• https://www.langdonparkatwestcovina.com/
  • Mbokslot
  • https://ppm-rekrutmen.com/pkwtbi2024/
  • http://103.206.170.246:8080/visi/
  • https://ejeutap.edu.co/preguntas-frecuentes
  • https://slotplus777mantap.com/
  • https://siakad.stkippgri-bkl.ac.id/pengumuman
  • https://traghettionline.net/agenzia
  • https://pmb.stkippgri-bkl.ac.id/info-prodi
  • https://pastiwin777.cfd/
  • mbokslot
  • https://solarcity.vn/mua/
  • https://ppm-rekrutmen.com/antam/
  • https://sptjm.lldikti4.id/storage/
  • https://www.langdonparkatwestcovina.com/floorplans
  • https://silancar.pekalongankota.go.id/newsilancar/
  • https://app.mywork.com.au/login
  • https://parkir.ui.ac.id/
  • https://aeress.org/noticias/
  • https://aimtamagot.social//
  • https://rsupsoeradji.id/kontak-kami/
  • https://ibs.rshs.or.id/operasi.php
  • https://tpfx.co.id/jurnal/
  • Mbokslot
  • http://103.81.246.107:35200/templates/itax/-/mbok/
  • https://alpsmedical.com/alps/
  • https://oguzbenlioglu.com/master-class
  • https://elibrary.rac.gov.kh/
  • https://heylink.me/Mbokslot.com/
  • https://sman2situbondo.sch.id/
  • https://www.capitainestudy.fr/quest-ce-que-le-mba/
  • yonetici - Güncel Haber 16
    DOLAR 44,0047 0.05%
    EURO 51,0683 -0.16%
    ALTIN 7.303,781,40
    BITCOIN 2982089-0.42405%
    Bursa

    AÇIK

    SABAHA KALAN SÜRE

    yonetici

    yonetici

    03 Mart 2026 Salı

    Uludağ Milli Parkı için ortak tepki: Bursa’daki meslek odaları ve sivil toplumdan “doğamıza dokunmayın”

    Uludağ Milli Parkı için ortak tepki: Bursa’daki meslek odaları ve sivil toplumdan “doğamıza dokunmayın”
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Bursa’nın su kaynaklarını, ormanlarını ve endemik canlı yaşamını barındıran Uludağ Milli Parkı’nın, TBMM’de görüşülen yasa değişiklikleriyle şirketlerin kullanımına açılma riski üzerine,  Bursa Barosu, Bursa Kent Konseyi, Bursa Tabip Odası, Bursa Veteriner Hekimler Odası, Nilüfer Kent Konseyi, TMMOB Bursa İKK, Tarım Orkam-Sen, Türkiye Ormancılar Derneği ve DOĞADER ortak basın açıklaması düzenledi.

    DOĞADER Yönetim Kurulu Üyesi Sedat Güler’in okuduğu basın açıklaması şöyle;

     

    Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülmekte olan Milli Parklar Kanunu’nda değişiklik öngören yasa teklifi, ülkemizin en önemli doğal koruma alanlarını koruma anlayışından uzaklaştırarak; madencilik, enerji, su ve turizm yatırımlarının kullanımına açabilecek niteliktedir.

    Milli parklar yalnızca ağaç toplulukları değil, ekosistem bütünlüğü olan su havzalarını, yaban hayatını, endemik türleri, toprak ve iklim dengesini koruyan; gelecek kuşaklara aktarılması gereken kamusal varlıklardır.

    Milli parklar, ekonomik rant alanı değil; ekolojik güvenlik alanıdır. Bugün Meclis’te görüşülen değişiklik; koruma önceliğini zayıflatmakta, kullanım ve kiralama modelini güçlendirmektedir.

    Bu yaklaşımın en somut ve en kritik sonucu ise Bursa’nın ve Güney Marmara’nın yaşam kaynağı olan Uludağ Milli Parkı üzerinde görülecektir.

    Uludağ Milli Parkı sadece Bursa’nın değil; 2.543 metre zirvesiyle Marmara Bölgesi’nin en yüksek dağıdır. Su kaynakları, ormanları ve yaşayan tüm canlı türleriyle bölgenin yaşam kaynağıdır.

    1961 yılında çıkarılan yasa ile Milli Park ilan edilen Uludağ; şu anda TBMM’de görüşülen Milli Park Yasası’ndaki değişikliklerle maden, enerji, su ve turizm şirketlerinin kullanımına, talanına ve insafına bırakılacaktır.

     

    Zaten yıllardır Uludağ Milli Parkı’nın:

     

    · Güneybatısı su ve maden şirketlerinin talanına,

    · Zirveye yakın güneyi oteller ve benzeri yapılaşmalarla turizm sermayesinin kullanımına,

    · Kuzeyi Bursa şehir merkezinin büyüme baskısıyla yapılaşma saldırısına,

    · Güneydoğusu ise yerel yönetimler de dâhil olmak üzere kaçak ve yasal su şirketlerinin insafına bırakılmıştır.

     

    Uludağ Milli Parkı’na zarar veren en büyük etmenlerden biri turizm baskısıdır.

    Yasa değişikliği ile 99 yıllığına yeni otel, restoran ve kafe gibi turizm tesisleri inşa edilebilecek; bu tesislere ulaşım için yeni asfalt yollar yapılabilecektir. Böylece artan insan yoğunluğu ve faaliyetler sonucunda Uludağ Milli Parkı’nın ormanları, bitki örtüsü ve su kaynakları zaman içinde geri döndürülemez biçimde yok olacaktır.

    Ayrıca yasa değişikliğinde, kaçak yapılar yıkılmak yerine “yeniden değerlendirme” adı altında yasallaştırılabilecektir. Oysa bugün bile Uludağ Milli Parkı’nda gereğinden fazla turizm tesisi bulunmaktadır. Dünyanın hiçbir milli parkında bu kadar yoğun turizm yapılaşması yoktur.

    1961 yılında Milli Park Kanunu ile koruma altına alınan Uludağ, 1980 sonrası liberal politikalarla alınıp satılabilen, kiralanabilen bir rant alanına dönüştürülmüştür. 2000’li yıllardan sonra ise koruma önceliği neredeyse tamamen ortadan kalkmış; kullanım önceliği doğrultusunda 1. ve 2. Oteller Bölgesi’nde kaçak ya da yasal yapılaşma, kiralama ve doğal yapıyı tahrip etme süreci hız kazanmıştır.

    Uludağ Milli Parkı’nın hâlâ sağlıklı ve iyi işleyen bir altyapısı yoktur. Turizm tesislerinde kullanılan kirli su, kimyasal ve evsel atıklar Uludağ’ın temiz derelerine deşarj edilmekte; bu sular Bursa şehir merkezine kadar ulaşmaktadır. Oysa 40 yıl önce bu dereler arıtılarak şehir şebekesine verilmekte ve içme suyu olarak kullanılmaktaydı. Bugün ise yerleşim bölgelerinin kirlettiği atık dereleri hâline gelmiştir.

    Bursa, artık kuraklık tehlikesi yaşayan ve su sıkıntısı çeken şehirler arasındadır. Buna rağmen su kaynakları daha doğduğu yerde kirletilmektedir.

    Yasa değişikliğiyle Uludağ Milli Parkı’nın doğal ve temiz su kaynakları 99 yıllığına su şirketlerine kiralanabilecek ve kontrolsüz biçimde şişelenebilecektir. Bursa su sıkıntısı yaşarken, Uludağ’ın dereleri su şirketlerinin insafına bırakılacaktır.

    Defalarca değiştirilen madencilik yasalarıyla Uludağ Milli Parkı sınırlarına kadar madencilik faaliyetlerine izin verilmiştir. Yeni yasa değişikliğiyle Uludağ Milli Parkı içinde de madencilik ve enerji şirketlerinin faaliyetleri mümkün hâle getirilecektir. İnşa edilebilecek enerji nakil hatları, özellikle yaz aylarında büyük bir yangın riski oluşturacaktır.

    Zaten Uludağ’ın güneyindeki Orhaneli, Büyükorhan, Harmancık ve Keles ilçelerinin ormanları ve doğal alanları mermer, maden cevheri ve taş ocaklarına dönüşmüştür. Madencilik faaliyetleri Uludağ köylerinin tarım alanlarını, meyve bahçelerini, hayvancılığını ve su kaynaklarını bitme noktasına getirmiştir. Vahşi madenciliğin en ağır uygulamaları yıllardır Uludağ’da yaşanmaktadır.

    Yeni yasa değişikliği ile “av ve doğa koruma memuru birimi” adı altında bir yapılanma öngörülmekte; bugüne kadar milli parklarda yasak olan avlanma fiilen meşrulaştırılmaktadır. Yapılacak değişiklikle milli parklarda av ve yaban hayatının korunması, yönetimi ve işletilmesi özel şirketlere devredilebilecektir.

    Son 20 yıl içinde Uludağ Milli Parkı sınırları defalarca değiştirilmiş; en son 2023 yılında çıkarılan Alan Başkanlığı Yasası ile Uludağ Milli Parkı’nın büyük bir bölümü koparılarak Alan Başkanlığı yönetimine, yani turizm sermayesinin kontrolüne bırakılmıştır. Alan Başkanlığı yasa çalışmaları başladığında TMMOB, Bursa Barosu, Tarım Orkam-Sen, Türkiye Ormancılar Derneği ve DOĞADER olarak Bursa ve ülke kamuoyuna bu yasanın karşısında olduğumuzu duyurduk. Uludağ Milli Parkı’nı koruma yetkisinin Orman Bakanlığı ve Milli Park Müdürlüğü’nde kalmasını savunduk. Eylemsel ve hukuksal mücadeleyi başlattık.

    Yasa TBMM’ye geldiğinde muhalefet milletvekilleri tarafından komisyona davet edilerek Uludağ’ın Bursa için önemini anlattık. Ne yazık ki yasayı sunan ve savunan milletvekillerinin Uludağ Milli Parkı’nın öneminin farkında olmadıklarını gördük. Yasa, TBMM’de komisyondan ve Genel Kurul’dan geçirilerek Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmıştır.

    Görülmeyen ya da görülmek istenmeyen en önemli gerçek; Uludağ Milli Parkı’nın canlı ve doğal yaşam yapısıdır. Uludağ, 32 endemik (dünyada başka yerde bulunmayan) bitki türüyle dünyada sayılı dağlar arasındadır.

    Bursa’nın dört milyona yaklaşan nüfusunun, tarımının ve sanayisinin su ihtiyacının yaklaşık %90’ını Uludağ karşılamaktadır. Nilüfer, Doğancı ve Çınarcık Barajları Uludağ’ın zirvelerinden gelen derelerle beslenmektedir.

    Uludağ’ın eteklerindeki kayın ağaçları, toz ve su tutma özellikleri sayesinde şiddetli yağışlarda Bursa’yı sel tehlikesinden korur. Uludağ göknarları ise oksijen deposudur. Bir Uludağ göknarı, yaklaşık 72 kişinin bir günlük oksijen ihtiyacını karşılayabilecek kapasitededir. Uludağ ormanları Bursa’nın kirli havasını temizler.

    Bursa yoğun sanayi ve nüfus baskısı altında hâlâ nefes alabiliyorsa, sellerle boğuşmuyorsa, çeşmelerinden su akıyorsa; bunu Uludağ Milli Parkı’na borçludur.

    Milli Parklar Yasası’ndaki değişiklikler, Uludağ Milli Parkı’nı yok oluşa sürükleyecektir.

    Bursalıya sormadan, Bursa’nın yaşam kaynağı Uludağ Milli Parkı’nı şirketlere peşkeş çekemezsiniz!

    Uludağ Milli Parkı ile Bursa var olur. Uludağ Milli Parkı yoksa Bursa yok olur.

     

    *BURSA BAROSU

    *BURSA KENT KONSEYİ

    *BURSA TABİP ODASI

    *BURSA VETERİNER HEKİMLER ODASI

    *NİLÜFER KENT KONSEYİ

    *TMMOB BURSA İL KOORDİNASYON KURULU

    *TARIM ORKAM-SEN

    *TÜRKİYE ORMANCILAR DERNEĞİ

     

    *DOĞADER

    Devamını Oku

    Işıklar Jandarma Astsubay Meslek Yüksekokulu’nda Narkotik Eğitimi

    Işıklar Jandarma Astsubay Meslek Yüksekokulu’nda Narkotik Eğitimi
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü personeli tarafından, Işıklar Jandarma Astsubay Meslek Yüksekokulu öğrencilerine yönelik bilgilendirme faaliyeti gerçekleştirildi.


    Eğitim kapsamında “Narkotik Suçlarla Mücadele Yöntemleri” ile “Uyuşturucu Madde Bağımlılığı” konularında kapsamlı sunumlar yapıldı. Personel tarafından, uyuşturucu suçlarının önlenmesine yönelik yürütülen çalışmalar, sahada karşılaşılan yöntemler ve mücadele stratejileri hakkında öğrencilere detaylı bilgiler aktarıldı.


    Programda ayrıca uyuşturucu maddelerin birey ve toplum üzerindeki fiziksel, psikolojik ve sosyal etkileri ele alınarak, bağımlılıkla mücadelede erken farkındalığın önemi vurgulandı. Öğrencilerin sorularının da yanıtlandığı etkinlikte, mesleki hayatta karşılaşılabilecek durumlara ilişkin örnek senaryolar üzerinden değerlendirmeler yapıldı.

    Yetkililer, narkotik suçlarla mücadelenin yalnızca güvenlik güçlerinin değil, toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çekerek, bilgilendirme ve farkındalık faaliyetlerinin aralıksız devam edeceğini belirtti.

    Devamını Oku

    Saddam Hüseyin’in Torunuyla Röportaj: “Irak’ın Bağımsızlığı İçin Mücadele Ediyorum”

    Saddam Hüseyin’in Torunuyla Röportaj: “Irak’ın Bağımsızlığı İçin Mücadele Ediyorum”
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Saddam Hüseyin’in torunu, Mesut Uday Saddam Hüseyin ile aile geçmişinden Irak’ın mevcut siyasi krizine kadar uzanan kapsamlı bir röportaj gerçekleştirdik. İşte sorularımız ve verdiği yanıtlar:

    1) Anneniz Sevim Torun’un anlattığına göre, Uday Hüseyin ile evliliği ve sizin doğuşunuz gizli tutulmuş. Bu iddia hakkında ne söylemek istersiniz? Aileniz bu sırrı neden korudu?

    Cevap:
    “Rahmetli annem İran-Irak Savaşı yaşanırken ülkede kalmak istememiş ve Irak’tan ayrılırken bana hamileymiş. Bu sırrı bilen sadece kendisiydi ve beni Türkiye’de dünyaya getirmiş.”

     

    2) Saddam Hüseyin ailesinin diğer üyeleriyle görüşüyor musunuz? Onlarla ilişkiniz nasıl?

    Cevap:
    “Aileden şimdiye kadar kimseyle görüşmedim. Rahmetli annem de görüşmemi istemezdi. Bunun sebebi beni korumak amaçlı anne içgüdüsüydü.”

    3) Saddam Hüseyin’in idamından sonra ailenizin hayatı nasıl değişti? Bu olay sizi kişisel olarak nasıl etkiledi?

    Cevap:
    “Ben hayatıma devam ettim ama annem ağır hastalıklarla mücadele etti. Dedemin şehadetinden sonra karar aldım; Irak’ı kurtarmaya ve halkına geri döndürmeye. O günden bu yana mücadelemi imkânlarım ölçüsünde kararlılıkla sürdürüyorum. Davamdan vazgeçmedim.”

    4) Uday Hüseyin’in medyada ‘zalim’ olarak tasvir edilmesini nasıl yorumluyorsunuz?

    Cevap:
    “Uday Hüseyin hakkında Irak düştükten sonra karalama kampanyası yürütüldü çünkü karşılarında cevap verecek kimse yoktu. Kapalı mekânda ateş ettiği bir video var. Oysa o gün Bağdat’taki Mansur Milya Oteli’nde babamın doğum günü için dostları ve akrabaları vardı. Sıkılan mermiler kuru sıkıydı. Gerçek mermi olsa yaralanmalar olurdu. Ayrıca işgal mahkemelerinde babam hakkında belgeye dayalı bir şikâyet sunulmadı.”

     

    5) Irak Ulusal Reform ve İnşa Cephesi’nin (I.N.F.R.C) Başkan Yardımcısı olarak, örgütün ana hedefleri neler?

    Cevap:
    “Yeni bir ulus inşa etmek için hedef ve programımız şunlar:
    1. Gelecek için net bir vizyon belirlemek.
    2. Yeni bir anayasa ve yasalar oluşturmak.
    3. Etkin bir yönetim sistemi kurmak.
    4. Güçlü ve çeşitlendirilmiş bir ekonomi geliştirmek.
    5. Modern bir eğitim sistemi oluşturmak.
    6. Sağlık hizmetlerini iyileştirmek.
    7. Sağlam bir altyapı inşa etmek.
    8. Yol, köprü, kamu binaları ve evleri yeniden yapmak.
    9. Bölgesel projeler geliştirmek (Türkiye ağırlıklı).”

     

    6) Irak’taki mevcut siyasi krizi ve Nuri el-Maliki’nin adaylığını nasıl değerlendiriyorsunuz?

    Cevap:
    “Mevcut krizin ana nedeni, bağımsız olması gereken Irak’ın Tahran’ın etkisinde olmasıdır. Nuri el-Maliki’nin adaylığı başlıca bir sorundur. Amerika getirdi, şimdi istemiyor. Bu Maliki’nin sorunudur; Irak halkını bağlamaz.”

     

    7) İran’ın Irak üzerindeki etkisi ve Haşdi Şabi hakkında ne düşünüyorsunuz?

    Cevap:
    “Amerika Irak’ı işgal etti ve İran’a alan açtı. Irak İran’ın hegemonyası altına girdi. Haşdi Şabi Irak ekonomisine büyük yüktür ve komşu ülkelere tehdittir.”

     

    8) Kürt grupların ittifakı ve Irak’ın kuzeyindeki özerklik hakkında görüşünüz nedir?

    Cevap:
    “Kürt grupların ittifakı bizi ilgilendirmiyor. Dedem döneminde Kürtlere özerklik hakkı tanındı. Kürtler bizim vatandaşlarımızdır. Mevcut Bağdat hükümetinin Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ne hak ettiği bütçeyi vermemesi kabul edilemez.”

     

    9) Türkiye ile Irak ilişkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

    Cevap:
    “Türkiye-Irak ilişkileri güven sorununa dayalı devam ediyor. Bağdat’taki milis etkisi dengeyi zorlaştırıyor. Türkiye Irak’ın istikrarına katkı sunan bölgesel bir güç olarak yapıcı rol üstlenmelidir.”

     

    10) Gelecekte Irak’ta siyasi rol üstlenmeyi düşünüyor musunuz?

    Cevap:
    “Irak’ta siyasi rol üstlenmem kaçınılmaz görünüyor. Çoklu strateji planlarım doğrultusunda adım adım ilerliyorum.”

     

    11) Saddam Hüseyin’in torunu olmak size avantaj mı yoksa yük mü?

    Cevap:
    “Saddam Hüseyin’in torunu olmak şereftir. Dedemin şanını yürütmekle mükellefim.”

     

    12) Halepçe’de 1988’de yaşanan kimyasal gaz saldırısı hakkında ne düşünüyorsunuz?

    Cevap:
    “Halepçe’de hayatını kaybeden masumlara Allah’tan rahmet diliyorum. O katliamda Irak askerleri de şehit düştü. Sorumlunun İran ordusu olduğunu düşünüyorum.”

     

    13) Türkmenlere yönelik baskı ve asimilasyon iddiaları hakkında ne söylemek istersiniz?

    Cevap:
    “Türkmenlere yönelik katliam ve asimilasyon iddiaları gerçeği yansıtmıyor. Üst düzey emir-komuta kademesinde Türkmenler vardı. İran’a sadık bazı grupların iddiaları tartışmaya açıktır.”

     

    14) 1991 Körfez Savaşı sonrası Güney Irak’taki Şii ayaklanmasının bastırılması hakkında görüşünüz nedir?

    Cevap:
    “Bu ayaklanma İran ve Amerika iş birliğiydi. Irak’ın Şii halkı değil. Irak’ın Şii halkı asil ve kardeş halktır. İran’ın Şiası ile Irak’ın Şiası arasında fark vardır.”

    Mesut Uday Hüseyin, röportaj boyunca dedesi Saddam Hüseyin’in mirasını sahiplenme ve Irak’ı yeniden inşa etme kararlılığını vurguladı. Açıklamaları, Irak’ın karmaşık siyasi geleceğine dair dikkat çekici perspektifler sunuyor.

    Devamını Oku

    Emeklinin Bayram İkramiyesi Beklentisi Karşılıksız Kaldı

    Emeklinin Bayram İkramiyesi Beklentisi Karşılıksız Kaldı
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan yeni kanun teklifi, milyonlarca emekliyi yakından ilgilendiren bir düzenlemeyi de içeriyor. Yüksek enflasyon ve artan hayat pahalılığı karşısında geçim mücadelesi veren emeklilerin bayram ikramiyesi zammı beklentisi, teklif metninde yer almadı.
    Yaklaşık 17 milyon emekli, yaklaşan bayramlar öncesinde ikramiyelere artış yapılmasını umut ediyordu. Özellikle ortalama 20 bin lira seviyesindeki maaşlarla temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan emekliler için bayram ikramiyesi önemli bir destek olarak görülüyor.
    Ancak Meclis’e sunulan düzenlemeye göre emekli bayram ikramiyelerinde herhangi bir artış öngörülmüyor. İkramiyeler mevcut haliyle 4 bin TL olarak ödenmeye devam edecek.
    Artan enflasyon karşısında alım gücü gerileyen emekliler açısından bu karar, beklentilerin bir süre daha ertelendiği şeklinde değerlendiriliyor. Teklifin Meclis sürecinde değişikliğe uğrayıp uğramayacağı ise ilerleyen günlerde netlik kazanacak.

    Kaynak: karar

    Devamını Oku

    Mustafa Bozbey’in yaptığı açıklamayı okuyunca insanın aklına tek bir söz geliyor: “Cambaza bak cambaza!”

    Mustafa Bozbey’in yaptığı açıklamayı okuyunca insanın aklına tek bir söz geliyor: “Cambaza bak cambaza!”
    0

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    Sayın Bozbey, su faturalarındaki artışın sebebini anlatırken topu ilçe belediyelerine ve meclis üyelerine atıyor. “Ben o fiyata razı değildim” diyerek de kendini işin içinden sıyırmaya çalışıyor.

    Peki sormak gerekir:
    Katı atık bedelini meclise getiren kim?

    O tarifeyi uygulamaya koyan kim?
    Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin ve BUSKİ’nin başında kim var?

    Bugün vatandaşın evine gelen 300 lirayı aşan faturanın sorumluluğu ilçe belediyelerine yüklenemez.

    Kararın altına imza atan, uygulayan ve tahsil eden Büyükşehir’dir. Eğer gerçekten razı değildiyseniz, neden o fiyatı geri çektirmediniz?

    Neden alternatif bir düzenleme getirmediniz? Neden vatandaşı rahatlatacak bir indirim paketi sunmadınız?

    Vatandaş 2 metreküp su kullanmış olabilir. Ama gelen faturada “su bedeli” ile “katı atık bedeli” ayrımını yapmaz. Vatandaş cebinden çıkan paraya bakar. Çünkü onun için sonuç önemlidir:

    Ay sonunda bütçesi zorlanıyor mu, zorlanmıyor mu?
    “Ben razı değildim” demek, sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

    Yönetmek; karar almak, arkasında durmak ve bedelini üstlenmektir. Eğer karar yanlışsa, düzeltmek de yöneticinin görevidir.

    Bugün Bursa’da insanlar “Suyu bu kadar mı ödüyoruz?” diye soruyorsa, bunun cevabı teknik açıklamalar değil; yanlış fiyat politikalarıdır.

    Siyaset cambaza bak dedirterek sorumluluktan kaçma sanatı değildir.

    Siyaset, vatandaşın cebini koruma sanatıdır.

    Bursalı hemşehrilerimiz artık bahane değil, çözüm görmek istiyor.

    Orhan Karaduman
    İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanı

    Devamını Oku