DOLAR 47,0096 0.17%
EURO 53,6987 -0.14%
ALTIN 6.210,18-0,13
BITCOIN 29987341.14239%
Bursa
28°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

İYİ Partili Vekil Selçuk Türkoğlu’ndan NATO Zirvesi Sonrası 7 Ayrı Makama Kapsamlı Denetim Hamlesi
  • Güncel Haber 16
  • SİYASET
  • İYİ Partili Vekil Selçuk Türkoğlu’ndan NATO Zirvesi Sonrası 7 Ayrı Makama Kapsamlı Denetim Hamlesi

İYİ Partili Vekil Selçuk Türkoğlu’ndan NATO Zirvesi Sonrası 7 Ayrı Makama Kapsamlı Denetim Hamlesi

ABONE OL
15 Temmuz 2026 16:32
İYİ Partili Vekil Selçuk Türkoğlu’ndan NATO Zirvesi Sonrası 7 Ayrı Makama Kapsamlı Denetim Hamlesi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

TÜRKOĞLU: “MİLLETİN PARASININ, HAKKININ VE GELECEĞİNİN HESABINI SORUYORUZ”

İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, Ankara’da gerçekleştirilen NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’nin ardından, zirvenin kamu maliyesine, vatandaşın günlük yaşamına ve devletin gelecekte üstlenebileceği yükümlülüklere ilişkin tüm yönlerinin açıklığa kavuşturulması amacıyla Cumhurbaşkanlığı ile altı ayrı bakanlığa kapsamlı yazılı soru önergeleri sundu.

TBMM’nin denetim yetkisini kullanarak hazırlanan önergeler; Cumhurbaşkanı Yardımcılığı, İçişleri Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Milli Savunma Bakanlığına ayrı ayrı yöneltildi.

Toplam 48 ayrı sorudan oluşan önergelerde, NATO Zirvesi süresince kullanılan kamu kaynaklarından vatandaşın uğradığı mağduriyetlere, güvenlik harcamalarından savunma politikalarına kadar çok geniş bir yelpazede ayrıntılı bilgi talep edildi.

“Biz Zirvenin Siyasetini Değil, Hesabını Soruyoruz”

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Selçuk Türkoğlu, girişimlerinin herhangi bir uluslararası organizasyona karşı çıkmak amacı taşımadığını özellikle vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Biz ‘NATO Zirvesi neden yapıldı?’ diye sormuyoruz. Türkiye’nin uluslararası yükümlülüklerini tartışmıyoruz. Biz, millet adına denetim görevimizi yerine getiriyoruz. Devletin kasasından ne kadar para çıktı, bu para hangi kalemlere harcandı, vatandaş ne kadar mağdur edildi, kamu çalışanlarının hakları korundu mu, esnafın zararları hesaplandı mı? Biz bunların cevabını istiyoruz.”

Türkoğlu, Anayasa’nın TBMM’ye verdiği denetim görevinin siyasi polemik konusu yapılamayacağını belirterek, kamu kaynaklarının kullanımının şeffaf biçimde açıklanmasının demokratik hukuk devletinin temel gereklerinden biri olduğunu söyledi.

7 Ayrı Makama 48 Ayrı Soru

Hazırlanan soru önergelerinde her kurumun görev alanına göre ayrıntılı sorular yöneltildi.

Cumhurbaşkanı Yardımcılığına sunulan önergede; zirvenin genel koordinasyonu, kurumlar arası harcamaların toplam maliyeti, organizasyon bütçesi ve kamu kurumlarının koordinasyonu sorgulandı.

Hazine ve Maliye Bakanlığından;

  • NATO Zirvesi için ayrılan toplam bütçe,
  • Hangi kurumun ne kadar harcama yaptığı,
  • Harcamaların hangi bütçe kalemlerinden karşılandığı,
  • Ek ödenek kullanılıp kullanılmadığı,
  • Olağanüstü harcama yöntemlerine başvurulup vurulmadığı,
  • Organizasyon giderlerinin kamu maliyesine toplam yükü

hakkında ayrıntılı bilgi talep edildi.

İçişleri Bakanlığına yöneltilen sorularda ise;

  • Görevlendirilen emniyet ve jandarma personeli sayısı,
  • Güvenlik tedbirleri kapsamında yapılan harcamalar,
  • Fazla mesai ücretleri,
  • Görev tazminatları,
  • Gözaltı işlemleri,
  • Alınan güvenlik önlemlerinin kapsamı,
  • Kullanılan araç ve ekipmanların maliyetleri

gibi başlıkların açıklanması istendi.

Trafik, Yakıt ve Zaman Kaybı da Gündemde

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına sunulan önergelerde yalnızca ulaştırma organizasyonu değil, vatandaşın günlük yaşamında oluşan ekonomik kayıpların da hesaplanması talep edildi.

Bu kapsamda;

  • Günlerce kapalı kalan yollar,
  • Alternatif güzergâhlar nedeniyle oluşan trafik yoğunluğu,
  • Yakıt tüketimindeki artış,
  • İş gücü ve zaman kaybı,
  • Toplu ulaşımda meydana gelen aksaklıklar,
  • Havalimanı ve şehir içi ulaşım düzenlemelerinin maliyetleri

ayrıntılı olarak soruldu.

Türkoğlu, milyonlarca liralık ekonomik kaybın yalnızca kamu harcamalarıyla sınırlı olmadığını belirterek, vatandaşın kaybettiği zamanın ve üretim gücünün de ekonomik karşılığının bulunduğunu ifade etti.

Esnafın Uğradığı Zarar Araştırıldı mı?

Ticaret Bakanlığına yöneltilen sorularda ise zirve nedeniyle iş yerleri müşteri kaybına uğrayan esnafın durumunun araştırılıp araştırılmadığı gündeme getirildi.

Önergede;

  • Ticari faaliyetlerde meydana gelen kayıplar,
  • Ciro düşüşleri,
  • İşletmelerin zarar tespit çalışmaları,
  • Herhangi bir destek veya telafi programı hazırlanıp hazırlanmadığı,
  • Bakanlığın ekonomik etki analizleri

hakkında ayrıntılı bilgi istendi.

Türkoğlu, özellikle Ankara’nın birçok bölgesinde günlerce süren güvenlik uygulamaları nedeniyle binlerce işletmenin ciddi gelir kaybı yaşadığını belirterek, devletin bu mağduriyeti görmezden gelemeyeceğini söyledi.

Kamu Çalışanlarının Hakları Korundu mu?

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına yöneltilen soruların önemli bölümünü kamu çalışanlarının çalışma koşulları oluşturdu.

Bu kapsamda;

  • İdari izin uygulamalarının kapsamı,
  • Fazla mesai ücretlerinin eksiksiz ödenip ödenmediği,
  • Güvenlik personeline ilave ödeme yapılıp yapılmadığı,
  • Dinlenme sürelerinin korunup korunmadığı,
  • Çalışma mevzuatına uygunluk

konularında ayrıntılı açıklama talep edildi.

Türkoğlu, olağanüstü güvenlik tedbirleri kapsamında görev yapan binlerce kamu görevlisinin emeklerinin karşılığının tam olarak verilmesinin devletin sorumluluğu olduğunu ifade etti.

Savunma Harcamaları ve NATO Taahhütleri de Soruldu

Milli Savunma Bakanlığına sunulan kapsamlı soru önergesinde ise zirvenin Türkiye’nin savunma politikalarına etkileri ayrıntılı biçimde sorgulandı.

Önergede;

  • Türkiye’nin NATO kapsamında üstlendiği yeni askerî yükümlülükler,
  • Savunma harcamalarının artırılmasına yönelik olası taahhütler,
  • Bu artışların merkezi bütçeye etkisi,
  • Eğitim, sağlık, tarım ve sosyal destek bütçelerinde meydana gelebilecek olası değişiklikler,
  • F-35 programındaki son durum,
  • CAATSA yaptırımlarına ilişkin gelişmeler,
  • Savunma sanayiindeki ambargolar,
  • Yerli savunma projelerine etkileri,
  • Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin uygulanmasına ilişkin değerlendirmeler,
  • Bölgesel güvenlik politikalarında Türkiye’nin üstlendiği yeni sorumluluklar

hakkında kamuoyunun ayrıntılı biçimde bilgilendirilmesi talep edildi.

Türkoğlu, savunma alanında verilecek her yeni taahhüdün yalnızca askerî değil, ekonomik ve sosyal sonuçlar da doğuracağını belirterek bu süreçlerin şeffaf şekilde yürütülmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti.

“Kamu Kaynakları Milletindir”

Selçuk Türkoğlu, yüksek enflasyon, hayat pahalılığı ve ekonomik sıkıntılar altında yaşam mücadelesi veren vatandaşların ödediği vergilerin nasıl kullanıldığını bilmeye hakkı bulunduğunu belirterek şunları söyledi:

“Vatandaş geçim derdiyle mücadele ederken devletin yaptığı her harcamanın hesabı verilmelidir. NATO Zirvesi için ne kadar harcandı? Kim ödedi? Hangi kurum ne kadar kaynak kullandı? Bu harcamaların kamuya maliyeti nedir? Vatandaş bunun karşılığında ne kazandı? Bunların tamamı şeffaf biçimde açıklanmalıdır.”

Türkoğlu, zirve boyunca uygulanan olağanüstü güvenlik tedbirlerinin yalnızca kamu bütçesini değil, vatandaşların günlük yaşamını da doğrudan etkilediğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Saatlerce kapalı kalan yollar, aksayan ulaşım, müşteri kaybeden esnaf, yoğun mesai yapan güvenlik personeli, idari izin nedeniyle aksayan kamu hizmetleri… Bunların hiçbiri sıradan gelişmeler değildir. Devlet sadece organizasyonu yapmakla değil, vatandaşın uğradığı ekonomik ve sosyal mağduriyetleri de hesaplamak ve kamuoyuna açıklamak zorundadır.”

“Bu Muhalefet Değil, Anayasal Denetim Görevidir”

Açıklamasının sonunda TBMM’nin yürütmeyi denetleme görevinin demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu belirten Türkoğlu şu ifadeleri kullandı:

“Biz herhangi bir uluslararası zirveye karşı çıkmıyoruz. Biz millet adına hesap soruyoruz. Kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığını, vatandaşın hangi bedelleri ödediğini, devlet adına hangi yükümlülüklerin üstlenildiğini sorgulamak muhalefetin değil, demokrasinin gereğidir. TBMM’nin asli görevi yürütmeyi denetlemektir. Biz de anayasanın bize verdiği bu sorumluluğu yerine getiriyoruz. Millet adına soruyoruz; umuyoruz ki millet adına açık, eksiksiz ve şeffaf cevaplar verilir.”

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.