27 Mart 2026 Cuma
Alperen Ocakları Eğitim ve Kültür Dayanışma Vakfı, gençlerin eğitim, kültür ve sosyal dayanışma alanındaki bilinç ve yetkinliğini artırmayı amaçlayan projelerini Bursa özelinde hayata geçiriyor. Vakfın Hukuki İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Avukat Ömer Faruk Alfatlı, gençlerin gelişimine katkı sağlayacak somut projeler ve yıllık eylem planını kamuoyu ile paylaştı.
Alfatlı, Bursa’nın tarihî ve kültürel zenginliğini genç nesillere aktarmanın, toplumsal dayanışmayı güçlendirmenin ve gençlerin sosyal sorumluluk bilincini artırmanın vakfın öncelikli hedefleri arasında olduğunu vurguladı.
Alfatlı, yaptığı açıklamada şunları ifade etti:
“Bursa’da gençlerimizin eğitimden kültüre, sosyal dayanışmadan kültürel mirasın korunmasına kadar kapsamlı bir farkındalık ve gelişim süreci içinde olmasını önemsiyoruz. Bu projeler, gençlerin aktif katılımını sağlayacak bir rehber niteliğindedir. Amacımız, gençleri sadece bilinçlendirmek değil, onları toplumun her alanında etkin bir şekilde söz sahibi kılmaktır.”
Vakıf projeleri, hukuki çerçevede şeffaf ve sürdürülebilir bir şekilde yürütülürken, gençlerin hem kişisel gelişimi hem de Bursa’nın kültürel ve toplumsal değerlerinin güçlenmesine katkı sağlaması hedefleniyor.
Alfatlı, “Gençlerimiz Bursa’nın tarihi dokusunu öğrenirken, toplumsal sorumluluk bilinciyle hareket edecek. Bu sayede hem kendilerini geliştirecek hem de topluma değer katacaklar” dedi.

Alperen Ocakları Eğitim ve Kültür Dayanışma Vakfı, Türkiye genelinde gençlerin eğitim, kültür ve sosyal dayanışma alanlarında örgütlenmesini hedefleyen bir sivil toplum kuruluşudur. Hukuki İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Avukat Ömer Faruk Alfatlı’nın açıklamaları ve vakfın tüzüğünden hareketle kuruluş ilkeleri şunlardır:
Bursa özelinde vakfın hedefleri, özellikle genç nüfusun yoğun olduğu bölgelerde etkin olarak uygulanabilir. Bunlar:
Bursa, Osmanlı tarihinin önemli şehirlerinden biri olarak vakfın kültürel projeleri için doğal bir merkezdir.
Vakfın sosyal yardımlaşma ve dayanışma hedefleri, Bursa’nın ekonomik ve sosyal yapısı göz önüne alındığında daha somut olarak uygulanabilir:
Vakfın hukuki sorumlulukları çerçevesinde Bursa özelinde hedeflenen organizasyon yapısı:
Bursa özelinde Alperen Ocakları Vakfı, gençliğe yönelik eğitim ve kültürel projeler, toplumsal dayanışma ve yerel iş birlikleriyle şehrin sosyal ve kültürel dokusuna katkı sağlamayı hedeflemektedir. Vakfın kuruluş ilkeleri, gençlerin bilinçlendirilmesi, dayanışmanın artırılması ve kültürel mirasın korunması ekseninde şekillenmiştir. Hukuki sorumlulukların titizlikle yürütülmesi, projelerin sürdürülebilirliğini ve şeffaflığını garanti altına alır.
İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı’ndan esnaf ve ekonomi çıkışı…
Gemlik’te saha çalışmaları gerçekleştiren İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı, esnafın yaşadığı ekonomik sorunlara dikkat çekerek kapsamlı bir açıklama yaptı. İlçe Başkanı Orhan Karaduman, esnafın artan mali yükler karşısında ayakta kalmakta zorlandığını belirtti.
Saha ziyaretlerinde esnafın en çok dile getirdiği sorunların başında yüksek vergi yükü, kredi faizlerindeki artış ve genel maliyet baskısının geldiğini ifade eden Karaduman, “Zaten zor şartlarda ayakta kalmaya çalışan esnafımız, son dönemde uygulanan politikalarla adeta nefes alamaz hale gelmiştir” dedi.
Özellikle kredi kullanmış esnafa sonradan uygulanan faiz güncellemelerinin ciddi mağduriyet yarattığını vurgulayan Karaduman, bu durumun ticari güveni sarstığını ve planlama yapmayı zorlaştırdığını belirtti.

Ekonomik sorunların yanı sıra altyapı eksikliklerine de dikkat çeken Karaduman, birçok mahallede sokak aydınlatmalarının yetersiz olduğunu ifade etti. Bu durumun hem güvenliği riske attığını hem de esnafın iş yapma saatlerini olumsuz etkilediğini belirterek, “Güvenliğin olmadığı yerde ticaret de huzur da olmaz” dedi.
İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı, yetkililere şu başlıklarda çağrıda bulundu:
Karaduman, “Esnaf bu şehrin bel kemiğidir. Esnaf ayakta kalırsa Gemlik ayakta kalır” ifadelerini kullandı.

Açıklamasında siyasi değerlendirmelere de yer veren Karaduman, saha çalışmalarında vatandaşların değişim talebini açık şekilde dile getirdiğini söyledi. Ekonomik koşulların ağırlaştığını belirten vatandaşların mevcut yönetimi yetersiz bulduğunu ifade eden Karaduman, bu talebin sandıkta karşılık bulacağını dile getirdi.
“Artık günü kurtaran değil, geleceği inşa eden bir anlayışa ihtiyaç var” diyen Karaduman, Türkiye genelinde daha adil ve şeffaf bir yönetim beklentisinin arttığını savundu.
İYİ Parti olarak bu sürecin sorumluluğunu taşıdıklarını belirten Karaduman, değişimin kaçınılmaz olduğunu ifade ederek, “Milletimizin iradesiyle sandıkta başlayacak değişimin güçlü bir parçası olmaya hazırız” dedi.
İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı, esnafın sorunlarını gündemde tutmaya ve çözüm önerilerini takip etmeye devam edeceklerini vurguladı.
Mudanya’daki acı olay sonrası İYİ Parti’den çağrı…
Mudanya sahilinde yaşanan ve 3,5 yaşındaki Serhat Aydoğdu’nun hayatını kaybettiği elim kaza, kamuoyunda derin üzüntüye neden oldu. Yaşanan olayın ardından İYİ Parti Mudanya İlçe Başkanı Ersin Erdönmez, hem başsağlığı hem de çözüm odaklı mesajlar içeren kapsamlı bir açıklama yaptı.
Kazanın ardından partililerle birlikte ailenin yanında olduklarını belirten Erdönmez, yaşanan acının tüm toplumun ortak acısı olduğunu vurguladı. Erdönmez, “Minik Serhat evladımızı sonsuzluğa uğurlarken ailesinin yaşadığı tarifsiz acıyı yüreğimizde hissettik. Bu tür durumlarda siyasi ayrımları bir kenara bırakarak, bir insan olarak acıyı paylaşmak en temel sorumluluğumuzdur” ifadelerini kullandı.
Erdönmez, Mustafa Bozbey’in aileye telefonla başsağlığı dilemesinin yeterli olmadığını belirterek, böylesi acı bir olayda yerinde ziyaretin daha anlamlı olacağını dile getirdi. “Mudanya ile Bursa arası kısa bir mesafe. Böyle bir durumda ailenin yanında fiziken bulunmak, acıyı paylaşmanın en güçlü ifadesidir” dedi.
Ayrıca, ailenin sosyal ve ekonomik durumunun yerinde incelenerek gerekli desteklerin sağlanmasının da önemli bir sorumluluk olduğunu ifade etti.
İYİ Parti Bursa İl Başkanlığı ile koordineli hareket ettiklerini belirten Erdönmez, konunun belediye meclisinde gündeme taşınacağını açıkladı. Hazırlanan önergenin amacının “hesap sormak değil, çözüm üretmek” olduğunu vurgulayan Erdönmez, şu adımların atılmasını talep edeceklerini belirtti:
Açıklamasının sonunda birlik ve sağduyu çağrısı yapan Erdönmez, yaşanan acının tekrar etmemesi için tüm kurumların ortak hareket etmesi gerektiğini belirtti. “Bizim tek amacımız, başka ailelerin aynı acıyı yaşamamasıdır. Bu sorunu birlikte, yapıcı bir anlayışla çözmeliyiz” dedi.
Yaşanan trajedi sonrası Bursa genelinde sahil güvenliği ve denetim konuları yeniden tartışılmaya başlanırken, kamuoyunun gözü alınacak önlemlere çevrildi.
Erkan İsa Şen, Bursa’da bağımsız sinema üretiminin giderek azalmasına dikkat çekerek, amatör ruhun yeniden canlandırılması gerektiğini söyledi. Bursa’nın ilk amatör internet dizisi olarak bilinen Altı Evliya Üstü Eşkiya Olmasın projesinin yapımcılarından olan Şen, “Bu şehirde sinema izleyen çok ama üreten az. Amatör hareketliliğin geri gelmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Bursa’da 2019 yılında çekimlerine başlanan söz konusu proje, yerel basında geniş yankı uyandırmış ve tamamen amatör bir ekip tarafından hayata geçirilmesiyle öne çıkmıştı. YouTube üzerinden yayınlanan dizi; mahalle yaşamı, gençlik, suç ve özellikle uyuşturucu ile mücadele gibi toplumsal konuları ele alarak dikkat çekmişti.
Projeye ilişkin konuşan Şen, o dönemde ciddi imkânsızlıklarla yola çıktıklarını belirterek, “Ne doğru düzgün ekipmanımız ne de bütçemiz vardı. Emanet ekipmanlarla, amatör oyuncularla ve tamamen gönüllü bir ekiple bu projeyi gerçekleştirdik. Amacımız sadece bir dizi çekmek değil, topluma bir mesaj verebilmekti” dedi.
Projenin büyük prodüksiyonlarla kıyaslanmaması gerektiğini vurgulayan Şen, bunun tamamen bağımsız bir sinema ve internet dizisi denemesi olduğunu ifade etti. Sponsoru olmayan, düşük bütçeli ve gönüllülük esasına dayanan yapımın, Bursa’da sinema üretimi açısından önemli bir örnek teşkil ettiğini söyledi.
Ancak aradan geçen yıllara rağmen benzer projelerin devamının gelmemesini eleştiren Şen, “Bugün ‘neden artık amatör diziler çekilmiyor?’ sorusunu sormamız gerekiyor” diye konuştu.
Günümüzde dijital alışkanlıkların değiştiğine dikkat çeken Şen, özellikle kısa video içeriklerinin yaygınlaşmasının uzun soluklu projeleri olumsuz etkilediğini belirtti. “Eskiden insanlar YouTube dizisi yapmaya çalışıyordu, şimdi ise herkes kısa videolara yöneldi. Sinema sabır ister; senaryo, çekim, kurgu aylar sürer. Ama kısa video bir günde hazırlanabiliyor. Bu da uzun projelere ilgiyi azaltıyor” dedi.

Bağımsız sinema üretiminin önündeki en büyük engellerden birinin ekip sürekliliği olduğunu vurgulayan Şen, amatör projelerde yer alan kişilerin zamanla iş ve yaşam koşulları nedeniyle ekipten ayrıldığını ifade etti. Sinemanın ekip işi olduğunu hatırlatan Şen, kamera, ses, oyunculuk ve kurgu gibi alanlarda istikrarlı bir yapı kurmanın zorlaştığını söyledi.
Finansal yetersizliklerin amatör projelerin önünü tıkadığını belirten Şen, teknik ekipman bulunabilse bile ulaşım, yemek, mekân ve kurgu gibi giderlerin ciddi maliyet oluşturduğunu dile getirdi. Sponsoru olmayan projelerin çoğu zaman yarım kaldığını ifade etti.
Bursa’nın tarihi ve doğal zenginlikleriyle sinema için büyük bir potansiyel taşıdığını belirten Şen, bu potansiyelin yeterince değerlendirilmediğini söyledi. Belediyelerin ve yerel kurumların amatör film yapımcılarına destek vermesi gerektiğini vurguladı.
Şen, amatör projelerin önemine dikkat çekerek, büyük bütçeler olmadan da etkili hikâyeler anlatılabileceğini ifade etti. “Bir şehirde sinema varsa, o şehir sadece binalardan oluşmaz; hikâyelerden oluşur” diyen Şen, amatör ruhun yeniden canlandırılmasının Türk sinemasının geleceği açısından kritik olduğunu belirtti.
Açıklamasında dikkat çeken bir diğer unsur ise gençlerin üretim yerine tüketim odaklı hale gelmesine yönelik eleştiriler oldu. Şen, cesaret eksikliği ve güvensizlik ortamının da üretimi olumsuz etkilediğini ifade ederek, “Bazen harekete geçmek için o ‘amatör cesarete’ ihtiyaç var” dedi.

Şen’in değerlendirmeleri, yerelde sinema üretiminin yeniden canlandırılması için amatör girişimlerin desteklenmesi gerektiğini bir kez daha gündeme taşırken, Bursa özelinde başlayan tartışmanın Türkiye genelinde bağımsız sinemanın geleceğine dair önemli ipuçları verdiği yorumlarına yol açtı.