03 Mart 2026 Salı
Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü personeli tarafından, Işıklar Jandarma Astsubay Meslek Yüksekokulu öğrencilerine yönelik bilgilendirme faaliyeti gerçekleştirildi.

Eğitim kapsamında “Narkotik Suçlarla Mücadele Yöntemleri” ile “Uyuşturucu Madde Bağımlılığı” konularında kapsamlı sunumlar yapıldı. Personel tarafından, uyuşturucu suçlarının önlenmesine yönelik yürütülen çalışmalar, sahada karşılaşılan yöntemler ve mücadele stratejileri hakkında öğrencilere detaylı bilgiler aktarıldı.

Programda ayrıca uyuşturucu maddelerin birey ve toplum üzerindeki fiziksel, psikolojik ve sosyal etkileri ele alınarak, bağımlılıkla mücadelede erken farkındalığın önemi vurgulandı. Öğrencilerin sorularının da yanıtlandığı etkinlikte, mesleki hayatta karşılaşılabilecek durumlara ilişkin örnek senaryolar üzerinden değerlendirmeler yapıldı.
Yetkililer, narkotik suçlarla mücadelenin yalnızca güvenlik güçlerinin değil, toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çekerek, bilgilendirme ve farkındalık faaliyetlerinin aralıksız devam edeceğini belirtti.
Saddam Hüseyin’in torunu, Mesut Uday Saddam Hüseyin ile aile geçmişinden Irak’ın mevcut siyasi krizine kadar uzanan kapsamlı bir röportaj gerçekleştirdik. İşte sorularımız ve verdiği yanıtlar:

1) Anneniz Sevim Torun’un anlattığına göre, Uday Hüseyin ile evliliği ve sizin doğuşunuz gizli tutulmuş. Bu iddia hakkında ne söylemek istersiniz? Aileniz bu sırrı neden korudu?
Cevap:
“Rahmetli annem İran-Irak Savaşı yaşanırken ülkede kalmak istememiş ve Irak’tan ayrılırken bana hamileymiş. Bu sırrı bilen sadece kendisiydi ve beni Türkiye’de dünyaya getirmiş.”
2) Saddam Hüseyin ailesinin diğer üyeleriyle görüşüyor musunuz? Onlarla ilişkiniz nasıl?
Cevap:
“Aileden şimdiye kadar kimseyle görüşmedim. Rahmetli annem de görüşmemi istemezdi. Bunun sebebi beni korumak amaçlı anne içgüdüsüydü.”

3) Saddam Hüseyin’in idamından sonra ailenizin hayatı nasıl değişti? Bu olay sizi kişisel olarak nasıl etkiledi?
Cevap:
“Ben hayatıma devam ettim ama annem ağır hastalıklarla mücadele etti. Dedemin şehadetinden sonra karar aldım; Irak’ı kurtarmaya ve halkına geri döndürmeye. O günden bu yana mücadelemi imkânlarım ölçüsünde kararlılıkla sürdürüyorum. Davamdan vazgeçmedim.”

4) Uday Hüseyin’in medyada ‘zalim’ olarak tasvir edilmesini nasıl yorumluyorsunuz?
Cevap:
“Uday Hüseyin hakkında Irak düştükten sonra karalama kampanyası yürütüldü çünkü karşılarında cevap verecek kimse yoktu. Kapalı mekânda ateş ettiği bir video var. Oysa o gün Bağdat’taki Mansur Milya Oteli’nde babamın doğum günü için dostları ve akrabaları vardı. Sıkılan mermiler kuru sıkıydı. Gerçek mermi olsa yaralanmalar olurdu. Ayrıca işgal mahkemelerinde babam hakkında belgeye dayalı bir şikâyet sunulmadı.”
5) Irak Ulusal Reform ve İnşa Cephesi’nin (I.N.F.R.C) Başkan Yardımcısı olarak, örgütün ana hedefleri neler?
Cevap:
“Yeni bir ulus inşa etmek için hedef ve programımız şunlar:
1. Gelecek için net bir vizyon belirlemek.
2. Yeni bir anayasa ve yasalar oluşturmak.
3. Etkin bir yönetim sistemi kurmak.
4. Güçlü ve çeşitlendirilmiş bir ekonomi geliştirmek.
5. Modern bir eğitim sistemi oluşturmak.
6. Sağlık hizmetlerini iyileştirmek.
7. Sağlam bir altyapı inşa etmek.
8. Yol, köprü, kamu binaları ve evleri yeniden yapmak.
9. Bölgesel projeler geliştirmek (Türkiye ağırlıklı).”
6) Irak’taki mevcut siyasi krizi ve Nuri el-Maliki’nin adaylığını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Cevap:
“Mevcut krizin ana nedeni, bağımsız olması gereken Irak’ın Tahran’ın etkisinde olmasıdır. Nuri el-Maliki’nin adaylığı başlıca bir sorundur. Amerika getirdi, şimdi istemiyor. Bu Maliki’nin sorunudur; Irak halkını bağlamaz.”
7) İran’ın Irak üzerindeki etkisi ve Haşdi Şabi hakkında ne düşünüyorsunuz?
Cevap:
“Amerika Irak’ı işgal etti ve İran’a alan açtı. Irak İran’ın hegemonyası altına girdi. Haşdi Şabi Irak ekonomisine büyük yüktür ve komşu ülkelere tehdittir.”
8) Kürt grupların ittifakı ve Irak’ın kuzeyindeki özerklik hakkında görüşünüz nedir?
Cevap:
“Kürt grupların ittifakı bizi ilgilendirmiyor. Dedem döneminde Kürtlere özerklik hakkı tanındı. Kürtler bizim vatandaşlarımızdır. Mevcut Bağdat hükümetinin Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ne hak ettiği bütçeyi vermemesi kabul edilemez.”
9) Türkiye ile Irak ilişkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Cevap:
“Türkiye-Irak ilişkileri güven sorununa dayalı devam ediyor. Bağdat’taki milis etkisi dengeyi zorlaştırıyor. Türkiye Irak’ın istikrarına katkı sunan bölgesel bir güç olarak yapıcı rol üstlenmelidir.”
10) Gelecekte Irak’ta siyasi rol üstlenmeyi düşünüyor musunuz?
Cevap:
“Irak’ta siyasi rol üstlenmem kaçınılmaz görünüyor. Çoklu strateji planlarım doğrultusunda adım adım ilerliyorum.”
11) Saddam Hüseyin’in torunu olmak size avantaj mı yoksa yük mü?
Cevap:
“Saddam Hüseyin’in torunu olmak şereftir. Dedemin şanını yürütmekle mükellefim.”
12) Halepçe’de 1988’de yaşanan kimyasal gaz saldırısı hakkında ne düşünüyorsunuz?
Cevap:
“Halepçe’de hayatını kaybeden masumlara Allah’tan rahmet diliyorum. O katliamda Irak askerleri de şehit düştü. Sorumlunun İran ordusu olduğunu düşünüyorum.”
13) Türkmenlere yönelik baskı ve asimilasyon iddiaları hakkında ne söylemek istersiniz?
Cevap:
“Türkmenlere yönelik katliam ve asimilasyon iddiaları gerçeği yansıtmıyor. Üst düzey emir-komuta kademesinde Türkmenler vardı. İran’a sadık bazı grupların iddiaları tartışmaya açıktır.”
14) 1991 Körfez Savaşı sonrası Güney Irak’taki Şii ayaklanmasının bastırılması hakkında görüşünüz nedir?
Cevap:
“Bu ayaklanma İran ve Amerika iş birliğiydi. Irak’ın Şii halkı değil. Irak’ın Şii halkı asil ve kardeş halktır. İran’ın Şiası ile Irak’ın Şiası arasında fark vardır.”
Mesut Uday Hüseyin, röportaj boyunca dedesi Saddam Hüseyin’in mirasını sahiplenme ve Irak’ı yeniden inşa etme kararlılığını vurguladı. Açıklamaları, Irak’ın karmaşık siyasi geleceğine dair dikkat çekici perspektifler sunuyor.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan yeni kanun teklifi, milyonlarca emekliyi yakından ilgilendiren bir düzenlemeyi de içeriyor. Yüksek enflasyon ve artan hayat pahalılığı karşısında geçim mücadelesi veren emeklilerin bayram ikramiyesi zammı beklentisi, teklif metninde yer almadı.
Yaklaşık 17 milyon emekli, yaklaşan bayramlar öncesinde ikramiyelere artış yapılmasını umut ediyordu. Özellikle ortalama 20 bin lira seviyesindeki maaşlarla temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan emekliler için bayram ikramiyesi önemli bir destek olarak görülüyor.
Ancak Meclis’e sunulan düzenlemeye göre emekli bayram ikramiyelerinde herhangi bir artış öngörülmüyor. İkramiyeler mevcut haliyle 4 bin TL olarak ödenmeye devam edecek.
Artan enflasyon karşısında alım gücü gerileyen emekliler açısından bu karar, beklentilerin bir süre daha ertelendiği şeklinde değerlendiriliyor. Teklifin Meclis sürecinde değişikliğe uğrayıp uğramayacağı ise ilerleyen günlerde netlik kazanacak.
Kaynak: karar
Sayın Bozbey, su faturalarındaki artışın sebebini anlatırken topu ilçe belediyelerine ve meclis üyelerine atıyor. “Ben o fiyata razı değildim” diyerek de kendini işin içinden sıyırmaya çalışıyor.
Peki sormak gerekir:
Katı atık bedelini meclise getiren kim?
O tarifeyi uygulamaya koyan kim?
Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin ve BUSKİ’nin başında kim var?
Bugün vatandaşın evine gelen 300 lirayı aşan faturanın sorumluluğu ilçe belediyelerine yüklenemez.
Kararın altına imza atan, uygulayan ve tahsil eden Büyükşehir’dir. Eğer gerçekten razı değildiyseniz, neden o fiyatı geri çektirmediniz?
Neden alternatif bir düzenleme getirmediniz? Neden vatandaşı rahatlatacak bir indirim paketi sunmadınız?
Vatandaş 2 metreküp su kullanmış olabilir. Ama gelen faturada “su bedeli” ile “katı atık bedeli” ayrımını yapmaz. Vatandaş cebinden çıkan paraya bakar. Çünkü onun için sonuç önemlidir:
Ay sonunda bütçesi zorlanıyor mu, zorlanmıyor mu?
“Ben razı değildim” demek, sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
Yönetmek; karar almak, arkasında durmak ve bedelini üstlenmektir. Eğer karar yanlışsa, düzeltmek de yöneticinin görevidir.
Bugün Bursa’da insanlar “Suyu bu kadar mı ödüyoruz?” diye soruyorsa, bunun cevabı teknik açıklamalar değil; yanlış fiyat politikalarıdır.
Siyaset cambaza bak dedirterek sorumluluktan kaçma sanatı değildir.
Siyaset, vatandaşın cebini koruma sanatıdır.
Bursalı hemşehrilerimiz artık bahane değil, çözüm görmek istiyor.
Orhan Karaduman
İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanı