DOLAR 45,8964 0.42%
EURO 53,3988 -0.15%
ALTIN 6.651,13-0,99
BITCOIN 3485721-1.20323%
Bursa
23°

PARÇALI AZ BULUTLU

SABAHA KALAN SÜRE

ADD Bursa’dan Sert Manifesto: “Emperyalizmin Sinsi Tuzaklarına Geçit Vermeyeceğiz”
  • Güncel Haber 16
  • GÜNDEM
  • ADD Bursa’dan Sert Manifesto: “Emperyalizmin Sinsi Tuzaklarına Geçit Vermeyeceğiz”

ADD Bursa’dan Sert Manifesto: “Emperyalizmin Sinsi Tuzaklarına Geçit Vermeyeceğiz”

ABONE OL
3 Temmuz 2026 16:43
ADD Bursa’dan Sert Manifesto: “Emperyalizmin Sinsi Tuzaklarına Geçit Vermeyeceğiz”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

BURSA – Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Bursa Şube Başkanı ve Genel Başkan Yardımcısı Gürhan Akdoğan, kamuoyuna açıkladığı “Üniter Ulus Devlet, Laik Cumhuriyet ve Tam Bağımsız Türkiye Manifestosu” ile iktidarın yürüttüğü yeni anayasa tartışmalarından Lozan Antlaşması’na yönelik söylemlere, terör örgütü PKK’nın açıklamalarından küresel güçlerin Türkiye politikalarına kadar birçok başlıkta çok sert değerlendirmelerde bulundu.

Akdoğan, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesinin sistematik biçimde hedef alındığını savunarak, “Cumhuriyetimizin temel değerlerini tartışmaya açan hiçbir girişime sessiz kalmayacağız. Emperyalizmin ve onun içerideki uzantılarının Türkiye üzerinde kurmak istediği yeni düzene asla izin vermeyeceğiz.” dedi.

“Cumhuriyet Hiç Olmadığı Kadar Ağır Bir Kuşatma Altında”

Basın toplantısında kamuoyuyla paylaşılan manifestoda, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bu yana emperyalizmin, gericiliğin ve bölücülüğün hedefinde olduğu belirtilirken, günümüzde yürütülen sürecin geçmiş dönemlerden çok daha kapsamlı ve organize olduğu ileri sürüldü.

Manifestoda, son yıllarda gündeme getirilen “Osmanlı millet sistemi”, “demokratik konfederalizm”, “yerel özerklik”, “çok hukuklu yapı”, “eşit kurucu unsurlar”, “Türkiyelilik”, “1923 bitti”, “yeni kuruluş”, “kurucu önderlik”, “iki halkın kurucu unsur olması” ve “yeni anayasa” gibi kavramların yalnızca siyasi öneriler olmadığı savunularak, bunların üniter devlet yapısını zayıflatmayı hedefleyen ideolojik araçlar olduğu öne sürüldü.

ADD, bu söylemlerin Türkiye Cumhuriyeti’nin temel niteliklerini aşındırmaya yönelik uzun vadeli bir stratejinin parçası olduğunu ileri sürdü.

“1923 Bir Tarih Değil, Bağımsızlığın Adıdır”

Manifestoda Cumhuriyet’in kuruluşunun sıradan bir rejim değişikliği olmadığı vurgulanarak, 1923’ün emperyalizme karşı kazanılmış bağımsızlık zaferi olduğu ifade edildi.

Açıklamada;

  • 1923’ün ümmet anlayışından millet anlayışına geçiş,
  • kulluktan yurttaşlığa yükseliş,
  • ulusal egemenliğin ilanı,
  • mazlum milletlere örnek olan bağımsızlık mücadelesinin simgesi olduğu belirtildi.

PKK’nın Bildirisine Sert Tepki

Manifestoda, terör örgütü PKK’nın silah bırakma sürecine ilişkin açıklamalarında Lozan Antlaşması’nın ve Cumhuriyet’in hedef alındığı öne sürülerek sert ifadeler kullanıldı.

ADD yönetimi, örgütün açıklamalarında yer aldığı belirtilen “iki kurucu halk”, “demokratik ulus”, “yerel özerklik” ve “öz örgütlenme” gibi kavramların Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter devlet yapısını tartışmaya açmayı amaçladığını savundu.

Açıklamada, söz konusu yaklaşımın anayasal vatandaşlık esasına dayanan Türk Milleti kavramını etnik temelli yeni bir siyasal modele dönüştürmeyi hedeflediği iddia edildi.

“Yeni Anayasa Tartışmaları Masum Değil”

Manifestonun en dikkat çeken bölümlerinden biri ise yeni anayasa tartışmalarına ilişkin değerlendirmeler oldu.

ADD, yeni anayasa söylemlerinin teknik bir hukuk tartışması olmadığını savunarak şu soruları gündeme getirdi:

“Hangi hak eksiktir? Hangi özgürlük anayasal güvence altında değildir? Hangi eşitlik ilkesi mevcut anayasada yer almamaktadır?”

Açıklamada, mevcut anayasanın yurttaşların eşitliğini güvence altına aldığı belirtilerek, yeni anayasa girişimlerinin arkasında farklı siyasi hedefler bulunduğu ileri sürüldü.

“İlk Dört Madde ve Lozan Kırmızı Çizgimizdir”

ADD, hiçbir koşulda tartışmaya açılmasını kabul etmeyeceğini belirttiği temel ilkeleri de manifestosunda sıraladı.

Buna göre;

  • Cumhuriyetin kuruluş felsefesi,
  • Anayasa’nın ilk dört maddesi,
  • üniter devlet yapısı,
  • laiklik ilkesi,
  • Türk Milleti tanımı,
  • ulusal egemenlik,
  • Lozan Antlaşması,

“pazarlık konusu yapılamayacak kırmızı çizgiler” olarak ifade edildi.

“1 Mart Tezkeresi Emperyalizme Karşı Tarihi Bir Direnişti”

Manifestoda 1 Mart 2003 tezkeresine de geniş yer verildi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ABD’nin Irak işgaline destek vermeyi reddetmesinin, bağımsız devlet iradesinin en önemli örneklerinden biri olduğu belirtilirken, bu kararın emperyalizmin bölgesel planlarına vurulmuş önemli bir darbe olduğu savunuldu.

“Atatürk’ün Gösterdiği Yol Tek Çıkıştır”

Açıklamada Mustafa Kemal Atatürk’ün bağımsızlık mücadelesi boyunca ortaya koyduğu ilkelere atıfta bulunularak, Amasya Genelgesi, Erzurum ve Sivas Kongresi kararlarının bugün de Türkiye için yol gösterici olduğu ifade edildi.

Manifestoda, Atatürk’ün “Biz, bizi mahvetmek isteyen emperyalizme karşı savaşmayı uygun gören insanlarız.” sözleri hatırlatılarak tam bağımsızlık ilkesinden vazgeçilmeyeceği vurgulandı.

“Türkiye’yi Federasyona Dönüştürme Girişimlerine İzin Vermeyeceğiz”

ADD yönetimi, açıklamasında son yıllarda yürütülen bazı siyasi süreçlerin Türkiye’nin üniter yapısını hedef aldığını ileri sürdü.

Manifestoda, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP), Ergenekon ve Balyoz davaları, 15 Temmuz darbe girişimi ve anayasa değişikliklerine ilişkin değerlendirmelere de yer verilerek, bunların Türkiye’nin siyasal yapısını dönüştürmeye yönelik daha geniş bir planın parçaları olduğu iddia edildi.

CHP Tartışmaları da Manifestoda Yer Aldı

Manifestoda, son dönemde Cumhuriyet Halk Partisi’nde yaşanan gelişmelere de değinildi.

ADD, kamuoyuna parti içi tartışma olarak sunulan sürecin yalnızca CHP’yi ilgilendiren bir mesele olmadığını savunarak, yaşananların Türkiye’nin demokratik yapısını etkileyecek daha geniş bir planın parçası olduğu görüşünü dile getirdi.

“Cumhuriyeti Sonuna Kadar Savunacağız”

Manifestonun sonunda Atatürkçü Düşünce Derneği, Cumhuriyet’in temel değerlerini savunmayı tarihsel sorumluluk olarak gördüğünü vurguladı.

Açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter devlet yapısının, laik Cumhuriyet’in, ulusal egemenliğin, Lozan Antlaşması’nın, Türk Milleti kavramının ve Atatürk devrimlerinin tartışma konusu yapılamayacağı belirtilerek, “Milletimiz emperyalizmin boyunduruğunda bir uydu devlet olmayı asla kabul etmeyecektir.” ifadelerine yer verildi.

Manifesto, “Yaşasın Tam Bağımsız, Laik ve Demokratik Türkiye Cumhuriyeti”, “Yaşasın Yeniden Atatürk Cumhuriyeti” ve “Ne Mutlu Türküm Diyene” sloganlarıyla sona erdi.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.