Girne’deki bazı gayrimenkul projelerinde daire satın aldıklarını belirten 150’den fazla kişinin teslimat ve para iadesi sorunları yaşadığı iddia ediliyor. Ceyhun Tunalı İnşaat ile ilişkilendirilen projelere yönelik iddialar henüz bu araştırma kapsamında bağımsız kaynaklarla doğrulanamazken, Mert Başaran’ın katıldığı bir yatırım etkinliğinin üniversite kayıtlarında yer aldığı görülüyor. Etkinliğin varlığı ise mağduriyet iddialarını veya katılımcıların hukuki sorumluluğunu kanıtlamıyor.
Yurt dışında gayrimenkul yatırımı yapmak isteyen vatandaşlara yönelik yüksek kazanç, kira getirisi ve kısa sürede değer artışı vaatleri, yatırım kararlarında risk değerlendirmesini yeniden gündeme taşıyor. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), Dubai ve Karadağ gibi bölgelerde pazarlanan projelerle ilgili iddialar, yatırımcıların sözleşme güvenceleri, teslim koşulları ve olası uyuşmazlıklarda başvurabilecekleri hukuki yolların önemini ortaya koyuyor.
Haber Erk’te 25 Ekim 2026 tarihinde yayımlanan ve bu araştırmaya konu olan haberde, KKTC’nin Girne bölgesinde Ceyhun Tunalı İnşaat tarafından pazarlandığı belirtilen projelerden daire alan 150’den fazla kişinin mağduriyet yaşadığı ileri sürülüyor.
İddialara göre bazı yatırımcılar, satın aldıkları konutların teslim edilmediğini, ödedikleri bedelleri geri alamadıklarını ve şirket yetkilileriyle iletişim kurmakta zorlandıklarını belirtiyor. Bazı kişilerin para iadesi talebiyle ihtarname gönderdiği de öne sürülüyor.
Ancak bu araştırma sırasında 150’den fazla kişiye ilişkin iddiayı doğrulayacak bağımsız bir mağdur listesine, resmî soruşturma açıklamasına veya kesinleşmiş bir mahkeme kararına ulaşılamadı. Bu nedenle mağdur sayısı ve iddiaların kapsamı, ilgili belgeler ve tarafların açıklamalarıyla ayrıca doğrulanmayı bekliyor.
İddialarda gündeme gelen konulardan biri de gayrimenkul projelerinin tanıtımında yatırım seminerlerinin kullanıldığı yönündeki anlatımlar.
Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin 13 Aralık 2024 tarihli duyurusuna göre, üniversitenin İletişim Fakültesi ve Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü tarafından düzenlenen “Hayallerin için Finansal Okuryazarlık ve Yatırım Tüyoları” başlıklı etkinlik, Ceyhun Tunalı and Sons şirketinin ana sponsorluğunda gerçekleştirildi. 10 Aralık 2024 tarihindeki etkinlikte Finansal Tasarruf Uzmanı Mert Başaran ile şirketin direktörü Ceyhun Tunalı konuşmacı olarak yer aldı. <Cite refs={[“turn169236search0″,”turn169236search2”]}/>
Üniversitenin yayımladığı açıklamada etkinliğin finansal okuryazarlık, tasarruf alışkanlıkları ve yatırım konularına odaklandığı belirtiliyor. Bununla birlikte, söz konusu duyuru, iddialara konu edilen dairelerin bu etkinlikte satıldığını veya katılımcıların belirli bir projeye yatırım yapmaya yönlendirildiğini ortaya koymuyor.
Bazı yatırımcıların seminerlerdeki sunumların satın alma kararlarını etkilediği yönündeki iddiaları da mevcut belgeler üzerinden bağımsız biçimde doğrulanabilmiş değil.
Bir kişinin yatırım etkinliğine katılması veya bir şirketin etkinliğe sponsor olması, tek başına o şirketin bütün projelerinden ya da sonradan ortaya atılan mağduriyet iddialarından sorumlu tutulabileceği anlamına gelmez. Bu konuda değerlendirme yapılabilmesi için etkinliğin içeriği, kullanılan tanıtım materyalleri, verilen taahhütler ve tarafların somut ilişkileri incelenmeli.
Ceyhun Tunalı and Sons’un kurumsal internet sitesinde şirket, KKTC’de gayrimenkul projeleri geliştiren ve yatırımcılara satış sonrası hizmetler sunduğunu belirten bir inşaat şirketi olarak tanıtılıyor. Şirketin internet sitesinde çeşitli projelere ilişkin tanıtım bilgileri de bulunuyor. <Cite refs={[“turn527280search4″,”turn527280search6”]}/>
Ancak kurumsal internet sitesindeki bilgiler, iddialara konu edilen projelerin mevcut inşaat durumunu, satış sözleşmelerinin şartlarını veya alıcıların teslimat ve para iadesi taleplerinin sonucunu tek başına göstermiyor.
Bu nedenle araştırmanın açıklığa kavuşturması gereken temel sorular şunlar:
Bu sorular yanıtlanmadan, iddiaların kapsamı ve sorumlulukların kimlere ait olduğu konusunda kesin bir sonuca varılamaz.
Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı, Türkiye’deki ön ödemeli konut satışlarına ilişkin bilgilendirmesinde, alıcıların sözleşmeleri dikkatle incelemesini, taşınmazın tapu durumunu araştırmasını ve satıcının sunduğu teminatları kontrol etmesini öneriyor. Bakanlığın rehberi, Türkiye’deki ilgili mevzuat kapsamında yapılan satışlara yönelik bilgiler içeriyor; yurt dışındaki işlemlere doğrudan aynı kuralların uygulanacağı varsayılmamalı. <Cite refs={[“turn527280search2”]}/>
KKTC’de gayrimenkul satın almayı düşünenlerin ise işlem yapılacak bölgenin yürürlükteki mevzuatını ayrıca incelemesi gerekiyor. Özellikle şu kontroller önem taşıyor:
Tapu ve mülkiyet: Satıcının taşınmaz üzerindeki hakları, tapu kayıtları ve mevcut takyidatlar bağımsız bir hukukçu aracılığıyla incelenmeli.
İnşaat izinleri: Projenin ruhsatları, inşaatın fiilî durumu ve taahhüt edilen teslim tarihi doğrulanmalı.
Sözleşme ve ödeme koşulları: Gecikme, sözleşmeden dönme, para iadesi ve uyuşmazlıkların çözümüne ilişkin maddeler açık olmalı.
Kira garantisi ve kazanç vaatleri: Garantiyi kimin verdiği, hangi koşullarda geçerli olduğu ve yükümlülüğün hangi hukuki belgeye dayandığı araştırılmalı.
Bağımsız hukuki danışmanlık: Satıcının veya emlak danışmanının yönlendirdiği kişiler dışında, alıcının kendi çıkarlarını temsil eden bağımsız bir avukattan görüş alınmalı.
Bu kontroller, yatırım riskini tamamen ortadan kaldırmasa da kararın yalnızca reklamlar veya sözlü vaatler üzerinden verilmesini önlemeye yardımcı olabilir.
Yurt dışındaki gayrimenkul uyuşmazlıklarında yatırımcıların haklarını araması, taşınmazın bulunduğu yerdeki hukuk sistemi, sözleşmenin hükümleri ve şirketin mali durumu gibi unsurlara bağlı olabiliyor.
KKTC’deki iddiaların doğrulanması durumunda, ilgili kurumların şikâyetleri incelemesi ve yatırımcıların hukuki yollara erişiminin kolaylaştırılması önem taşıyacak. Bunun için öncelikle mağdur olduğunu belirten kişilerin belgelerinin, sözleşmelerinin, ödeme kayıtlarının ve varsa resmî başvurularının ortaya konulması gerekiyor.
Öte yandan, iddiaların yöneltildiği şirketin ve adı geçen kişilerin yanıtları da haberin bütünlüğü açısından önem taşıyor. Bu araştırmada söz konusu iddialara ilişkin doğrulanabilir bir şirket yanıtı veya resmî soruşturma sonucu tespit edilemedi.
KKTC’de 150’den fazla kişinin gayrimenkul yatırımları nedeniyle mağdur olduğu yönündeki iddialar, yurt dışındaki konut projelerinde şeffaflık ve yatırımcı güvenliği konularını gündeme getiriyor.
Bununla birlikte, mağdur sayısının, projelerin mevcut durumunun ve tarafların sorumluluklarının kesinleştirilebilmesi için satış sözleşmeleri, ödeme belgeleri, tapu kayıtları, resmî başvurular ve ilgili tarafların açıklamaları gerekiyor.
Araştırmanın mevcut aşamasında, üniversite kaydıyla doğrulanabilen yatırım etkinliği ile gayrimenkul projelerine ilişkin mağduriyet iddiaları arasında doğrudan bir sorumluluk ilişkisi kurulamıyor.
Kamu yararı açısından asıl ihtiyaç, iddiaları kesin hüküm gibi sunmak değil; belgeleri ortaya koymak, ilgili taraflara söz hakkı tanımak ve yatırımcıların hangi güvencelerle hareket ettiğini somut bilgilerle açıklığa kavuşturmak.
Editoryal not: Bu haber, erişilebilen kaynaklar ve belirtilen iddialar temelinde hazırlanmıştır. 150’den fazla kişinin mağdur olduğu iddiası bağımsız olarak doğrulanmış değildir. Herhangi bir kişi veya şirket hakkında suç işlendiğine dair kesin hüküm verilmemektedir. İlgili tarafların yanıt ve düzeltme hakları saklıdır.
YEREL
6 gün önceEKONOMİ
6 gün önceSİYASET
7 gün önceSİYASET
8 gün önceSİYASET
8 gün önceSİYASET
8 gün önceMAGAZİN
8 gün önce
1 Yabancı ilgisini üzerine çeken yerli hisseler 63775 kez okundu
2 Yabancı ilgisini üzerine çeken yerli hisseler 63774 kez okundu
3 HSBC, havacılık hisselerini mercek altına aldı 2072 kez okundu
4 Başkan adayı Bozbey, metroda gençlerle sohbet etti 1375 kez okundu Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.