. Gündelik yaşamın ayrıntıları da bu tarihsel çerçevenin içerisinde kendine yer buluyor.

“Kuru İnciri Zeytinyağına Banmak” ve “Eski bir Yaz Başı” gibi başlıklar ise anlatının yalnızca savaş ve siyaset üzerinden ilerlemediğini gösteriyor. Bölgenin gündelik hayatına, hafızasına ve geçmişteki yaşam biçimlerine ilişkin izler de çalışmanın dikkat çeken unsurları arasında yer alıyor.

Gündoğan’dan Refah Şilebi Faciası’na

Çalışmada yer alan başlıklardan biri de “Gündoğan Refah Şilebi Faciası”.

1941 yılında yaşanan Refah Şilebi faciası, Türkiye’nin İkinci Dünya Savaşı dönemindeki yakın tarihinin önemli olaylarından biri olarak biliniyor. Çalışmada bu olayın kıyı coğrafyası ve dönemin gelişmeleri içerisindeki yeri ele alınıyor.

Böylece yerel tarih ile Türkiye’nin savaş yıllarındaki genel tarihi arasında bir bağlantı kuruluyor.

1941’de İngiltere’ye giden Türk stajyer pilotlar

Çalışmanın dikkat çeken bölümlerinden biri de “1941’de Türk Stajyer Pilotlar İngiltere’de” başlığını taşıyor.

Bu bölüm, savaş yıllarında Türkiye’nin dış dünyayla kurduğu ilişkilerin farklı bir boyutuna işaret ediyor.

Türkiye’nin savaş boyunca izlediği politika, yalnızca diplomatik açıklamalar üzerinden değil; askeri eğitim, dış ilişkiler ve dönemin uluslararası gelişmeleri üzerinden de değerlendiriliyor.

“Dostane tarafsızlık” dönemi

Çalışmada tekrar tekrar karşılaşılan başlıklardan biri “Dostane tarafsızlık” kavramı.

Bu çerçevede Milas, Mersin ve Afyonkarahisar gibi farklı şehirlerin savaş yıllarındaki durumları ele alınıyor.

“Dostane Tarafsızlık Döneminde Milas’ın Bombalanması”, “Mersin ve Dostane Tarafsızlık” ve “Afyon Karahisar ve Dostane Tarafsızlık” başlıkları, savaşın Türkiye üzerindeki etkisinin yalnızca cephelerden ibaret olmadığını ortaya koyan farklı örnekleri bir araya getiriyor.

Bu başlıklar üzerinden Türkiye’nin savaş dışı kalma politikası ile savaşın yarattığı bölgesel ve ekonomik etkiler arasındaki ilişkiye bakılıyor.

Kolonyal yağmanın izleri

Çalışmanın bir başka dikkat çekici bölümü “Kolonial Yağma” başlığını taşıyor.

Bu bölümle birlikte anlatı, Türkiye kıyılarının ötesine uzanan daha geniş bir tarihsel çerçeveye açılıyor. Akdeniz ve Ege havzasının ekonomik ve siyasi ilişkileri içerisinde sömürgecilik, ticaret ve kaynakların paylaşımı gibi konular gündeme geliyor.

Ege’de İngiliz deniz komando birliği

Çalışmada yer alan “Levant Yelkenli Gemiler Filosu (LSF): Ege’deki Britanya Deniz Komando Birliği” başlığı ise savaşın deniz boyutuna odaklanıyor.

Ege Denizi’nin stratejik konumu, savaş yıllarında bölgedeki deniz hareketliliğini de önemli hale getirmişti. Levant Yelkenli Gemiler Filosu üzerinden yürütülen anlatı, bölgenin savaşın deniz cephesindeki konumuna ışık tutuyor.

Milas ve Ula’da İngilizlerin kurduğu hat

Çalışmanın son bölüm başlıklarından biri de İngilizlerin Milas ve Ula’ya kurdukları hat üzerine.

Bu başlık, savaş yıllarında Batılı güçlerin Ege ve Güneybatı Anadolu coğrafyasındaki faaliyetlerine ilişkin farklı bir ayrıntıyı gündeme getiriyor.

Böylece Bodrum, Gündoğan, Milas, Ula ve Mersin gibi birbirinden farklı görünen noktalar, ortak bir tarihsel hikâyenin parçaları olarak ele alınıyor.

Kıyıların unutulmuş hikâyelerine doğru

“Unutulmuş Bir Kıyının Peşinde”, başlığının da işaret ettiği üzere, bugünün turistik ve ekonomik kimliğiyle tanınan kıyıların geçmişteki hikâyelerine dönüyor.

Bodrum’un gündelik hayatından savaş yıllarının deniz trafiğine, Refah Şilebi faciasından Türkiye’nin “dostane tarafsızlık” dönemine, İngilizlerin Ege’deki faaliyetlerinden Milas ve Ula’daki gelişmelere kadar uzanan bölüm başlıkları, çalışmanın geniş bir tarihsel alana yayıldığını gösteriyor.

Prof. Dr. Necmi Gürsakal’ın çalışması, bu yönüyle yalnızca savaş tarihine değil, kıyıların hafızasına, yerel tarihe ve Türkiye’nin yakın geçmişine bakmak isteyen okuyucu için farklı bir okuma rotası sunuyor.

Bugün turistik merkezleriyle tanınan bu kıyıların, bundan yaklaşık bir asır önce savaşın, diplomasi trafiğinin, deniz hareketliliğinin ve uluslararası ilişkilerin kesiştiği alanlar olduğunu hatırlatan çalışma, geçmişin bugünün coğrafyasında bıraktığı izlerin peşine düşüyor.

Devamını Oku

AŞAV’dan Şehit Aileleri ve Gazilere Anlamlı Çanakkale ve Gökçeada Gezisi

AŞAV’dan Şehit Aileleri ve Gazilere Anlamlı Çanakkale ve Gökçeada Gezisi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bursa ve İstanbul Şubeleri, Yaklaşık 50 Şehit Ailesi ve Gaziyi Tarihle Buluşturdu

Anadolu Şehit Aileleri Gazileri ve Güvenlik Korucuları Vakfı (AŞAV) Bursa ve İstanbul şubeleri, aziz şehitlerin kıymetli aileleri ile kahraman gaziler için anlamlı bir gezi programı düzenledi. İki şubenin ortaklaşa gerçekleştirdiği organizasyon kapsamında yaklaşık 50 şehit ailesi ve gazi, Çanakkale ve Gökçeada’da üç gün süren programda tarihi mekânları ziyaret etti.

Şehit aileleri ve gazilerin bir araya geldiği programda, Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı bölgeler ziyaret edilirken, katılımcılar tarihe tanıklık eden mekânlarda duygu dolu anlar yaşadı.

“Çanakkale’de Yazılan Destana Şahit Olduk”

Gezi programının ardından AŞAV Bursa Şube Başkanı Mehmet Akar ve İstanbul Şube Başkanı Muhammet Koç, organizasyona ilişkin ortak bir değerlendirmede bulundu.

Akar ve Koç, Çanakkale ve Gökçeada ziyaretinin şehit aileleri ve gaziler açısından ayrı bir anlam taşıdığını belirterek, üç gün boyunca tarihin önemli dönüm noktalarından birine tanıklık ettiklerini ifade etti.

İki başkan ortak değerlendirmelerinde şu ifadelere yer verdi:

“Bu gezi bizim için şehit ailelerimiz, gazilerimiz için çok anlam ifade ediyor. Ülkemizin tarihinde bir dönüm noktası olan Çanakkale’de ve Gökçeada’da üç gün boyunca kahramanca yazılan destana şahit olduk.”

Şehitlerin Hatırasına Duygu Dolu Ziyaret

Program kapsamında şehit aileleriyle birlikte Çanakkale’de bulunan tarihi alanlar ve şehitlikler ziyaret edildi. Katılımcılar, vatan savunmasında hayatını kaybeden şehitleri anarken, geçmişten günümüze uzanan tarihi mirası yerinde görme fırsatı buldu.

AŞAV Bursa ve İstanbul şube başkanları, ziyaretlerin kendileri açısından yalnızca bir gezi olmadığını, aynı zamanda geçmişle bağ kurulan ve şehitlerin hatırasının yad edildiği anlamlı bir buluşma olduğunu vurguladı.

Açıklamada, “Şehit ailelerimiz ile birlikte dünyaya varlığımızı ispatlayan kahraman ecdadımız, aziz şehitlerimizi ziyaret ederek duygu dolu zamana yolculuk ettik” ifadeleri kullanıldı.

“Vatanımızın Her Karışında Şehitlerimizin Hatırası Var”

AŞAV yöneticileri, şehitlerin ve gazilerin Türkiye’nin her bölgesinde önemli bir hatıra bıraktığını belirterek, şehitliklere duyulan saygının önemine dikkat çekti.

Akar ve Koç, ortak açıklamalarında şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bizler biliriz ve farkındayız ki vatanımızın her karışında aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin hatırası var. Onun için yere ayak basarken haya ederek basmamız gerekiyor anlayışındayız.”

Şehitliklerin ve gazilerin taşıdığı anlamın gelecek nesillere aktarılmasının önemine de vurgu yapan AŞAV yöneticileri, vatan ve bayrak uğruna hayatını ortaya koyan şehitleri rahmet ve minnetle andıklarını ifade etti.

“Şehitlerimizin Emanetlerinin Yanında Olacağız”

AŞAV’ın şehit aileleri ve gazilere yönelik çalışmalarının devam edeceğini belirten Bursa Şube Başkanı Mehmet Akar ile İstanbul Şube Başkanı Muhammet Koç, vakfın bu konudaki sorumluluğuna dikkat çekti.

Akar ve Koç, açıklamalarında, “Bizler AŞAV olarak bu vatan için şüheda makamına ulaşan şehitlerimizin emanetleri ve kahraman gazilerimiz için ömrümüzün sonuna kadar mücadele edeceğiz, yanlarında olacağız, hizmetlerinde olacağız” ifadelerine yer verdi.

Organizasyona Katkı Sunanlara Teşekkür

Çanakkale ve Gökçeada programının gerçekleştirilmesine katkı sağlayan isimlere de teşekkür eden AŞAV Bursa ve İstanbul şubeleri, organizasyon kapsamında kendilerine ev sahipliği yapan vakıf yöneticilerine minnettarlıklarını dile getirdi.

Akar ve Koç, tarihe tanıklık edilen bu anlamlı programda katılımcıları en güzel şekilde ağırlayan AŞAV Onursal Başkanı Bülent Ayli ile Çanakkale Şube Başkanı Emine Kızılay’a teşekkür ederek, “Tarihe tanıklık ettiğimiz bu anlamlı gezide bizleri en güzel şekilde misafir eden, ev sahipliği yapan vakfımızın Onursal Başkanı Sayın Bülent Ayli Başkanımıza ve Çanakkale Şube Başkanımız Sayın Emine Kızılay Başkanımıza sonsuz teşekkür ediyoruz” açıklamasında bulundu.

Üç gün süren Çanakkale ve Gökçeada programı, şehit aileleri ve gazilerin hem tarihi mekânları ziyaret etmelerine hem de birlikte vakit geçirerek dayanışma duygularını güçlendirmelerine vesile oldu.

Devamını Oku

Ortaköy Mahallesi’nde Yolların Çilesi Bitmiyor

Ortaköy Mahallesi’nde Yolların Çilesi Bitmiyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Altyapı çalışmalarının üzerinden aylar geçti, mahalle sakinleri yolların yapılmasını bekliyor

Orhangazi’nin Ortaköy Mahallesi’nde altyapı çalışmaları nedeniyle bozulan yolların aradan geçen aylara rağmen yeniden düzenlenmemesi mahalle sakinlerinin tepkisine neden oluyor. Mahalle Muhtarı Recep Kurhan Erdal, vatandaşların yol konusunda ciddi sıkıntı yaşadığını belirtirken, Demokrat Parti Orhangazi İlçe Başkanı Baki Bekar ve ilçe yöneticileri de mahalleyi ziyaret ederek vatandaşların taleplerini dinledi.

Orhangazi’ye bağlı Ortaköy Mahallesi’nde uzun süredir devam eden yol sorunu, mahalle sakinlerinin gündemindeki en önemli konulardan biri haline geldi. Mahallede gerçekleştirilen altyapı çalışmalarının üzerinden aylar geçmesine rağmen yolların yeterli şekilde onarılmadığını belirten vatandaşlar, özellikle köy yollarının mevcut durumunun ulaşımı zorlaştırdığını ifade ediyor.

Altyapı çalışmaları sırasında kazılan ve bozulan yolların çalışmaların tamamlanmasının ardından yeniden düzenlenmesini bekleyen mahalle sakinleri, aradan geçen zamana rağmen bekledikleri çalışmanın yapılmadığını dile getiriyor.

Muhtar Recep Kurhan Erdal: “Vatandaşlarımız Yol Çalışması Bekliyor”

Ortaköy Mahallesi Muhtarı Recep Kurhan Erdal, mahallede yaşanan yol sorununun vatandaşlar açısından önemli bir problem olduğunu belirterek, özellikle altyapı çalışmalarının ardından yolların eski ve kullanışlı haline getirilmesini beklediklerini ifade ediyor.

Mahalle sakinlerinin kendisine en fazla ilettiği konuların başında yolların geldiğini belirten Erdal, altyapı çalışmalarının tamamlanmasının ardından bozulan yolların düzenlenmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Özellikle mahalle içerisinde ve köy yollarında ulaşımın daha rahat hale getirilmesini isteyen vatandaşlar, yağışlı havalarda yol şartlarının daha da zorlaştığını ve araçların geçişinde sıkıntılar yaşandığını ifade ediyor.

Mahalle muhtarlığı da vatandaşlardan gelen talepler doğrultusunda yolların bir an önce ele alınmasını ve gerekli düzenlemelerin yapılmasını istiyor.

Mahalle Sakinleri: “Aylar Geçti, Yollar Hâlâ Yapılmadı”

Ortaköy Mahallesi sakinleri ise altyapı çalışmalarına karşı olmadıklarını, ancak çalışmaların ardından bozulan yolların yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirtiyor.

Mahalle halkı, altyapı yatırımlarının önemli olduğunu ancak bu çalışmaların ardından ortaya çıkan yol problemlerinin de giderilmesinin vatandaşların günlük yaşamını doğrudan etkilediğini söylüyor.

Özellikle araçlarıyla mahalle içinde ve çevre yollarda ulaşım sağlayan vatandaşlar, bozuk zemin nedeniyle araçlarının zarar görebildiğini, bazı noktalarda ise ulaşımın daha dikkatli yapılması gerektiğini ifade ediyor.

Vatandaşların beklentisi ise altyapı çalışmalarının ardından yol düzenlemelerinin de tamamlanarak mahalle yollarının daha güvenli ve rahat bir hale getirilmesi.

Demokrat Parti Heyeti Ortaköy’de Vatandaşları Dinledi

Mahallede yaşanan sorunları yerinde görmek ve vatandaşların taleplerini dinlemek amacıyla Demokrat Parti Orhangazi İlçe Başkanı Baki Bekar ve ilçe yöneticileri Ortaköy Mahallesi’ni ziyaret etti.

Gerçekleştirilen ziyarette mahalle sakinleriyle bir araya gelen Demokrat Parti heyeti, vatandaşların yol konusundaki şikâyet ve taleplerini dinledi.

Mahalledeki mevcut yol durumunu da yerinde inceleyen Baki Bekar ve beraberindeki ilçe yöneticileri, vatandaşların yaşadığı sıkıntılar hakkında bilgi aldı.

Ziyaret sırasında özellikle altyapı çalışmalarının ardından yolların uzun süredir beklenen şekilde düzenlenmemesi konusu gündeme geldi.

“Sorun Yerinde Görüldü”

Demokrat Parti Orhangazi İlçe Başkanı Baki Bekar, ilçe yönetimiyle birlikte gerçekleştirdikleri ziyaret kapsamında Ortaköy Mahallesi sakinlerinin sorunlarını dinlediklerini ve yol konusundaki talepleri yerinde gördüklerini belirtti.

Mahallelerin sorunlarının yerinde görülmesinin ve vatandaşların doğrudan dinlenmesinin önemli olduğunu ifade eden Bekar ve ilçe yöneticileri, Ortaköy’de özellikle yol konusunda yaşanan sıkıntıların çözüm beklediğine dikkat çekti.

Mahalle sakinleri de kendilerini ziyaret eden Demokrat Parti heyetine yaşadıkları sorunları aktararak, yolların yapılması yönündeki taleplerini dile getirdi.

Köy Yolları İçin Düzenleme Beklentisi

Ortaköy Mahallesi’nde vatandaşların talepleri yalnızca mahalle içindeki yollarla sınırlı değil. Köy yollarının da daha düzenli ve kullanışlı hale getirilmesi isteniyor.

Tarım ve hayvancılıkla uğraşan vatandaşlar açısından köy yollarının ulaşımda önemli bir yere sahip olduğunu belirten mahalle sakinleri, özellikle günlük işlerini yürütürken bu yolları kullandıklarını ifade ediyor.

Ürünlerin taşınması, tarlalara ulaşım, mahalleler arası bağlantı ve günlük ulaşım açısından köy yollarının durumunun önemli olduğunu belirten vatandaşlar, yol çalışmalarının bir bütün olarak değerlendirilmesini istiyor.

Mahalle halkı, yolların yalnızca geçici olarak düzeltilmesini değil, uzun süre kullanılabilecek şekilde düzenlenmesini talep ediyor.

Altyapı Çalışmasının Ardından Yol Çalışması Bekleniyor

Mahalle sakinlerinin üzerinde durduğu temel konu ise altyapı çalışmalarının ardından yolların yeniden düzenlenmesi.

Vatandaşlar, altyapı yatırımlarının ardından yol düzenlemelerinin de tamamlanması gerektiğini belirterek, çalışmaların birbirini takip etmesi gerektiğini düşünüyor.

Aradan geçen aylara rağmen yolların beklenen seviyeye getirilmemesi ise mahalle halkında mağduriyet oluştuğu yönündeki görüşleri artırıyor.

Özellikle araç trafiğinin yoğun olduğu bölgelerde bozuk yolların günlük ulaşımı olumsuz etkilediğini belirten vatandaşlar, ilgili kurumların mahallede kapsamlı bir yol çalışması yapmasını bekliyor.

Mahallenin Beklentisi Net: Yollar Yapılsın

Ortaköy Mahallesi’nde muhtarlık, vatandaşlar ve mahalleyi ziyaret eden siyasi parti temsilcilerinin gündeminde ortak bir konu bulunuyor: Yolların yeniden düzenlenmesi.

Mahalle sakinleri, altyapı çalışmalarının ardından bozulan yolların onarılmasını ve köy yollarının da kapsamlı bir çalışma ile ele alınmasını istiyor.

Vatandaşlar, uzun süredir devam eden yol probleminin artık çözüme kavuşmasını beklerken, yetkililerden mahallede gerekli incelemelerin yapılmasını ve yol çalışmalarının başlatılmasını talep ediyor.

Ortaköy Mahallesi Muhtarı Recep Kurhan Erdal da mahalle halkından gelen talepler doğrultusunda yolların yapılmasını beklediklerini ifade ederken, vatandaşların ulaşım konusunda yaşadığı sıkıntıların giderilmesi için gerekli çalışmaların yapılması çağrısında bulunuyor.

Mahalle halkı ise altyapı çalışmalarının ardından başlayan yol mağduriyetinin daha fazla uzamamasını ve Ortaköy’ün yollarının yeniden düzenlenerek vatandaşların kullanımına uygun hale getirilmesini istiyor.

Devamını Oku

Orhangazi’de “İlk Evim Arsa” projesinde 4 yıl geçti: Hak sahipleri yer ve takvim bekliyor

Orhangazi’de “İlk Evim Arsa” projesinde 4 yıl geçti: Hak sahipleri yer ve takvim bekliyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İYİ Parti Orhangazi İlçe Başkanı Bülent Bakış, 2022 yılında açıklanan TOKİ “İlk Evim Arsa” projesi kapsamında Orhangazi’de hak sahibi olan vatandaşların yaklaşık 4 yıldır proje hakkında net bilgi beklediğini belirterek yetkililere çağrıda bulundu. Bakış, “Yer nerede? Süreç hangi aşamada? Takvim nedir?” sorularıyla projenin mevcut durumunun kamuoyuna açıklanmasını istedi.

Orhangazi’de 2022 yılında başvuruları alınan ve hak sahipliği süreci gerçekleştirilen TOKİ “İlk Evim Arsa” projesi, aradan geçen yaklaşık 4 yıla rağmen yeniden gündeme geldi.

Projede hak sahibi olan vatandaşlar, kendilerine tahsis edilmesi planlanan arsaların nerede olduğunu, imar ve parselasyon çalışmalarının hangi aşamada bulunduğunu ve tahsis işlemlerinin ne zaman başlayacağını merak ediyor.

İYİ Parti Orhangazi İlçe Başkanı Bülent Bakış da yaptığı açıklamayla, projeyle ilgili belirsizliklerin giderilmesi ve vatandaşların bilgilendirilmesi çağrısında bulundu.

“Aradan yaklaşık 4 yıl geçti”

Bakış, 2022 yılında açıklanan TOKİ İlk Evim Arsa Projesi kapsamında Orhangazi’de de başvuruların alındığını ve hak sahipliği sürecinin gerçekleştirildiğini hatırlattı.

Aradan geçen süreye dikkat çeken Bakış, hak sahibi vatandaşların bugün gelinen noktada projenin hangi aşamada olduğunu bilmek istediğini ifade etti.

Bakış, konunun siyasi tartışmaya dönüştürülmesinden ziyade vatandaşların doğrudan yanıt beklediği bir mesele olarak ele alınması gerektiğini belirtti.

“Orhangazi’de proje için yer belirlendi mi?”

İYİ Parti Orhangazi İlçe Başkanı Bülent Bakış, açıklamasında özellikle projenin uygulanacağı alanla ilgili kamuoyunda oluşan soru işaretlerine dikkat çekti.

Bakış, yetkililere şu soruları yöneltti:

Orhangazi’de proje için yer belirlendi mi?

Belirlendiyse hangi bölgede?

Planlama, imar ve parselasyon çalışmaları hangi aşamada?

Altyapı çalışmalarına ilişkin bir takvim bulunuyor mu?

Hak sahiplerine tahsis sürecinin ne zaman başlaması öngörülüyor?

Bakış, bu soruların yalnızca siyasi çevrelerin değil, doğrudan proje kapsamında hak sahibi olan vatandaşların da merak ettiği konular olduğunu ifade etti.

“Vatandaş ne zaman arsasına kavuşacağını bilmek istiyor”

Projede hak sahibi olan vatandaşların uzun süredir sürecin nasıl ilerlediğine ilişkin bilgi beklediğini belirten Bakış, özellikle yer seçimi ve tahsis takviminin netleşmesinin önem taşıdığını söyledi.

Bakış’a göre vatandaş açısından yalnızca hak sahibi olduğunun açıklanması yeterli değil. Projenin hangi bölgede uygulanacağı, imar ve parselasyon çalışmalarının ne zaman tamamlanacağı ve tahsis işlemlerinin hangi takvim doğrultusunda yapılacağı konusunda da açık bir yol haritası ortaya konulması gerekiyor.

“Amacımız tartışma oluşturmak değil”

Bülent Bakış, açıklamasında konuyu siyasi polemik haline getirmek istemediklerini özellikle vurguladı.

Bakış, amaçlarının Orhangazi’de proje kapsamında hak sahibi olan vatandaşların sorularına yanıt bulunmasını sağlamak olduğunu belirterek, ilgili kurumların kamuoyunu bilgilendirmesini istedi.

Bakış, “Amacımız tartışma oluşturmak değil; vatandaşlarımızın merak ettiği konulara açıklık kazandırılmasıdır” ifadelerini kullandı.

“Kamuoyu bilgilendirilmeli”

İYİ Parti Orhangazi İlçe Başkanı Bakış, ilgili kurumların Orhangazi özelinde projenin mevcut durumu hakkında kapsamlı bir açıklama yapmasını beklediklerini söyledi.

Bakış, özellikle projenin yerinin belirlenip belirlenmediği, planlama ve imar çalışmalarının hangi aşamada olduğu, altyapı için herhangi bir takvimin oluşturulup oluşturulmadığı ve arsaların hak sahiplerine ne zaman tahsis edileceği konularında net bilgi verilmesi gerektiğini ifade etti.

Yaklaşık dört yıllık sürecin ardından vatandaşların “Proje ne zaman başlayacak?” sorusuna yanıt aradığını belirten Bakış, belirsizliğin giderilmesi gerektiğini savundu.

“Yer nerede, süreç hangi aşamada, takvim nedir?”

Açıklamasının sonunda üç başlığı özellikle öne çıkaran Bakış, projenin geleceğine ilişkin temel soruları şöyle sıraladı:

YER NEREDE?

SÜREÇ HANGİ AŞAMADA?

TAKVİM NEDİR?

Bakış, bu soruların yanıtlarının Orhangazi kamuoyuyla paylaşılmasını isterken, İYİ Parti Orhangazi İlçe Başkanlığı olarak konuyu takip etmeyi sürdüreceklerini belirtti.

Hak sahipleri açıklama bekliyor

TOKİ İlk Evim Arsa projesi kapsamında Orhangazi’de hak sahibi olan vatandaşların önündeki en önemli soru işaretleri ise projenin uygulanacağı alan, imar ve parselasyon süreci ile tahsis takvimi olarak öne çıkıyor.

Bülent Bakış’ın açıklamasıyla birlikte, gözler ilgili kurumların Orhangazi özelinde yapacağı açıklamaya çevrildi. Hak sahiplerinin, yaklaşık dört yıllık sürecin ardından projenin hangi aşamada olduğuna ve arsaların ne zaman tahsis edileceğine ilişkin net bir takvim beklediği ifade edildi.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.