Sevgili okurlarım,
Bu hafta sizlere, çıraklık mağduru bir takipçimden aldığım mektubu paylaşmak istiyorum. Bu mektup, ülkemizde çocuk yaşta iş hayatına atılan ve bugünlere geldiğinde emeğinin karşılığını alamayan gençlerin sessiz çığlığıdır.
“İlkokulu bitirir bitirmez, henüz 11-12 yaşlarındaydık. Sanayide en ağır işleri yapıyorduk. Devletin memurları sanayiye gelip bizi topladı, ‘Sizi çıraklık eğitim merkezine yazdırıp sigortalı yapacağız,’ dediler. O an içimizde bir umut doğdu. Haftada bir gün yarım gün okul, geri kalan beş buçuk gün ise gece saat 10-11’lere kadar iş. Dört sene kalfalık, iki sene ustalık, iki sene de usta eğitici olarak toplamda sekiz yıl geçirdik. Bu sekiz yıl boyunca ne bir tam yaz tatili ne de 15 tatil gördük.
Bize ‘öğrenci’ dediler, ama verdikleri belgelerde ne lise mezunu ne de memur olabileceğimiz yazılıydı. Sadece kalfalık ve ustalık belgeleri verdiler. Üniversiteye veya memurluk sınavına girebilmemiz için hiçbir yol açmadılar. O 12 yaşındaki çırakların özlük hakları ellerinden alındı. Devletimize güvenmiş, ancak kandırılmıştık.”
Bu satırlar, bir çocuğun hayallerinin nasıl ellerinden alındığının en acı göstergesidir. Çocuk yaşta sanayinin tozunu yutan, elleri nasırlı, gözleri umut dolu bu çocuklar, devlete güvenmişlerdi. Ama ne yazık ki, bu güven boşa çıktı.
Çıraklık eğitim merkezlerinde çalışarak geçen yıllar, hayatlarının en güzel dönemlerinden çalınan yıllar oldu. Çocukluğunu yaşamadan, oyun oynamadan, eğitim haklarından mahrum bırakılarak büyüyen bu çocuklar, şimdi yetişkin bireyler olarak haklarını arıyorlar. Ancak bu hak arayışı, onların çocukluklarında yaşadıkları kayıpları telafi edebilir mi?
Bu yazıyı okurken, sizden bir an için durup düşünmenizi istiyorum. Çocukluğunda oyun oynaması, okula gitmesi, hayaller kurması gereken bir çocuğun, sanayinin zorlu koşullarında nasıl bir hayat sürdüğünü hayal edin. Emeğinin karşılığını alamayan, hayalleri çalınan bu çocuklar için adalet istemek hepimizin görevi.
Devlete güvenen ve kandırılan bu çocukların sesi olmalıyız. Onların hakkını savunmak, geleceğe umutla bakmalarını sağlamak bizim elimizde. Bu mağduriyetin son bulması için hep birlikte mücadele etmeliyiz. Ne olacak bu çırakların hali?
Sevgilerimle,
Tarık şeker
GÜNDEM
29 Ocak 2026GÜNDEM
29 Ocak 2026GÜNDEM
29 Ocak 2026GÜNDEM
29 Ocak 2026GÜNDEM
29 Ocak 2026GÜNDEM
29 Ocak 2026GÜNDEM
29 Ocak 2026
1
Hayatın Küçük Mucizeleri
1122 kez okundu
2
Ey Türk Milleti bu ülkenin askeri yollara düştü haberiniz var mı ?
827 kez okundu
3
İşçi Haklarının Korunması: Acil Bir Gereklilik
814 kez okundu
4
Emekli Olduk Diye Ölecek Miyiz?
729 kez okundu
5
İNSANI DİĞER VARLIKLARDAN AYIRAN ÖZELLİKLER
584 kez okundu