Araştırmacı yazar Ekrem Hayri Peker, 19. yüzyılın en büyük insani felaketlerinden biri olarak kabul edilen Çerkes sürgününü konu alan çalışmasında, Adığelerin anavatanları Kafkasyadan koparılış sürecini tarihsel, siyasi ve insani boyutlarıyla ele aldı. Peker, 1864 yılında Rus Çarlığı tarafından gerçekleştirilen sürgünü, “bilinçli şekilde yürütülen ilk büyük ölçekli soykırımlardan biri” olarak nitelendiriyor.
Peker’in çalışmasına göre Adığeler, yüzyıllar boyunca hem Rus yayılmacılığıyla hem de Karadeniz hattında süregelen köle ticaretiyle ağır darbeler aldı. Özellikle Osmanlı ve bölgesel güçlerin etkisiyle şekillenen bu ticaretin, Adığe nüfusunu ciddi şekilde zayıflattığı vurgulanıyor.
Kafkas-Rus savaşları boyunca süren direnişin ardından 1864’te yaşanan büyük kırılma, sadece askeri bir yenilgi değil; aynı zamanda bir halkın köklerinden koparılması anlamına geldi.
Peker, Osmanlı topraklarına doğru yola çıkan Çerkes nüfusunun trajedisine dikkat çekiyor. Araştırmaya göre:
Bu veriler, sürgünün yalnızca zorunlu göç değil, aynı zamanda kitlesel ölümlerle sonuçlanan bir insani felaket olduğunu ortaya koyuyor.
Peker, çalışmasında dönemin büyük güçlerinin politikalarını da eleştiriyor. Özellikle Birleşik Krallık ve Osmanlı Devletinin izlediği politikaların, Adığelerin yaşadığı trajediyi derinleştirdiğini savunuyor. Bu devletlerin stratejik çıkarları doğrultusunda hareket etmelerinin, sürgün edilen nüfusun korunmasını ikinci plana ittiği ifade ediliyor.
Çerkes sürgünü, akademik ve siyasi çevrelerde uzun süredir “soykırım” kavramı çerçevesinde tartışılıyor. Peker de çalışmasında bu görüşü destekleyen örneklere yer veriyor. Özellikle:
Peker’in dikkat çektiği bir diğer nokta ise sürgünün uzun vadeli jeopolitik etkileri. Çerkeslerin yurtlarından sürülmesinden yalnızca 14 yıl sonra Rus ordularının Balkanlar’ı aşarak İstanbul Yeşilköy’e kadar ilerlediği, doğuda ise Anadolu içlerine ulaştığı hatırlatılıyor. Yaklaşık 60 yıl sonra ise Osmanlı İmparatorluğu’nun tarihe karıştığına dikkat çekiliyor.
Peker’e göre bu süreçte yok olan yalnızca bir nüfus değil, binlerce yıllık bir kültürel miras oldu. Antik Çağ’dan itibaren geniş bir coğrafyada iz bırakan Kafkas kökenli halkların:
uzanan geniş bir etki alanına sahip olduğu belirtiliyor.
Günümüzde ise bu kültürün, İsrail, Suriye, Ürdün, Anadolu ve Kafkasya’da varlığını sınırlı ölçüde sürdürdüğü ifade ediliyor.

Ekrem Hayri Peker’in bu kapsamlı çalışması, Çerkes sürgününü farklı bir bakış açısıyla ele alarak hem tarihsel hafızaya katkı sunmayı hem de bu büyük trajedinin daha geniş kitlelerce anlaşılmasını amaçlıyor. Eserin, yayınevleri ve dijital platformlar üzerinden temin edilebildiği belirtiliyor.
Bu çalışma, yalnızca geçmişte yaşanan bir felaketi anlatmakla kalmayıp, aynı zamanda günümüz dünyasında zorunlu göç, kimlik ve kültürel varoluş tartışmalarına da ışık tutuyor.
GÜNDEM
08 Nisan 2026GÜNDEM
08 Nisan 2026GÜNDEM
08 Nisan 2026GÜNDEM
08 Nisan 2026GÜNDEM
08 Nisan 2026GÜNDEM
08 Nisan 2026GÜNDEM
08 Nisan 2026
1
Amazon örümceklerinin esrarengiz dünyalarına gitmeye hazır olun.
2392 kez okundu
2
Norveç’i ziyaret etmeniz için gereken 25 sebep
1808 kez okundu
4
Kredi Kartı Limitleri Yeniden Düzenleniyor
1648 kez okundu
5
Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz “2026 Değerlendirme Toplantısı” düzenledi
1613 kez okundu