Memur emeklileri, görev aylığı ile emekli aylığı arasındaki makasın giderek açılmasına ve çalışma hayatında uygulanan bazı ücret artışlarının emekli aylıklarına aynı şekilde yansıtılmamasına sert tepki gösterdi. Emekliler, yıllarca kamu hizmetinde görev yapan insanların emeklilik döneminde ekonomik açıdan adeta cezalandırıldığını savunarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne ve hükümete çağrıda bulundu.
Memur emeklilerinin açıklamasında, emeklinin devlet bütçesinde yalnızca bir “gider kalemi” olarak görülmemesi gerektiği vurgulanırken, yıllarca kamu hizmeti veren memurların emekli olduklarında yaşadığı gelir kaybının artık sürdürülemez noktaya geldiği ifade edildi.
Memur emeklilerinin tepkisinin merkezinde, görev aylığı ile emekli aylığı arasındaki giderek büyüyen fark bulunuyor.
Açıklamada, görev aylığının emekli aylığına oranının yüzde 45’lere kadar gerilediği ileri sürülürken, bu tablonun yalnızca bugünün emeklilerini değil, halen görev yapan memurların geleceğe ilişkin emeklilik kararlarını da etkilediği belirtildi.
Yıllarca devlete hizmet veren memurların, emeklilik aşamasına geldiklerinde gelirlerinde ciddi kayıplarla karşı karşıya bırakılmasının kabul edilemez olduğu savunuldu.
Emeklilerin tepkisi şu sözlerle özetlendi:
“Emekli olduk diye insanlığımızdan, emeğimizden ve yıllarca verdiğimiz hizmetten vazgeçmedik. Emekli olduk diye devletin gözünde değerimiz neden azalıyor?”
Memur emeklileri, çalışma döneminde aynı kurumun, aynı hizmetin ve aynı sorumluluğun parçası olan çalışanlarla emekliler arasında ekonomik açıdan giderek büyüyen farkın yeniden ele alınmasını istiyor.
Çalışan memura verilen ilave ödemelerin emekli memurlara yansımamasının emekliler açısından ciddi bir gelir kaybı oluşturduğu belirtilirken, “Çalışırken devletin memuruyuz, emekli olunca neden unutuluyoruz?” sorusu yöneltildi.
Emekli temsilcileri, çalışan memurların ekonomik haklarında yapılan iyileştirmelerin emekli aylıklarına da yansıtılması gerektiğini savunuyor.
Açıklamada, emeklilerin kamu maliyesi açısından yalnızca bir harcama kalemi olarak değerlendirilmesine de sert tepki gösterildi.
“Emekliler, Hazine için gider ya da devlete yük olarak değerlendirilmemelidir” denilen açıklamada, yıllarca kamu hizmetinde bulunan insanların emeklilik dönemindeki ekonomik durumunun yalnızca bütçe hesabıyla ele alınamayacağı vurgulandı.
Memur emeklileri, devletin büyüklüğünün emeklisine nasıl sahip çıktığıyla da ölçülmesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Devletimiz, hesap makinesinin küçük rakamlarıyla hesap yapmayacak kadar büyük bir devlettir.”
Emeklilerin ekonomik durumuna ilişkin kullanılan ifadeler ise dikkat çekti.
Açıklamada, “Emekliler torunlarına fıkra anlatması gerekirken; emeklilerin mali durumu fıkraya konu oluyor, gülünecek hale düşüyor” denildi.
Bu sözlerle, emekli aylıkları ile temel yaşam giderleri arasındaki farkın geldiği noktaya dikkat çekildi.
Memur emeklileri, yıllarca alın teri döken insanların emeklilik döneminde geçim hesabı yapmak zorunda bırakılmasının sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmadığını savundu.
Emeklilik kararının çalışan memurlar açısından ekonomik bir risk haline gelmesinin ciddi bir sorun olduğu ifade edildi.
Görev aylığı ile emekli aylığı arasındaki farkın büyümesi nedeniyle bazı çalışan memurların emekli olmaktan kaçındığı, emekli olanların ise gelir kaybı nedeniyle “Keşke emekli olmasaydım” demek zorunda kaldığı belirtildi.
Memur emeklileri, bir insanın onlarca yıl kamu hizmeti verdikten sonra emekliliği bir pişmanlık olarak görmesinin üzerinde düşünülmesi gereken ciddi bir tablo olduğunu ifade etti.
Memur emeklilerinin en önemli taleplerinden biri, çalışan memurlara verilen seyyanen artışın emekli memurlara da yansıtılması.
Açıklamada, çalışan memur ile emekli memur arasındaki gelir bağının yeniden kurulması gerektiği belirtilerek, yalnızca dönemsel zamlarla sorunun çözülemeyeceği savunuldu.
Memur emeklileri, taleplerinin geçici bir iyileştirme değil, kalıcı bir yasal düzenlemeyle güvence altına alınmasını istiyor.
Memur emeklileri, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve hükümete yönelik çağrısını net ifadelerle yineledi:
“Emekliyi yıllarca sürecek hukuki süreçlere mahkûm etmeyin.”
Açıklamada, çalışan memurlara verilen seyyanen artışın emeklilerine de verilmesi, ayrıca Anayasal eşitlik ilkesi dikkate alınarak bütün emeklilerin durumunun değerlendirilmesi talep edildi.
Memur emeklileri, yıllarca çalıştıktan sonra haklarını elde edebilmek için yeni hukuki mücadelelere sürüklenmek istemediklerini belirterek, çözümün açık ve doğrudan bir yasal düzenlemeyle sağlanmasını istiyor.
Memur emeklilerinin açıklamasında en güçlü vurgu ise kalıcı yasal güvence talebi oldu.
Emeklilerin ekonomik geleceğinin her dönem yeni bir düzenleme, yeni bir zam beklentisi veya yeni bir siyasi açıklamaya bağlı kalmaması gerektiği ifade edildi.
“Emeklilerimizin hakkı bir beklentiye değil, açık ve kalıcı bir yasal güvenceye kavuşturulmalıdır” denildi.
Memur emeklileri açısından talep yalnızca daha yüksek bir aylık bağlanması değil; çalışma hayatında elde edilen ücret ile emeklilik dönemindeki aylık arasındaki bağın yeniden kurulması olarak ortaya konuluyor.
Yıllarca kamu hizmeti veren memur emeklileri, “Çalışırken devletin yükünü taşıdık, şimdi devlet de bizim yükümüzü taşımalı” mesajı verirken, emeklilik döneminin ekonomik belirsizlik ve geçim sıkıntısıyla anılmaması gerektiğini vurguluyor.
Memur emeklilerinin beklentisi açık: Geçici çözümler değil, eşitlik temelinde kalıcı düzenleme ve yasal güvence.
GÜNDEM
26 Eylül 2026GÜNDEM
26 Eylül 2026GÜNDEM
26 Eylül 2026GÜNDEM
26 Eylül 2026GÜNDEM
26 Eylül 2026GÜNDEM
26 Eylül 2026GÜNDEM
26 Eylül 2026
1 Yabancı ilgisini üzerine çeken yerli hisseler 63758 kez okundu
2 Yabancı ilgisini üzerine çeken yerli hisseler 63749 kez okundu
3 HSBC, havacılık hisselerini mercek altına aldı 2050 kez okundu
4 Başkan adayı Bozbey, metroda gençlerle sohbet etti 1327 kez okundu