DOLAR 48,38100,22%
EURO 56,1223-0,25%
ALTIN 6.898,85-0,74
BITCOIN 3856551-0.61069%
Bursa
25°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

“Cemevlerimiz siyasetin değil, Alevi toplumunun ortak evidir”

“Cemevlerimiz siyasetin değil, Alevi toplumunun ortak evidir”

ABONE OL
6 Eylül 2026 16:57
“Cemevlerimiz siyasetin değil, Alevi toplumunun ortak evidir”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bursa Alevi Platformu, Alevi kurumlarının siyasi tartışmaların ve parti rekabetlerinin dışında tutulması gerektiğini belirterek kamuoyuna kapsamlı bir açıklama yaptı. Platform, cemevlerinin herhangi bir siyasi partinin propaganda alanı haline getirilmesine karşı olduklarını vurgularken, Alevi toplumunun sorunlarını gündeme getirmenin ve çözüm taleplerini savunmanın “siyaset yapmak” değil, toplumsal sorumluluk olduğunu ifade etti.

Platform tarafından yapılan açıklamada, Alevi toplumunun ortak değerleri, tarihsel hafızası, cemevlerinin konumu ve son dönemde kamuoyunda tartışma yaratan bazı siyasi açıklamalar üzerinden değerlendirmelerde bulunuldu.

Bursa Alevi Platformu, açıklamasının başında Alevi inanç ve kültürünün temel referanslarına dikkat çekerek, Hünkâr Hacı Bektaş Veli’nin hoşgörüsünün, Pir Sultan Abdal’ın direncinin ve Hz. Ali’nin adalet anlayışının kendileri açısından yol gösterici olduğunu belirtti.

Platform, hiçbir siyasi partinin uzantısı olmadığının altını çizerek, Alevi kurumlarının herhangi bir siyasi yapının “arka bahçesi” haline gelmesine izin vermeyeceklerini açıkladı.

“Bizim yolumuz bellidir”

Bursa Alevi Platformu’nun açıklamasında, Alevi toplumunun tarihsel ve inançsal değerlerine vurgu yapılarak, kurumların temel görevinin toplumun ortak ihtiyaçlarına cevap vermek olduğu ifade edildi.

Açıklamada şu değerlendirmelere yer verildi:

“Bizim yolumuz bellidir. Hünkâr Hacı Bektaş Veli’nin hoşgörüsü, Pir Sultan’ın direnci, Hz. Ali’nin adalet anlayışı yolumuzun temelidir.”

Platform, bu anlayış doğrultusunda hareket ettiklerini belirterek Bursa Alevi Platformu’nun herhangi bir siyasi partinin temsilcisi, uzantısı veya destek kuruluşu olmadığını vurguladı.

Açıklamada, “Dün olmadığı gibi bugün de hiçbir siyasi yapının arka bahçesi olmayacaktır” ifadeleri kullanıldı.

“Alevi toplumunun taleplerini savunmak siyaset yapmak değildir”

Platform, Alevi toplumunun yaşadığı sorunların kamuoyuna taşınmasının siyasi faaliyet olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savundu.

Alevi toplumunun inanç özgürlüğü, cemevlerinin statüsü, eşit yurttaşlık, toplumsal ayrımcılık, eğitim, kültür ve tarihsel hafızaya ilişkin taleplerinin gündeme getirilmesinin, kurumların asli sorumlulukları arasında olduğu belirtildi.

Açıklamada, Alevi toplumunun sorunlarını dile getirmenin herhangi bir siyasi parti adına hareket etmek anlamına gelmediği ifade edilerek şu görüşlere yer verildi:

“Alevi toplumunun sorunlarını anlatmak, taleplerini savunmak ve çözüm aramak siyaset yapmak değil, toplumsal sorumluluğumuzu yerine getirmektir.”

Platform böylece, siyasi partilerden bağımsız bir sivil toplum ve inanç örgütlenmesi olarak faaliyet yürüttüğünü bir kez daha kamuoyuna duyurdu.

“Cemevleri propaganda alanı değildir”

Açıklamanın en dikkat çeken bölümlerinden biri ise cemevlerinin siyasi faaliyet ve propaganda alanı olarak kullanılmasına yönelik değerlendirmeler oldu.

Bursa Alevi Platformu, cemevlerinin Alevi toplumunun ortak ibadet, kültür, dayanışma ve buluşma mekânları olduğuna dikkat çekerek, bu alanların siyasi rekabetlerin dışında tutulması gerektiğini savundu.

Platformun açıklamasında:

“Cem bizim ibadetimizdir. Cemevlerimiz bizim ibadethanelerimizdir. Cemevleri siyasi propaganda alanı değildir!”

ifadeleri kullanıldı.

Platform, Alevi yurttaşların bireysel olarak diledikleri siyasi partide siyaset yapma hakkına sahip olduğunu belirterek, bireysel siyasi tercihler ile Alevi kurumlarının ortak kimliğinin birbirinden ayrılması gerektiğini vurguladı.

30 Ağustos’taki piknikte neden siyasi parti temsilcilerine konuşma hakkı verilmedi?

Bursa Alevi Platformu, 30 Ağustos Pazar günü gerçekleştirilen birlik ve dayanışma pikniğine ilişkin tartışmalara da açıklık getirdi.

Platform, etkinlik sırasında siyasi parti temsilcilerine konuşma hakkı verilmemesinin daha önce alınmış ortak bir karar doğrultusunda gerçekleştiğini bildirdi.

Açıklamada, söz konusu kararın herhangi bir siyasi partiye, siyasi görüşe veya kişiye karşı alınmadığı özellikle vurgulandı.

Kararın temel amacının, Alevi toplumunun ortak buluşma alanlarının siyasi rekabetten uzak tutulması olduğu belirtildi.

Platform, etkinliğin temel amacının birlik, dayanışma ve toplumsal kaynaşma olduğunu ifade ederek, bu tür organizasyonların siyasi propaganda veya parti rekabetlerinin yürütüldüğü alanlara dönüşmesini istemediklerini kaydetti.

Açıklamada, siyasi parti temsilcilerinin etkinlikte konuşmamasına yönelik kararın bir “dışlama” veya “düşmanlık” olarak yorumlanmaması gerektiği belirtildi.

“Alevi yurttaşlar istedikleri partide siyaset yapabilir”

Bursa Alevi Platformu, siyasi partiler konusunda herhangi bir yasakçı anlayış içerisinde olmadıklarını da özellikle ifade etti.

Alevi yurttaşların demokratik hakları doğrultusunda diledikleri siyasi partide görev alabilecekleri, seçimlerde aday olabilecekleri veya siyasi faaliyet yürütebilecekleri belirtildi.

Platform, bireysel siyasi tercihlerin demokratik toplumun doğal bir parçası olduğunu kabul ettiklerini ancak bu tercihlerin Alevi kurumlarının ortak çatısı üzerinden yürütülmesine karşı olduklarını ifade etti.

Açıklamada şu değerlendirme yapıldı:

“Alevi yurttaşlarımız elbette istedikleri siyasi partide siyaset yapabilir. Buna saygımız sonsuzdur. Ancak hiç kimsenin siyasi tercihi, Alevi kurumlarını birbirine düşürmenin veya toplumumuzu ayrıştırmanın gerekçesi olamaz.”

Platform bu açıklamayla, siyasi partilerle ilişki konusunda kapıları tamamen kapatmadığını; ancak Alevi kurumlarının kurumsal bağımsızlığının korunmasını temel bir ilke olarak gördüğünü ortaya koydu.

“Sosyal medyadan değil, yüz yüze konuşuruz”

Açıklamada sosyal medya üzerinden yürütülen tartışmalara da tepki gösterildi.

Bursa Alevi Platformu, kurumlarla ilgili eleştirisi bulunan kişi ve gruplara sosyal medya üzerinden karşılıklı açıklamalar yapmak yerine yüz yüze görüşme çağrısında bulundu.

Platform, sosyal medyada yapılan paylaşımların zaman zaman konuların gerçek boyutundan uzaklaşmasına, yanlış anlaşılmalara ve toplumsal ayrışmalara yol açabildiğini belirtti.

Açıklamada:

“Sosyal medyada algı yaratmak yerine gelin, yüz yüze konuşalım.”

çağrısı yapıldı.

Platform, polemik ve kişisel tartışmalar yerine somut çözüm arayışının tercih edilmesi gerektiğini belirterek, kişisel hesapların, siyasi rekabetlerin ve sosyal medya tartışmalarının Alevi toplumunun ortak değerlerinin önüne geçirilmesini kabul etmeyeceklerini bildirdi.

Açıklamada, sosyal medya ile yüz yüze iletişim arasındaki farka da dikkat çekilerek, “Sosyal medya ayrıştırabilir; yüz yüze konuşmak birleştirir” mesajı verildi.

“Maraş’ı, Çorum’u, Sivas’ı unutmadık”

Bursa Alevi Platformu açıklamasında Alevi toplumunun tarihsel hafızasına geniş yer verdi.

Platform, Maraş, Çorum ve Sivas başta olmak üzere Alevi toplumunun geçmişte yaşadığı acıların unutulmaması gerektiğini belirtti.

Bu olayların hatırlanmasının kin veya düşmanlık anlamına gelmediği vurgulanırken, tarihsel hafızanın korunmasının toplumsal kimliğin önemli bir parçası olduğu ifade edildi.

Açıklamada:

“Maraş’ı, Çorum’u, Sivas’ı ve Alevi toplumunun yaşadığı nice acıyı unutmadık, unutmayacağız.”

denildi.

Platform, geçmişte yaşanan acıların yeni kuşaklara aktarılmasının intikam veya düşmanlık amacı taşımadığını, bunun tarihsel hafızaya sahip çıkmak anlamına geldiğini belirtti.

“Acılarımızın yok sayılmasına karşı demokratik ve hukuki mücadelemiz sürecek”

Açıklamada, Alevi toplumunun tarihsel acılarının küçümsenmesine veya yok sayılmasına yönelik söylemlere karşı demokratik ve hukuki yolların kullanılacağı belirtildi.

Bursa Alevi Platformu, inançlarına yönelik saldırı veya Alevi toplumunun tarihsel hafızasını hedef alan açıklamalar karşısında sessiz kalmayacaklarını ifade etti.

Platform, bu kapsamda bazı açıklamalar nedeniyle kurumsal ve hukuki süreçlerin başlatıldığını da duyurdu.

Altan Tan ve Kemal Öztürk’ün açıklamalarına ilişkin hukuki süreç

Bursa Alevi Platformu, kamuoyunda Alevi toplumunun bir bölümünde tepki yarattığını belirttiği Altan Tan ve Kemal Öztürk’ün açıklamaları hakkında gerekli kurumsal ve hukuki süreçlerin başlatıldığını açıkladı.

Platform, söz konusu açıklamaları Alevi toplumunun tarihsel hafızası ve hassasiyetleri açısından değerlendirdiklerini belirterek, bundan sonraki süreçte hukuki ve demokratik mekanizmalar üzerinden hareket edeceklerini bildirdi.

Açıklamada, herhangi bir kişiye yönelik kişisel bir hedef gösterme yerine, kurumsal ve hukuki yolların işletilmesinin tercih edildiği mesajı verildi.

Tuncer Bakırhan’ın açıklamalarına da tepki

Platformun açıklamasında DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın açıklamalarına da yer verildi.

Bursa Alevi Platformu, Bakırhan’ın açıklamalarının Alevi toplumunun tarihsel hafızası ve hassasiyetleri açısından doğru olmadığını düşündüklerini belirtti.

Platform, farklı toplumsal kesimlerin yaşadığı acıların birbirleriyle kıyaslanmaması gerektiğine dikkat çekerek, toplumların birbirlerinin tarihsel travmalarına ve acılarına saygı göstermesi gerektiğini savundu.

Açıklamada, toplumsal barışın ancak farklı kesimlerin kendi acılarını diğerlerinin acılarını küçümsemeden ifade edebilmesiyle mümkün olabileceği mesajı verildi.

“Toplumların acılarını yarıştırmak yerine birbirlerinin acılarına saygı göstermeliyiz”

Bursa Alevi Platformu, açıklamasında toplumsal hafızanın yarıştırılmasına karşı olduklarını da ifade etti.

Platforma göre farklı kimliklere, inançlara ve topluluklara ait tarihsel acıların birbirleriyle kıyaslanması, toplumlar arasında yeni kırılmalar yaratma riski taşıyor.

Bu nedenle geçmişte yaşanan acıların yarıştırılması yerine, farklı toplumsal kesimlerin birbirlerinin hafızasına ve yaşadığı travmalara saygı göstermesi gerektiği belirtildi.

Platform, bu yaklaşımın yalnızca Alevi toplumu açısından değil, demokratik ve çoğulcu toplum anlayışı bakımından da önemli olduğunu savundu.

“Hiçbir siyasi partiye düşman değiliz”

Açıklamanın sonunda siyasi partilerle ilişkilerine ilişkin mesajını netleştiren Bursa Alevi Platformu, herhangi bir siyasi partiye düşman olmadıklarını ancak Alevi kurumlarının siyasi hesapların parçası haline getirilmesine karşı duracaklarını belirtti.

Platform, farklı siyasi görüşlere sahip Alevi yurttaşların aynı cemevinde, aynı kurumda ve aynı toplumsal çatı altında bir arada bulunabilmesinin önemine dikkat çekti.

Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Biz kavganın değil, birliğin tarafındayız.”

“Ayrıştırmanın değil, dayanışmanın tarafındayız.”

“Nefretin değil, insanlığın tarafındayız.”

Platform, siyasi partiler arasında ayrım yapmadığını ancak hiçbir siyasi partinin Alevi kurumlarını kendi siyasi hesaplarının parçası haline getirmesine izin vermeyeceklerini vurguladı.

“Cemevlerimiz ortak evimizdir”

Bursa Alevi Platformu açıklamasının son bölümünde cemevlerinin Alevi toplumu açısından taşıdığı ortak değere dikkat çekti.

Cemevlerinin siyasi rekabetlerin değil, inanç, ibadet, dayanışma, kültür ve toplumsal birlikteliğin mekânları olduğu ifade edildi.

Platform, Alevi toplumunun ortak kurumlarının kişisel çıkarlar veya siyasi hesapların üzerinde tutulması gerektiğini belirterek, toplumsal birlik çağrısını yineledi.

Açıklamada:

“Cemevlerimiz ortak evimizdir.”

“İnancımız siyasi hesaplardan büyüktür.”

“Kurumlarımız kişisel çıkarlardan değerlidir.”

ifadelerine yer verildi.

“Alevi toplumu sahipsiz değildir”

Bursa Alevi Platformu, açıklamasını birlik ve dayanışma mesajlarıyla tamamladı.

Platform, Alevi toplumunu birbirine düşürmeye yönelik olduğunu düşündükleri girişimlere karşı ortak hareket edeceklerini belirterek, toplumsal birlikteliğin korunmasının önemine vurgu yaptı.

Açıklamanın finalinde, “Alevi toplumu sahipsiz değildir” mesajı öne çıktı.

Platform, Alevi toplumunun geleceğinin ayrışmadan değil dayanışmadan geçtiğini belirterek şu ifadelerle çağrısını tamamladı:

“Birliğimiz gücümüzdür.
Dayanışmamız geleceğimizdir.
Yolumuz insanlık yoludur.”

Açıklama, Alevi geleneğinin birlik ve ortak değer vurgusunu taşıyan “Yol bir, erkân bir, gönül bir olsun” sözleriyle sona erdi.

Bursa Alevi Platformu, kamuoyuna yaptığı açıklamayla bir yandan siyasi partiler karşısındaki kurumsal bağımsızlığını vurgularken, diğer yandan Alevi toplumunun ortak kurumlarının siyasi rekabetlerden uzak tutulması gerektiği yönündeki görüşünü bir kez daha ortaya koymuş oldu.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.