DOLAR 49,57050,07%
EURO 55,70980,24%
ALTIN 6.588,84-0,11
BITCOIN 40890900.77222%
Bursa
16°

PARÇALI BULUTLU

SABAHA KALAN SÜRE

Bursa’da inşaatın yeni gözdesi Yıldırım ve Demirtaş oldu! Nilüfer eski cazibesini kaybediyor
  • Güncel Haber 16
  • EKONOMİ
  • Bursa’da inşaatın yeni gözdesi Yıldırım ve Demirtaş oldu! Nilüfer eski cazibesini kaybediyor

Bursa’da inşaatın yeni gözdesi Yıldırım ve Demirtaş oldu! Nilüfer eski cazibesini kaybediyor

ABONE OL
20 Ekim 2026 14:24
Bursa’da inşaatın yeni gözdesi Yıldırım ve Demirtaş oldu! Nilüfer eski cazibesini kaybediyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bursa’da uzun yıllar inşaat sektörünün merkezi olarak görülen Nilüfer’de arsa fiyatlarının yükselmesi ve yeni yapılaşma alanlarının daralması, müteahhitlerin rotasını Yıldırım ve Demirtaş’a çevirdi. Emlak ve Gayrimenkul Uzmanı Harun Tavlı, özellikle kentsel dönüşüm ihtiyacının yoğun olduğu Yıldırım’da yeni konut talebinin arttığına dikkat çekti. Bursa’da deprem riskine karşı dönüşümün hızlandırılması beklenirken, kent için 3 milyon liraya kadar kredi ve aylık yüzde 0,69 faiz oranı içeren özel bir finansman modeli üzerinde çalışıldığı da öne sürüldü.

Bursa’da inşaat sektörünün yıllardır en hareketli bölgelerinden biri olan Nilüfer’de dengeler değişiyor. Bir dönem yeni konut projeleri, yükselen binaları ve genişleyen yerleşim alanlarıyla sektörün gözdesi olan Nilüfer, artan arsa maliyetleri ve yapılaşmaya uygun alanların azalması nedeniyle eski cazibesini kaybetmeye başladı. Sektördeki bu değişimle birlikte Yıldırım ve Demirtaş, müteahhitlerin yeni yatırım adresleri arasında öne çıkıyor.

Bursa’nın gelişim sürecini ve gayrimenkul piyasasını yakından takip eden Emlak ve Gayrimenkul Uzmanı Harun Tavlı’nın değerlendirmeleri, inşaat sektöründe yeni bir dönemin işaretlerini ortaya koyuyor. Tavlı’ya göre Nilüfer’de maliyetlerin yükselmesi, buna karşılık Yıldırım’da kentsel dönüşüm ihtiyacının ve yeni konut talebinin artması, yatırım tercihlerini doğrudan etkiliyor.

NİLÜFER’İN HIZLI BÜYÜMESİ YENİ SORUNLARI DA BERABERİNDE GETİRDİ

1980’li yılların ortalarında kooperatifler aracılığıyla “Yeni Bursa” anlayışıyla planlanan Nilüfer, yıllar içerisinde kentin en hızlı gelişen ilçelerinden biri hâline geldi. Bursa’nın merkez mahallelerinde yaşayanların daha yeni konutlarda yaşama isteği de bu gelişimi hızlandırdı. Konut projeleri peş peşe yükselirken Nilüfer, uzun yıllar boyunca inşaat faaliyetlerinin yoğunlaştığı bir bölge olarak öne çıktı.

Ancak hızlı büyüme, planlı kentleşme hedefleri açısından çeşitli tartışmaları da beraberinde getirdi. Yeni yerleşim alanlarının açılması, artan nüfus ve yoğun yapılaşma, ilçenin gelişim sürecini sürekli gündemde tuttu. Zaman içerisinde yerleşim alanları Uluabat Gölü çevresine kadar uzanırken imar planlaması, altyapı ve kentleşmenin geleceği de tartışılan başlıklar arasında yer aldı.

Bugün ise Nilüfer’deki değişim yalnızca kentleşme tartışmalarıyla sınırlı değil. İlçede yükselen arsa fiyatları ve yeni projeler için uygun alanların azalması, inşaat sektörünün ekonomik dengelerini de değiştiriyor.

“NİLÜFER ARTIK ESKİ CAZİBESİNİ TAŞIMIYOR”

Harun Tavlı ile yaptığı değerlendirmede Nilüfer’in inşaat sektörü açısından hâlâ cazip bir bölge olup olmadığını soranların aldığı yanıt oldukça dikkat çekici.

Tavlı, “Nilüfer artık müteahhitler için inşaatta eski cazibesini taşımıyor. Müteahhitlerin yeni gözdesi Yıldırım ve Demirtaş oldu” değerlendirmesinde bulundu.

Bu değişimin en önemli nedenlerinden birinin arsa maliyetleri olduğunu belirten Tavlı, Nilüfer’de son yıllarda fiyatların ciddi biçimde yükseldiğine ve yeni yapılaşmaya uygun arsa seçeneklerinin giderek azaldığına işaret etti.

Arsa maliyetlerinin yükselmesi, doğrudan konut üretim maliyetlerine yansıyor. Müteahhitler açısından arsa alımından inşaatın tamamlanmasına kadar uzanan süreçte maliyetlerin artması, yeni yatırım kararlarını da etkiliyor. Üretim maliyetinin yükselmesi ise konut satış fiyatlarını artırarak alıcıların konuta erişimini zorlaştırabiliyor.

Bu nedenle sektör temsilcileri, yalnızca mevcut yapılaşmanın yoğun olduğu bölgelere değil, dönüşüm potansiyeli bulunan ve daha farklı maliyet koşulları sunan alanlara da yöneliyor.

YILDIRIM’DA KENTSEL DÖNÜŞÜM HAREKETLİLİĞİ

Nilüfer’de arsa maliyetleri yükselirken Yıldırım’da kentsel dönüşüm çalışmaları ve yenilenmesi gereken yapı stoku, inşaat sektörü açısından yeni fırsatlar oluşturuyor.

Harun Tavlı, Yıldırım’da bu dönemde arsa sorunlarının çözümüne yönelik gelişmeler yaşandığını, belediyenin kentsel dönüşüm çalışmaları ve dönüşüm alanlarının arttığını belirtti. Vatandaşların da dönüşüm fikrine daha olumlu yaklaştığını ve güvenli konut talebinin güçlendiğini ifade etti.

Yıldırım’ın mevcut yapı stokunun önemli bir bölümünün eski olması, ilçedeki dönüşüm ihtiyacını daha da belirgin hâle getiriyor. Yeni konut beklentisi, eski binaların yenilenmesi ve daha güvenli yapılarda yaşama isteği, bölgeye yönelik ilgiyi artırıyor.

Tavlı’nın değerlendirmesine göre bu durum, müteahhitlerin yatırım tercihlerini de değiştiriyor. Yeni yapılaşma alanları arayan sektör temsilcileri için Yıldırım, yalnızca konut üretilebilecek bir bölge değil, aynı zamanda kentsel dönüşümün önemli bir parçası olarak görülüyor.

Ancak dönüşümün başarıya ulaşabilmesi için yalnızca müteahhitlerin ilgisinin artması yeterli değil. Planlama süreçlerinin sağlıklı yürütülmesi, hak sahipleriyle uzlaşma sağlanması, altyapının güçlendirilmesi ve vatandaşların ekonomik koşullarının dikkate alınması da büyük önem taşıyor.

DEMİRTAŞ’TA DA İNŞAAT YOĞUNLUĞU ARTIYOR

Yıldırım’la birlikte Demirtaş da Bursa’daki inşaat hareketliliğinin öne çıkan bölgeleri arasında gösteriliyor.

Harun Tavlı, Demirtaş’ta da inşaat yoğunluğunun arttığını belirterek Bursa’da sektörün yeni cazibe merkezlerinin Yıldırım ve Demirtaş olduğunu ifade etti.

Bölgelerdeki arsa ve konut maliyetleri, yeni yapılaşma imkânları ve konut talebi, yatırım kararlarında belirleyici unsurlar arasında yer alıyor. Nilüfer’de yüksek arsa maliyetleri nedeniyle daha pahalıya mal olabilen konutların, diğer bölgelerde farklı maliyetlerle üretilebilmesi de sektörün yön değiştirmesinde etkili oluyor.

Bununla birlikte, bir bölgede inşaat faaliyetlerinin artması tek başına o bölgenin daha yaşanabilir hâle geldiği anlamına gelmiyor. Yeni konut projelerinin ulaşım, sosyal donatı alanları, altyapı ve çevre düzenlemeleriyle birlikte planlanması gerekiyor. Özellikle nüfus yoğunluğunun artacağı alanlarda bu ihtiyaçların önceden değerlendirilmesi, gelecekte yaşanabilecek sorunların önüne geçilmesi açısından önem taşıyor.

“YERİNDE DÖNÜŞÜM BİRİNCİ ÖNCELİK OLMALI”

Harun Tavlı, Yıldırım ve Demirtaş’ı inşaat sektörü açısından avantajlı kılan unsurları değerlendirirken eski yapıların fazlalığına, artan konut talebine ve arsa maliyetlerine dikkat çekti.

Tavlı, Yıldırım’da yapıların önemli bölümünün eski olması nedeniyle yeni konut talebinin arttığını, arsa maliyetlerinin bazı bölgelere göre daha düşük olmasının da konut üretiminde avantaj sağlayabildiğini belirtti. Bu koşulların, Nilüfer’e kıyasla daha düşük maliyetli konut üretimini mümkün kılabildiğini ifade etti.

Tavlı’nın üzerinde durduğu en önemli konu ise kentsel dönüşümün nasıl yapılması gerektiği oldu.

“Yerinde dönüşüm şehrimiz için birinci öncelik olmalı” diyen Tavlı, dönüşüm çalışmalarında mevcut mahallelerin korunmasının ve vatandaşların yaşadıkları bölgelerde güvenli konutlara kavuşmasının önemine dikkat çekti.

Yerinde dönüşüm, özellikle uzun yıllardır aynı mahallede yaşayan vatandaşların sosyal çevrelerinden kopmadan daha güvenli binalarda yaşamasına imkân sağlayabilecek bir yaklaşım olarak öne çıkıyor. Ancak bu modelin uygulanabilmesi için hak sahiplerinin uzlaşması, projelerin finansmanının sağlanması ve yeni konutların vatandaşların ödeme gücüne uygun olması gerekiyor.

Bursa gibi deprem riski bulunan bir kentte kentsel dönüşümün yalnızca yeni inşaat yatırımları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiği de vurgulanıyor. Asıl hedefin, riskli yapıların yenilenmesi ve kent genelinde daha güvenli yaşam alanlarının oluşturulması olması gerekiyor.

BURSA İÇİN “YARISI BİZDEN” BEKLENTİSİ

Kentsel dönüşümün önündeki en önemli engellerden biri, vatandaşların karşı karşıya kaldığı finansman sorunu. Pek çok kişi yaşadığı binanın yenilenmesini istese de inşaat maliyetleri ve yeni konut edinme giderleri nedeniyle dönüşüm sürecine katılmakta zorlanıyor.

İstanbul’da kentsel dönüşümü teşvik etmek amacıyla uygulanan “Yarısı Bizden” desteğine benzer bir modelin Bursa’da da hayata geçirilmesi yönünde beklenti bulunuyor. Bursa’nın deprem riski ve mevcut yapı stokunun yenilenme ihtiyacı dikkate alındığında, kentte dönüşümü kolaylaştıracak finansman modelleri önem kazanıyor.

Bursa için özel bir finansman modeli üzerinde çalışıldığı yönündeki bilgilerin ardından, yeni bir destek paketine ilişkin beklentiler de gündeme geldi.

Edinilen bilgilere göre, Bursa’da kentsel dönüşüm projelerini teşvik etmek amacıyla 3 milyon liraya kadar kredi verilmesi seçeneği değerlendiriliyor. Söz konusu modelde ilk yıl ödemesiz dönem, 180 aya kadar geri ödeme süresi ve aylık yüzde 0,69 faiz oranı üzerinde durulduğu belirtiliyor.

Ancak bu rakamların ve koşulların henüz kesinleşmediği, dolayısıyla resmî açıklama yapılmadan kesinleşmiş bir destek paketi olarak değerlendirilmemesi gerektiği ifade ediliyor.

Böyle bir modelin hayata geçirilmesi durumunda, özellikle binalarını yenilemek isteyen ancak finansman sıkıntısı yaşayan vatandaşlar için önemli bir kolaylık sağlanabilir. Uzun vadeli ve uygun koşullu kredi imkânı, dönüşüm projelerinin önündeki ekonomik engellerin azaltılmasına katkıda bulunabilir.

Bununla birlikte kredinin kimleri kapsayacağı, hangi şartlarda kullandırılacağı, faiz oranının sabit olup olmayacağı ve uygulamanın hangi projelerde geçerli olacağı gibi ayrıntıların netleşmesi gerekiyor.

BURSA’NIN ÖNCELİĞİ GÜVENLİ VE ULAŞILABİLİR KONUT OLMALI

Bursa’da inşaat sektörünün Nilüfer’den Yıldırım ve Demirtaş’a yönelmesi, gayrimenkul piyasasındaki değişimin önemli göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor. Artan arsa maliyetleri, yeni yapılaşma alanlarının azalması ve kentsel dönüşüm ihtiyacı, müteahhitlerin yatırım kararlarını yeniden şekillendiriyor.

Ancak sektörün yeni yatırım bölgeleri belirlemesi kadar, bu yatırımların kentin geleceğine nasıl katkı sağlayacağı da önem taşıyor.

Bursa’nın deprem gerçeği göz önüne alındığında, eski yapıların yenilenmesi, dönüşüm projelerinin hızlandırılması ve vatandaşların ekonomik açıdan desteklenmesi öncelikli konular arasında bulunuyor. Yeni projelerin de altyapı, ulaşım, yeşil alan ve sosyal donatı ihtiyaçlarıyla birlikte ele alınması gerekiyor.

Nilüfer’de başlayan hızlı yapılaşmanın ortaya çıkardığı deneyimler, Bursa’nın diğer bölgelerinde yapılacak planlamalar açısından da önemli dersler barındırıyor.

İnşaat sektörünün yeni rotası Yıldırım ve Demirtaş olabilir. Ancak Bursa için asıl başarı, yalnızca daha fazla konut inşa etmek değil; deprem güvenliği sağlanmış, vatandaşların ulaşabileceği fiyatlarla üretilen ve planlı gelişen bir kent ortaya koymak olacak.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP