22 Eylül 2026 Salı
Anadolu Şehit Aileleri Gazileri ve Güvenlik Korucuları Vakfı (AŞAV) Bursa ve İstanbul şubeleri, aziz şehitlerin kıymetli aileleri ile kahraman gaziler için anlamlı bir gezi programı düzenledi. İki şubenin ortaklaşa gerçekleştirdiği organizasyon kapsamında yaklaşık 50 şehit ailesi ve gazi, Çanakkale ve Gökçeada’da üç gün süren programda tarihi mekânları ziyaret etti.
Şehit aileleri ve gazilerin bir araya geldiği programda, Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı bölgeler ziyaret edilirken, katılımcılar tarihe tanıklık eden mekânlarda duygu dolu anlar yaşadı.
Gezi programının ardından AŞAV Bursa Şube Başkanı Mehmet Akar ve İstanbul Şube Başkanı Muhammet Koç, organizasyona ilişkin ortak bir değerlendirmede bulundu.
Akar ve Koç, Çanakkale ve Gökçeada ziyaretinin şehit aileleri ve gaziler açısından ayrı bir anlam taşıdığını belirterek, üç gün boyunca tarihin önemli dönüm noktalarından birine tanıklık ettiklerini ifade etti.
İki başkan ortak değerlendirmelerinde şu ifadelere yer verdi:
“Bu gezi bizim için şehit ailelerimiz, gazilerimiz için çok anlam ifade ediyor. Ülkemizin tarihinde bir dönüm noktası olan Çanakkale’de ve Gökçeada’da üç gün boyunca kahramanca yazılan destana şahit olduk.”
Program kapsamında şehit aileleriyle birlikte Çanakkale’de bulunan tarihi alanlar ve şehitlikler ziyaret edildi. Katılımcılar, vatan savunmasında hayatını kaybeden şehitleri anarken, geçmişten günümüze uzanan tarihi mirası yerinde görme fırsatı buldu.
AŞAV Bursa ve İstanbul şube başkanları, ziyaretlerin kendileri açısından yalnızca bir gezi olmadığını, aynı zamanda geçmişle bağ kurulan ve şehitlerin hatırasının yad edildiği anlamlı bir buluşma olduğunu vurguladı.
Açıklamada, “Şehit ailelerimiz ile birlikte dünyaya varlığımızı ispatlayan kahraman ecdadımız, aziz şehitlerimizi ziyaret ederek duygu dolu zamana yolculuk ettik” ifadeleri kullanıldı.
AŞAV yöneticileri, şehitlerin ve gazilerin Türkiye’nin her bölgesinde önemli bir hatıra bıraktığını belirterek, şehitliklere duyulan saygının önemine dikkat çekti.
Akar ve Koç, ortak açıklamalarında şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bizler biliriz ve farkındayız ki vatanımızın her karışında aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin hatırası var. Onun için yere ayak basarken haya ederek basmamız gerekiyor anlayışındayız.”
Şehitliklerin ve gazilerin taşıdığı anlamın gelecek nesillere aktarılmasının önemine de vurgu yapan AŞAV yöneticileri, vatan ve bayrak uğruna hayatını ortaya koyan şehitleri rahmet ve minnetle andıklarını ifade etti.
AŞAV’ın şehit aileleri ve gazilere yönelik çalışmalarının devam edeceğini belirten Bursa Şube Başkanı Mehmet Akar ile İstanbul Şube Başkanı Muhammet Koç, vakfın bu konudaki sorumluluğuna dikkat çekti.
Akar ve Koç, açıklamalarında, “Bizler AŞAV olarak bu vatan için şüheda makamına ulaşan şehitlerimizin emanetleri ve kahraman gazilerimiz için ömrümüzün sonuna kadar mücadele edeceğiz, yanlarında olacağız, hizmetlerinde olacağız” ifadelerine yer verdi.
Çanakkale ve Gökçeada programının gerçekleştirilmesine katkı sağlayan isimlere de teşekkür eden AŞAV Bursa ve İstanbul şubeleri, organizasyon kapsamında kendilerine ev sahipliği yapan vakıf yöneticilerine minnettarlıklarını dile getirdi.
Akar ve Koç, tarihe tanıklık edilen bu anlamlı programda katılımcıları en güzel şekilde ağırlayan AŞAV Onursal Başkanı Bülent Ayli ile Çanakkale Şube Başkanı Emine Kızılay’a teşekkür ederek, “Tarihe tanıklık ettiğimiz bu anlamlı gezide bizleri en güzel şekilde misafir eden, ev sahipliği yapan vakfımızın Onursal Başkanı Sayın Bülent Ayli Başkanımıza ve Çanakkale Şube Başkanımız Sayın Emine Kızılay Başkanımıza sonsuz teşekkür ediyoruz” açıklamasında bulundu.
Üç gün süren Çanakkale ve Gökçeada programı, şehit aileleri ve gazilerin hem tarihi mekânları ziyaret etmelerine hem de birlikte vakit geçirerek dayanışma duygularını güçlendirmelerine vesile oldu.

Orhangazi’nin Ortaköy Mahallesi’nde altyapı çalışmaları nedeniyle bozulan yolların aradan geçen aylara rağmen yeniden düzenlenmemesi mahalle sakinlerinin tepkisine neden oluyor. Mahalle Muhtarı Recep Kurhan Erdal, vatandaşların yol konusunda ciddi sıkıntı yaşadığını belirtirken, Demokrat Parti Orhangazi İlçe Başkanı Baki Bekar ve ilçe yöneticileri de mahalleyi ziyaret ederek vatandaşların taleplerini dinledi.
Orhangazi’ye bağlı Ortaköy Mahallesi’nde uzun süredir devam eden yol sorunu, mahalle sakinlerinin gündemindeki en önemli konulardan biri haline geldi. Mahallede gerçekleştirilen altyapı çalışmalarının üzerinden aylar geçmesine rağmen yolların yeterli şekilde onarılmadığını belirten vatandaşlar, özellikle köy yollarının mevcut durumunun ulaşımı zorlaştırdığını ifade ediyor.
Altyapı çalışmaları sırasında kazılan ve bozulan yolların çalışmaların tamamlanmasının ardından yeniden düzenlenmesini bekleyen mahalle sakinleri, aradan geçen zamana rağmen bekledikleri çalışmanın yapılmadığını dile getiriyor.
Ortaköy Mahallesi Muhtarı Recep Kurhan Erdal, mahallede yaşanan yol sorununun vatandaşlar açısından önemli bir problem olduğunu belirterek, özellikle altyapı çalışmalarının ardından yolların eski ve kullanışlı haline getirilmesini beklediklerini ifade ediyor.
Mahalle sakinlerinin kendisine en fazla ilettiği konuların başında yolların geldiğini belirten Erdal, altyapı çalışmalarının tamamlanmasının ardından bozulan yolların düzenlenmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Özellikle mahalle içerisinde ve köy yollarında ulaşımın daha rahat hale getirilmesini isteyen vatandaşlar, yağışlı havalarda yol şartlarının daha da zorlaştığını ve araçların geçişinde sıkıntılar yaşandığını ifade ediyor.
Mahalle muhtarlığı da vatandaşlardan gelen talepler doğrultusunda yolların bir an önce ele alınmasını ve gerekli düzenlemelerin yapılmasını istiyor.
Ortaköy Mahallesi sakinleri ise altyapı çalışmalarına karşı olmadıklarını, ancak çalışmaların ardından bozulan yolların yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirtiyor.
Mahalle halkı, altyapı yatırımlarının önemli olduğunu ancak bu çalışmaların ardından ortaya çıkan yol problemlerinin de giderilmesinin vatandaşların günlük yaşamını doğrudan etkilediğini söylüyor.
Özellikle araçlarıyla mahalle içinde ve çevre yollarda ulaşım sağlayan vatandaşlar, bozuk zemin nedeniyle araçlarının zarar görebildiğini, bazı noktalarda ise ulaşımın daha dikkatli yapılması gerektiğini ifade ediyor.
Vatandaşların beklentisi ise altyapı çalışmalarının ardından yol düzenlemelerinin de tamamlanarak mahalle yollarının daha güvenli ve rahat bir hale getirilmesi.
Mahallede yaşanan sorunları yerinde görmek ve vatandaşların taleplerini dinlemek amacıyla Demokrat Parti Orhangazi İlçe Başkanı Baki Bekar ve ilçe yöneticileri Ortaköy Mahallesi’ni ziyaret etti.
Gerçekleştirilen ziyarette mahalle sakinleriyle bir araya gelen Demokrat Parti heyeti, vatandaşların yol konusundaki şikâyet ve taleplerini dinledi.
Mahalledeki mevcut yol durumunu da yerinde inceleyen Baki Bekar ve beraberindeki ilçe yöneticileri, vatandaşların yaşadığı sıkıntılar hakkında bilgi aldı.
Ziyaret sırasında özellikle altyapı çalışmalarının ardından yolların uzun süredir beklenen şekilde düzenlenmemesi konusu gündeme geldi.
Demokrat Parti Orhangazi İlçe Başkanı Baki Bekar, ilçe yönetimiyle birlikte gerçekleştirdikleri ziyaret kapsamında Ortaköy Mahallesi sakinlerinin sorunlarını dinlediklerini ve yol konusundaki talepleri yerinde gördüklerini belirtti.
Mahallelerin sorunlarının yerinde görülmesinin ve vatandaşların doğrudan dinlenmesinin önemli olduğunu ifade eden Bekar ve ilçe yöneticileri, Ortaköy’de özellikle yol konusunda yaşanan sıkıntıların çözüm beklediğine dikkat çekti.
Mahalle sakinleri de kendilerini ziyaret eden Demokrat Parti heyetine yaşadıkları sorunları aktararak, yolların yapılması yönündeki taleplerini dile getirdi.
Ortaköy Mahallesi’nde vatandaşların talepleri yalnızca mahalle içindeki yollarla sınırlı değil. Köy yollarının da daha düzenli ve kullanışlı hale getirilmesi isteniyor.
Tarım ve hayvancılıkla uğraşan vatandaşlar açısından köy yollarının ulaşımda önemli bir yere sahip olduğunu belirten mahalle sakinleri, özellikle günlük işlerini yürütürken bu yolları kullandıklarını ifade ediyor.
Ürünlerin taşınması, tarlalara ulaşım, mahalleler arası bağlantı ve günlük ulaşım açısından köy yollarının durumunun önemli olduğunu belirten vatandaşlar, yol çalışmalarının bir bütün olarak değerlendirilmesini istiyor.
Mahalle halkı, yolların yalnızca geçici olarak düzeltilmesini değil, uzun süre kullanılabilecek şekilde düzenlenmesini talep ediyor.
Mahalle sakinlerinin üzerinde durduğu temel konu ise altyapı çalışmalarının ardından yolların yeniden düzenlenmesi.
Vatandaşlar, altyapı yatırımlarının ardından yol düzenlemelerinin de tamamlanması gerektiğini belirterek, çalışmaların birbirini takip etmesi gerektiğini düşünüyor.
Aradan geçen aylara rağmen yolların beklenen seviyeye getirilmemesi ise mahalle halkında mağduriyet oluştuğu yönündeki görüşleri artırıyor.
Özellikle araç trafiğinin yoğun olduğu bölgelerde bozuk yolların günlük ulaşımı olumsuz etkilediğini belirten vatandaşlar, ilgili kurumların mahallede kapsamlı bir yol çalışması yapmasını bekliyor.
Ortaköy Mahallesi’nde muhtarlık, vatandaşlar ve mahalleyi ziyaret eden siyasi parti temsilcilerinin gündeminde ortak bir konu bulunuyor: Yolların yeniden düzenlenmesi.
Mahalle sakinleri, altyapı çalışmalarının ardından bozulan yolların onarılmasını ve köy yollarının da kapsamlı bir çalışma ile ele alınmasını istiyor.
Vatandaşlar, uzun süredir devam eden yol probleminin artık çözüme kavuşmasını beklerken, yetkililerden mahallede gerekli incelemelerin yapılmasını ve yol çalışmalarının başlatılmasını talep ediyor.
Ortaköy Mahallesi Muhtarı Recep Kurhan Erdal da mahalle halkından gelen talepler doğrultusunda yolların yapılmasını beklediklerini ifade ederken, vatandaşların ulaşım konusunda yaşadığı sıkıntıların giderilmesi için gerekli çalışmaların yapılması çağrısında bulunuyor.
Mahalle halkı ise altyapı çalışmalarının ardından başlayan yol mağduriyetinin daha fazla uzamamasını ve Ortaköy’ün yollarının yeniden düzenlenerek vatandaşların kullanımına uygun hale getirilmesini istiyor.
İYİ Parti Orhangazi İlçe Başkanı Bülent Bakış, 2022 yılında açıklanan TOKİ “İlk Evim Arsa” projesi kapsamında Orhangazi’de hak sahibi olan vatandaşların yaklaşık 4 yıldır proje hakkında net bilgi beklediğini belirterek yetkililere çağrıda bulundu. Bakış, “Yer nerede? Süreç hangi aşamada? Takvim nedir?” sorularıyla projenin mevcut durumunun kamuoyuna açıklanmasını istedi.
Orhangazi’de 2022 yılında başvuruları alınan ve hak sahipliği süreci gerçekleştirilen TOKİ “İlk Evim Arsa” projesi, aradan geçen yaklaşık 4 yıla rağmen yeniden gündeme geldi.
Projede hak sahibi olan vatandaşlar, kendilerine tahsis edilmesi planlanan arsaların nerede olduğunu, imar ve parselasyon çalışmalarının hangi aşamada bulunduğunu ve tahsis işlemlerinin ne zaman başlayacağını merak ediyor.
İYİ Parti Orhangazi İlçe Başkanı Bülent Bakış da yaptığı açıklamayla, projeyle ilgili belirsizliklerin giderilmesi ve vatandaşların bilgilendirilmesi çağrısında bulundu.
Bakış, 2022 yılında açıklanan TOKİ İlk Evim Arsa Projesi kapsamında Orhangazi’de de başvuruların alındığını ve hak sahipliği sürecinin gerçekleştirildiğini hatırlattı.
Aradan geçen süreye dikkat çeken Bakış, hak sahibi vatandaşların bugün gelinen noktada projenin hangi aşamada olduğunu bilmek istediğini ifade etti.
Bakış, konunun siyasi tartışmaya dönüştürülmesinden ziyade vatandaşların doğrudan yanıt beklediği bir mesele olarak ele alınması gerektiğini belirtti.
İYİ Parti Orhangazi İlçe Başkanı Bülent Bakış, açıklamasında özellikle projenin uygulanacağı alanla ilgili kamuoyunda oluşan soru işaretlerine dikkat çekti.
Bakış, yetkililere şu soruları yöneltti:
Orhangazi’de proje için yer belirlendi mi?
Belirlendiyse hangi bölgede?
Planlama, imar ve parselasyon çalışmaları hangi aşamada?
Altyapı çalışmalarına ilişkin bir takvim bulunuyor mu?
Hak sahiplerine tahsis sürecinin ne zaman başlaması öngörülüyor?
Bakış, bu soruların yalnızca siyasi çevrelerin değil, doğrudan proje kapsamında hak sahibi olan vatandaşların da merak ettiği konular olduğunu ifade etti.
Projede hak sahibi olan vatandaşların uzun süredir sürecin nasıl ilerlediğine ilişkin bilgi beklediğini belirten Bakış, özellikle yer seçimi ve tahsis takviminin netleşmesinin önem taşıdığını söyledi.
Bakış’a göre vatandaş açısından yalnızca hak sahibi olduğunun açıklanması yeterli değil. Projenin hangi bölgede uygulanacağı, imar ve parselasyon çalışmalarının ne zaman tamamlanacağı ve tahsis işlemlerinin hangi takvim doğrultusunda yapılacağı konusunda da açık bir yol haritası ortaya konulması gerekiyor.
Bülent Bakış, açıklamasında konuyu siyasi polemik haline getirmek istemediklerini özellikle vurguladı.
Bakış, amaçlarının Orhangazi’de proje kapsamında hak sahibi olan vatandaşların sorularına yanıt bulunmasını sağlamak olduğunu belirterek, ilgili kurumların kamuoyunu bilgilendirmesini istedi.
Bakış, “Amacımız tartışma oluşturmak değil; vatandaşlarımızın merak ettiği konulara açıklık kazandırılmasıdır” ifadelerini kullandı.
İYİ Parti Orhangazi İlçe Başkanı Bakış, ilgili kurumların Orhangazi özelinde projenin mevcut durumu hakkında kapsamlı bir açıklama yapmasını beklediklerini söyledi.
Bakış, özellikle projenin yerinin belirlenip belirlenmediği, planlama ve imar çalışmalarının hangi aşamada olduğu, altyapı için herhangi bir takvimin oluşturulup oluşturulmadığı ve arsaların hak sahiplerine ne zaman tahsis edileceği konularında net bilgi verilmesi gerektiğini ifade etti.
Yaklaşık dört yıllık sürecin ardından vatandaşların “Proje ne zaman başlayacak?” sorusuna yanıt aradığını belirten Bakış, belirsizliğin giderilmesi gerektiğini savundu.
Açıklamasının sonunda üç başlığı özellikle öne çıkaran Bakış, projenin geleceğine ilişkin temel soruları şöyle sıraladı:
YER NEREDE?
SÜREÇ HANGİ AŞAMADA?
TAKVİM NEDİR?
Bakış, bu soruların yanıtlarının Orhangazi kamuoyuyla paylaşılmasını isterken, İYİ Parti Orhangazi İlçe Başkanlığı olarak konuyu takip etmeyi sürdüreceklerini belirtti.
TOKİ İlk Evim Arsa projesi kapsamında Orhangazi’de hak sahibi olan vatandaşların önündeki en önemli soru işaretleri ise projenin uygulanacağı alan, imar ve parselasyon süreci ile tahsis takvimi olarak öne çıkıyor.
Bülent Bakış’ın açıklamasıyla birlikte, gözler ilgili kurumların Orhangazi özelinde yapacağı açıklamaya çevrildi. Hak sahiplerinin, yaklaşık dört yıllık sürecin ardından projenin hangi aşamada olduğuna ve arsaların ne zaman tahsis edileceğine ilişkin net bir takvim beklediği ifade edildi.
DEVA Partisi İnegöl İlçe Başkanı Onur Metinbaş, İnegöl mobilya sektörünün yaşadığı sorunlara ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Artan üretim maliyetleri, daralan siparişler, finansmana erişim güçlüğü ve enerji sorunlarının esnafı ciddi biçimde zorladığını belirten Metinbaş, yıllardır dile getirilen sorunların artık açıklamalarla geçiştirilemeyeceğini savundu. “Esnafın umuda ihtiyacı var ama boş vaade ihtiyacı yok” diyen Metinbaş, İnegöl mobilyası için somut, ölçülebilir ve uygulanabilir adımlar atılması çağrısında bulundu.
İnegöl ekonomisinin temel taşı konumundaki mobilya sektöründe yaşanan sıkıntılar, sektör temsilcilerinin açıklamalarıyla yeniden gündeme geldi.
İnegöl Marangozlar ve Mobilyacılar Odası Başkanı Yasin Altuntepe’nin sektörün içinde bulunduğu tabloya ilişkin değerlendirmelerinin ardından DEVA Partisi İnegöl İlçe Başkanı Onur Metinbaş da kapsamlı bir açıklama yaptı.
Metinbaş, mobilya sektörünün yalnızca ticari bir faaliyet alanı olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, sektörde yaşanan her sorunun doğrudan İnegöl’ün istihdamına, ihracatına, esnafına ve kent ekonomisine yansıdığını ifade etti.
Metinbaş’a göre bugün gelinen noktada mesele yeni proje açıklamak ya da kamuoyuna yeni vaatler sunmak değil, mevcut sorunların çözümü için somut adımlar atılması.
İnegöl mobilyasının yıllardır kentin üretim gücünün en önemli unsurlarından biri olduğunu belirten Metinbaş, buna rağmen üreticilerin giderek ağırlaşan maliyet yükü altında bırakıldığını savundu.
Metinbaş, hammadde fiyatlarından enerji giderlerine, kiralardan personel maliyetlerine ve finansman yüküne kadar çok sayıda kalemin işletmeler üzerindeki baskıyı artırdığını belirterek, siparişlerde yaşanan daralmanın da tabloyu daha ağır hale getirdiğini söyledi.
Küçük ve orta ölçekli işletmelerin artık büyüme hedeflerinden önce ayakta kalma mücadelesi verdiğini ifade eden Metinbaş, bu durumun yalnızca işletme sahiplerini değil, çalışanları ve kent ekonomisini de yakından ilgilendirdiğini dile getirdi.
Metinbaş, sorunun artık birkaç işletmenin yaşadığı münferit bir sıkıntı olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, sektörün bütününü ilgilendiren yapısal bir sorunla karşı karşıya olunduğunu savundu.
Metinbaş, mobilyacı esnafının sorunlarını yıllardır farklı platformlarda dile getirdiğini belirterek, açıklama yapmanın ve sorunları tespit etmenin tek başına yeterli olmadığını söyledi.
Sektör temsilcilerinin sorunları ilgili kurumlara aktardığını, ancak üreticinin artık sonuç görmek istediğini belirten Metinbaş, çözüm için somut bir yol haritası ortaya konulması gerektiğini ifade etti.
Metinbaş’ın açıklamasındaki en sert başlıklardan biri de bu noktada geldi.
Esnafın yalnızca seçim dönemlerinde, toplantılarda veya kamuoyu açıklamalarında hatırlanmaması gerektiğini belirten Metinbaş, üreticinin günlük hayatında karşı karşıya kaldığı maliyet ve finansman sorunlarının kalıcı biçimde çözülmesi gerektiğini savundu.
İnegöl mobilyasıyla ilgili son dönemde farklı projelerin ve önerilerin gündeme geldiğini hatırlatan Metinbaş, projelerin içeriğinin kadar uygulanabilirliğinin de önemli olduğunu söyledi.
Bir projenin kamuoyuna açıklanmasının tek başına çözüm anlamına gelmediğini belirten Metinbaş, özellikle esnaftan maddi katkı veya ücret talep edilen çalışmaların bütün ayrıntılarıyla açıklanması gerektiğini ifade etti.
Metinbaş, şu soruların kamuoyunun önünde yanıtlanması gerektiğini savundu:
Proje tam olarak ne sağlayacak?
Kim uygulayacak?
Finansmanı nasıl sağlanacak?
Esnafa maliyeti ne olacak?
Üretici bundan ne kazanacak?
Ne zaman hayata geçirilecek?
Sonuçları nasıl ölçülecek?
Metinbaş’a göre İnegöl esnafının artık genel ifadelerden ve belirsiz vaatlerden ziyade bu soruların somut yanıtlarını görmeye ihtiyacı var.
Metinbaş, açıklamasında esnafın devletten veya kurumlardan karşılıksız kaynak talep ettiği şeklindeki bir yaklaşımın da doğru olmadığını belirtti.
Üreticinin temel beklentisinin, üretmeye devam edebilmesini sağlayacak ekonomik koşulların oluşturulması olduğunu ifade eden Metinbaş, finansmana erişim, enerji maliyetleri ve üretim giderleri konusunda daha gerçekçi politikalar uygulanması gerektiğini söyledi.
Metinbaş, üreticinin çalışmak, ihracat yapmak, istihdam oluşturmak ve yatırımını sürdürmek istediğini belirterek, bunun için öncelikle işletmelerin nefes alabileceği bir ekonomik ortam oluşturulması gerektiğini savundu.
Mobilya sektöründe yaşanan en önemli sorunlardan birinin finansmana erişim olduğunu belirten Metinbaş, özellikle küçük işletmeler açısından kredi maliyetlerinin ve nakit akışındaki bozulmanın ciddi bir baskı oluşturduğunu söyledi.
Üretim yapan işletmelerin sermayelerini yalnızca artan maliyetleri karşılamak için kullanmak zorunda kalmasının sürdürülebilir olmadığını belirten Metinbaş, finansmana erişimin kolaylaştırılması gerektiğini ifade etti.
Metinbaş, “Üreten işletmenin finansmana erişemediği, yatırım yapamadığı ve işletme sermayesini koruyamadığı bir ortamda sektörün büyümesini beklemek gerçekçi değildir” değerlendirmesinde bulundu.
Metinbaş, İnegöl’deki üretim bölgelerinde enerji ve ısınma konusunda yaşanan sorunların da görmezden gelinmemesi gerektiğini söyledi.
Çevrenin korunmasının önemli olduğunu belirten Metinbaş, ancak üreticinin önüne yalnızca yasak ve yaptırım konulmasının yeterli olmadığını savundu.
Özellikle doğal gaz altyapısının bulunmadığı bölgelerde faaliyet gösteren işletmeler için ekonomik ve ulaşılabilir alternatiflerin oluşturulması gerektiğini ifade eden Metinbaş, esnafın hem çevre kurallarına uymasının hem de üretimini sürdürebilmesinin sağlanması gerektiğini söyledi.
Metinbaş, İnegöl mobilyasının siyasi tartışmaların ve dönemsel vaatlerin konusu haline getirilmemesi gerektiğini belirtti.
Sektörün kent açısından taşıdığı önemin siyasi görüşlerin üzerinde olduğunu ifade eden Metinbaş, hangi siyasi partiden olursa olsun, çözüm üretmeye yönelik her adımın desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Ancak bunun için öncelikle ortaya konulan projelerin gerçekçi olması gerektiğini savunan Metinbaş, İnegöl mobilyasının yalnızca seçim dönemlerinde gündeme taşınmasının yeterli olmadığını dile getirdi.
Metinbaş, sektör temsilcilerinin açıklamalarında dile getirdiği sorunların uzun süredir kamuoyunun gündeminde olduğunu belirterek, artık aynı sorunların tekrar tekrar konuşulmasının çözüm anlamına gelmediğini söyledi.
İnegöl’de üretim yapan işletmelerin her geçen gün yeni bir maliyet kalemiyle karşı karşıya kaldığını ifade eden Metinbaş, esnafın sabır sınırlarının zorlandığını savundu.
Metinbaş’a göre artık yeni bir sorun listesi hazırlamak yerine, mevcut sorunların her biri için sorumlu kurumların, takvimin ve çözüm yönteminin ortaya konulması gerekiyor.
Metinbaş, DEVA Partisi İnegöl İlçe Başkanlığı olarak sektör temsilcilerinin taleplerini siyasi görüş ayrımı yapmadan gündemde tutacaklarını belirtti.
“Biz DEVA Partisi İnegöl İlçe Başkanlığı olarak; hangi siyasi görüşten gelirse gelsin, İnegöl için üreten, istihdam sağlayan, ihracat yapan her işletmemizin yanında durmaya ve sektör temsilcilerinin haklı taleplerini gündemde tutmaya devam edeceğiz” diyen Metinbaş, sektörün sorunlarının çözümü konusunda tüm kurumlarla iletişime açık olduklarını ifade etti.
İnegöl mobilyasının yalnızca mobilyacının meselesi olmadığını vurgulayan Metinbaş, sektörün kent ekonomisi açısından kritik bir noktada bulunduğunu söyledi.
Mobilya sektöründeki daralmanın yan sanayiden nakliyeye, istihdamdan ihracata kadar çok sayıda alanı etkileyebileceğini belirten Metinbaş, bu nedenle sektörün yaşadığı sorunların kent gündeminin öncelikli başlıklarından biri olması gerektiğini savundu.
Metinbaş, “İnegöl mobilyası güç kaybederse, İnegöl güç kaybeder” diyerek sektörün korunması ve üretim kapasitesinin sürdürülebilmesi gerektiğini ifade etti.
Açıklamasının sonunda daha sert bir mesaj veren Metinbaş, İnegöl mobilya sektörünün artık yalnızca vaat ve proje açıklamalarıyla oyalanmaması gerektiğini söyledi.
Metinbaş, esnafın yıllardır aynı sorunları dile getirdiğini belirterek, “Esnafımızın umuda ihtiyacı var ama boş vaade ihtiyacı yok” yaklaşımını öne çıkardı.
Metinbaş’a göre bundan sonraki süreçte yapılması gereken; sorunları yeniden sıralamak değil, çözüm için somut takvim oluşturmak, sorumlulukları belirlemek ve verilen sözlerin sonuçlarını kamuoyuna açıklamak.
Metinbaş, İnegöl mobilyasının geleceğinin yalnızca sektör temsilcilerini değil, bütün kenti ilgilendirdiğini belirterek, üreticinin ayakta kalabilmesi için somut adımların gecikmeden atılması gerektiğini vurguladı.
“İnegöl esnafı artık söz değil, sonuç görmek istiyor. Üreticinin maliyet yükü hafifletilmeli, finansmana erişim kolaylaştırılmalı, enerji ve yakacak konusunda uygulanabilir çözümler ortaya konulmalı. İnegöl mobilyacısı üretmek istiyor. Bunun için de önüne yeni engeller değil, üretmesini sağlayacak koşullar konulmalı. Bizim derdimiz siyaset yapmak değil; İnegöl’ün üretimini, istihdamını ve geleceğini korumaktır.”
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, KOBİ OSB projesine ilişkin açıklamalarda bulunarak, projenin kişilerden ve dönemsel yönetimlerden bağımsız şekilde yürütülmesi gerektiğini söyledi. Matlı, geçmişte KOBİ’lerden alınan başvuruların da dikkate alınması gerektiğini belirterek, “Hiçbir başvuru yok sayılmayacak” mesajı verdi.
BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, KOBİ OSB projesinin geleceğine ilişkin değerlendirmelerini sosyal medya hesapları üzerinden kamuoyuyla paylaştı. Projenin herhangi bir kişi ya da yönetimin özel çalışması olarak görülmemesi gerektiğini belirten Matlı, KOBİ OSB’nin BTSO’nun kurumsal sorumluluğunda olduğunu ifade etti.
Matlı, açıklamasında projenin BTSO seçimlerinin sonucuna göre başlayıp duracak bir çalışma olmadığını belirterek, “KOBİ OSB, bir kişinin ya da bir yönetimin projesi değildir. Seçimi kimin kazandığına göre başlayacak veya duracak bir iş de değildir. Bu proje, BTSO’nun kurumsal sorumluluğundadır” ifadelerini kullandı.
KOBİ OSB sürecinin geçmişine de değinen Matlı, yaklaşık 10 yıllık dönemde KOBİ’lerden iki kez talep toplandığını, buna rağmen bugüne kadar yer tahsisi gerçekleştirilmediğini öne sürdü.
Seçimlere kısa süre kala yeniden talep toplanmasının da değerlendirilmesi gerektiğini belirten Matlı, daha önce başvuru yapan işletmelerin taleplerinin hangi aşamada olduğunun kamuoyuna açıklanması gerektiğini savundu.
Matlı, açıklamasında, “Daha önce toplanan talepler neden sonuçlandırılmadı? Verilen sözler neden yerine getirilmedi?” sorularını gündeme taşıdı.
Bu ifadelerle birlikte KOBİ OSB kapsamında geçmiş yıllarda başvuru yapan işletmelerin taleplerinin akıbeti de yeniden tartışmaya açıldı.

Öte yandan BTSO tarafından daha önce yapılan açıklamalarda, KOBİ OSB projesine firmalardan yoğun talep geldiği ve projenin küçük ve orta ölçekli işletmelerin üretim kapasitesini geliştirmesi ve uluslararası pazarlara açılmasına katkı sağlamasının hedeflendiği belirtilmişti.
Özer Matlı, BTSO Başkanlığına seçilmeleri halinde KOBİ OSB kapsamında geçmişte alınan başvuruların da sürecin dışında bırakılmayacağını söyledi.
Matlı, “Biz göreve geldiğimizde, son toplananlar dâhil bütün başvurular BTSO’nun güvencesi altında olacak. Hiçbir başvuru yok sayılmayacak. Süreç başından sonuna kadar takip edilecek” açıklamasında bulundu.
KOBİ OSB’de yer tahsislerinin belirli, açık ve takip edilebilir kriterlere göre yapılması gerektiğini belirten Matlı, sürecin daha şeffaf ve adil bir şekilde yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
KOBİ’lerin üretim faaliyetlerini daha planlı sanayi alanlarına taşıması ve büyüme ihtiyaçlarının karşılanması, Bursa iş dünyasının uzun süredir gündeminde yer alan konular arasında bulunuyor.
BTSO’nun daha önceki açıklamalarında da KOBİ OSB’nin, küçük ve orta ölçekli işletmelerin üretim altyapısını güçlendirmesi ve uluslararası pazarlara erişimini kolaylaştırması hedeflenen projelerden biri olduğu ifade edilmişti.
Matlı ise daha önce kamuoyuyla paylaştığı “Bursa Ekonomisi Dönüşüm Planı – Vizyon 2040” çalışmasında da KOBİ OSB konusuna yer vermişti. Matlı’nın önceki açıklamalarında, Bursa’nın farklı bölgelerinde KOBİ’lerin üretim alanı ihtiyacının karşılanmasına yönelik önerilerinin yanı sıra Bursa’nın doğusunda da bir KOBİ OSB kurulması gerektiği yönündeki görüşü bulunuyordu.
Açıklamasının sonunda KOBİ OSB’nin BTSO’nun kurumsal yapısı içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Matlı, projenin kişilere bağlı olmaması gerektiğini belirtti.
Matlı, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Çünkü KOBİ OSB şahısların değil, BTSO’nun projesidir. Kurumlar kalıcıdır, kişiler geçicidir.”
Matlı’nın açıklamasıyla birlikte KOBİ OSB kapsamında geçmişte alınan başvuruların durumu, yeni taleplerin nasıl değerlendirileceği ve yer tahsislerinin hangi kriterlere göre yapılacağı konuları BTSO seçimleri öncesinde yeniden gündeme geldi.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.